KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/3606 E., 2020/4258 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan ...’ün verdiği vekaletname ile toplam 80/384 oranında paydaşı olduğu 188, 193, 234, 881 ve 1279 parsel sayılı taşınmazları okul, cami, park ve çocuk bahçesi yapılmak üzere Çakmaklı Köy tüzel kişiliğine bağışladığını,
ancak davalının bağış koşulunu yerine getirmediği gibi imar düzenlemesi ile oluşan 203 ada 6 ve 19 parsel sayılı taşınmaz dışındaki 4 adet imar parselini 3. kişilere satış suretiyle temlik ettiğini başka paydaşların davalı aleyhine açmış oldukları dava neticesinde şartın yerine getirilmediğini öğrendiklerini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 203 ada 6 ve 19 nolu imar parselinin miras payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline;
üçüncü kişilere temlik edilen 201 ada 1, 212 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, toplam satış bedeli olan 5.088.000,00 TL den paylarına isabet eden 1.060.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğu gibi şuyulandırma işleminin ayakta olduğunu ve kamu yararı gözetilerek mevzuata uygun işlem tesis edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bağış koşulunun yerine getirilmediği ancak taşınmazların 3. kişilere satılması nedeniyle şartın yerine gelme imkanının da bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteğinin kabulü ile 1.060.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karar Dairece, "…Somut olayda, davacıların miras bırakanının ölüm tarihi ve bağışlama tarihi nazara alındığında uygulanacak hüküm Borçlar Kanunu'nun 246. maddesidir.
Buna göre mirasbırakanın sağlığında kullanmadığı bağıştan rücu hakkının mirasçılarına geçmesi söz konusu değildir. Hâl böyle olunca, davanın mirascıların dava açma haklarının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. ” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3606, K. 2020/4258, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama