İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3954 K.2020/5882

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik…

Esas2019/3954Karar2020/5882Tarih11 Kasım 2020Okuma5 dk · 928 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2019/3954 E., 2020/5882 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

928 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl davada davacı ..., mirasbırakan anneleri ...’nın, 1210, 2938, 6116, 6479, 6906, 7125, 8278, 8743, 9285, 331 ve 484 parsel sayılı taşınmazlardaki ¼ payını davalı ...’ye, mirasbırakan babaları ...’nın ise maliki olduğu 1858 ada 12 parsel sayılı taşınmazı 1/2’şer payla davalılar ... ve ...’e mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada davacı ..., aynı hukuki sebeplerle aynı taşınmazlarla birlikte mirasbırakan ... tarafından davalılara devredilen 9414 parsel sayılı taşınmaz yönünden de miras payı oranında iptal- tescile karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., mirasbırakanların tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını, annelerinin paraya ihtiyacı olduğu için taşınmazları sattığını ve bedelini ödeyerek satın aldığını, satış işleminin gerçek olduğunu, her iki davalı 12 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle babaları tarafından devredildiğini ve babalarına baktıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davalı yanın temyizi üzerine, Dairece, “Somut olgular ve toplanan delillerden; temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine. Ancak; dava konusu 1858 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları getirilmeden mirasbırakan

tarafından yapılan temlik belirlenmeden karar verilmiştir. Öte yandan çekişme konusu 9285 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakan ...’nin ½ payının mirasçılarına intikal ettiği mirasbırakan ...’nin intikal eden payını davalı ...’ye devrettiği ancak taşınmazın tamamının elbirliği halinde malik olarak kayıtlı olduğu sabit olup dava konusu edilen pay tespit edilmeden sonuca gidilmesi doğru değildir...Bilindiği üzere;

birleştirilen davalar birlikte görülmekle beraber ayrı dava olma özelliklerini koruduklarından her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir” gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, mirasbırakan ...’nin asıl ve birleştirilen davaya konu tamamı adına kayıtlı 9285 parsel sayılı taşınmazın ½ payını 07.04.1994 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalı ...’ye.

108 ada 26 parsel sayılı taşınmazdaki (2910m2, bağ) 160/2910 payının tümü ile birleştirilen davaya konu 9414 parsel sayılı taşınmazını 24.04.1992 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalılar ... ve ...’e yarı yarıya temlik ettiği, 108 ada 26 parselin 11.11.1997 tarihinde imar görmesi neticesinde oluşan çekişme konusu 1858 ada 12 parsel sayılı taşınmazın (126m2, arsa) yarı yarıya davalılar adına tescil edildiği,

öte yandan asıl ve birleştirilen davaya konu 1210, 2938, 6116, 6479, 6906, 7125, 8278, 8743, 331, 484 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 9285 parsel sayılı taşınmazın ½ payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken ...’nin ölümü üzerine, 25.07.2003 tarihinde intikalen mirasçıları adına tescil edildiği,

...’nin mirasçılarından olan diğer mirasbırakan ...’nin taşınmazlardaki iştirak payını (mirasbırakan ...’ye ait veraset ilamına göre, eşi olan ...’nin miras payı 5/20) 25.07.2003 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitle davalı ... ile dava dışı mirasçı ...’in de anılan 11 parça taşınmazdaki iştirak paylarını da davalı ...’ye devrettikleri, 11 parça taşınmazın hali hazırda davalı ... ile davacılar adına elbirliği halinde kayıtlı olduğu anlaşımaktadır.

1932 doğumlu mirasbırakan ...’nın 23.02.1995 tarihinde, 1928 doğumlu mirasbırakan ...’nın da 08.01.2005 tarihinde ölümü ile geriye müşterek çocukları davacılar Sevim ve Reyhan, davalılar ... ve ... ile dava dışı ...’in kaldığı sabittir.

Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK).

Ne var ki mahkemece, bozmaya uyulmakla ilgilileri yönünden usuli kazanılmış hak doğmasına karşın bu temel usul kuralı gözardı edilerek bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki, mahkemece mirasbırakan ...’den davalı ...’ye intikal eden paylar üzerinden davacıların veraset ilamındaki payları oranında iptal – tescile karar verilmesi gerekirken taşınmazların tamamı mirasbırakan ...’den intikal etmiş gibi iptal – tescil hükmü kurularak fazlaya ilişkin pay iptali doğru olmadığı gibi, mirasbırakan ...’den intikal eden taşınmaz payları bakımından da davacıların miras payları oranında iptal tescile karar verilmesi gerekirken taşınmazların tamamı üzerinden davacıların miras payları oranında iptal – tescil hükmü kurulmuş olması da doğru değildir.

Öte yandan, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup, somut olayda, her bir davalı adına kayıtlı taşınmazlar farklı olduğundan, her bir davalıya karşı ayrı ayrı dava açılması mümkün iken birlikte dava açılmış olup 6100 sayılı HMK'nun 326. maddesi uyarınca, davada haksız çıkan ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalıların, adlarına kayıtlı taşınmazların ayrı ayrı belirlenen ve davacıların miras payına isabet eden dava değeri üzerinden hesaplanan harçtan ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları hatalıdır.

Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak her bir dava için ayrı ayrı infaza elverişli olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların bu yöne ilişkin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3954, K. 2020/5882, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3954
Karar No
2020/5882
Tarih
11 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3960 K.2020/7610
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3960 K.2020/7181
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3962 K.2020/6721
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3963 K.2020/6191
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/3969 K.2020/6190
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3971 K.2020/7611

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.