İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4358 K.2020/5197

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davası sonunda, yerel mahkemece dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, dava konusu 55, 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescil isteği…

Esas2019/4358Karar2020/5197Tarih19 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.239 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2019/4358 E., 2020/5197 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.239 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davası sonunda, yerel mahkemece dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, dava konusu 55, 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescil isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, tenkis isteği yönünden de davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.Davacılar, mirasbırakan babaları ...’in 629 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’e temlik ettiğini, ayrıca kadastro çalışmaları sırasında mirasbırakana ait 134 ada 66 ve 138 ada 382 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 134 ada 55 parsel sayılı taşınmazın da davalılar ... ve ... adlarına tespit ve tescil edildiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tecilini,

mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.Davalılar, mirasbırakanın taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığını, davalı ...’in ölünceye bakım akdinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, temlikin muvazaalı olmadığını, tenkis davasının da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “…çekişmeli 629 parsel sayılı taşınmaz muris adına kayıtlı iken 09.05.2002 tarihli ölünceye kadar bakma akti ile davalı oğlu ...'e temlik ettiği, çekişme konusu 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazların da davalı ... adına kayıtlı olduğu, 55 parsel sayılı taşınmazın ise diğer davalılar Fahri ve Mehmet adlarına ½ şer paylarla kayıtlı olduğu,

bu taşınmazlar mirasbırakanın tapulu taşınmazları iken 1974 yılında davalılara bağışlaması nedeniyle kadastroca davalılar adına tespit ve tescil edildiği mirasbırakanın davalı ... lehine ölünceye kadar bakma akti yaptıktan sekiz yıl sonra öldüğü murisin, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği iddiası ile bir dava açmadığı, nitekim davalının bakma akdinin yüklediği edimleri yerine getirdiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda 66-55-382 sayılı parseller bakımından iptal-tesil isteğinin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Davacının öteki temyiz itirazları ile davalının temyiz itirazlarına gelince,…mirasbırakanın ölüm tarihinin 01.01.2002 tarihinden sonra olması nedeniyle tenkis isteği bakımından uyuşmazlığın çözümünde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun hükümleri uygulanacak olup, anılan Yasanın 571/1. maddesinde tenkis davası açma hakkının, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşeceği düzenlenmiştir.

Yasa maddesindeki süreler hak düşürücü süre niteliğindedir. Bir başka hususta bağış geçerli akitlerden olup, bağış suretiyle yapılan temlikler bakımından 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur.

Hal böyle olunca, 629 sayılı parsel bakımından davanın reddedilmesi, davanın süresinde açıldığı gözetilerek 55-66-382 sayılı parseller bakımından tenkis isteğinin incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 55,

66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescil isteği bakımından verilen red kararı kesinleştiğinden bu parseller hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 55, 66 ve 382 nolu parseller yönünden tenkis isteğinin de reddine karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz bakımından yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Davacılar vekilinin bu yöne değinen ve yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının, Reddine.Davacıların 55, 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince. Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır.

Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır.

Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur.

Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Miras bırakanın TMK'nin 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.

Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.

Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nin 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nin 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir.

Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.

Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK m.564) araştırılmalıdır.

Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz.

O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.Eldeki davada, mahkemece, temliklerden tüm mirasçıların uzun yıllardır haberdar olması nedeniyle mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastıyla hareket ettiğinden söz edilemeyeceği kabul edilmişse de, murisin yaptığı tasarruflardan mirasçıların bilgisinin olması mirasbırakanın kastının tespitinde önemli olmayıp,

asıl çözümlenmesi gereken husus, mirasbırakanın terekeden ya da mirasçılardan mal kaçırma iradesinin mevcut olup olmadığıdır.Somut olaya gelince, davalılar, mirasbırakanın malvarlığını tüm çocukları arasında paylaştırdığını savunmuş iseler de, mirasbırakan tarafından davacı kızı ...’ye yapılan herhangi bir temlikin bulunmadığı, yalnızca erkek çocukları lehine tasarruflarda bulunduğu, tanık olarak dinlenen mirasçı kız kardeşler ... ve ...ile diğer davalı tanıklarının beyanlarından, mirasbırakanın kız çocuklarına “erkek kardeşlerinizden hakkınızı alın” dediği,

tüm bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, dava konusu 55, 66 ve 182 parsel sayılı taşınmazlar bakımından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda tenkis isteği yönünden gerekli araştırma ve incelemenin eksiksiz tamamlanması ve uzman bilirkişiden denetime elverişli tenkis raporu alınması, mirasbırakanın tasarruf nisabının tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/4358, K. 2020/5197, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4358
Karar No
2020/5197
Tarih
19 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/4358 K.2020/13201
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/4359 K.2020/5918
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/4360 K.2020/4550
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/4362 K.2020/9891
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2019/4364 K.2020/10370
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4365 K.2020/5472

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.