KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/4920 E., 2020/2 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ... ve davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ketmi verese ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babası ...’nun 2012 yılında öldüğünü, babasından intikal etmesi gereken ... parsel sayılı taşınmazdaki ... numaralı bağımsız bölümü nüfusta kayıtlı görünmemesi nedeniyle kardeşi davalı ...’ün, adına tescil ettirdiğini, sonrasında da taşınmazı hileli olarak mal kaçırma amacıyla davalı ... ’e temlik ettiğini, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacı ...’nün diğerleri adına dava açma yetkisinin olmadığını, taşınmazı kayıt malikinden iyi niyetli olarak edindiğini, taşınmazda bir şerh bulunmadığı gibi diğerlerinin aralarındaki durumu da bilecek konumda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının TMK'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı ...’nün yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davalı ...’nin temyiz itirazlarına gelince,
Somut olayda, davacı ... dava dilekçesinde kardeşleri ... ve ... adına vekaleten dava açtığını belirtmiş ise de; ...’nün anılanları yargı kurumlarında temsil sıfatı bulunmadığı kuşkusuzdur. Diğer bir deyişle, eldeki davada ... ve ...’ın davacı sıfatı yoktur. ... ve ...’nin isimlerinin hükümden çıkarılması işleminin mahalinde yapılması mümkün olduğundan davalı ...’nin hüküm başlığında davacı olarak görünen ... ve ...’nin isimlerinin kaldırılması yönündeki temyiz itirazının reddine,
Diğer taraftan, mahkemece Mustafa ve Ali davacı olarak kabul edilmek suretiyle vekalet ücreti ve yargılama giderilerinin davacılardan alınarak davalı ...’ye verilmesine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine hükme 3. bent olarak “Davalı ... vekili lehine belirlenen 6.400 TL vekalet ücretinin davacı ...’den alınarak davalı ...'e verilmesine,” ibaresinin yazılmasına;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/4920, K. 2020/2, 6 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama