İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/5011 K.2020/572

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ve ihbar olunan vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak…

Esas2019/5011Karar2020/572Tarih5 Şubat 2020Okuma5 dk · 942 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2019/5011 E., 2020/572 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

942 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ve ihbar olunan vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.02.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen ihbar olunan ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi,

duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, dedesi ile büyükannesinin ölmeleri üzerine 1998 yılında murislere ait daire ve dükkanların mirasçıları tarafından taksim edildiğini, fırın olarak kullanılan dava konusu dükkanın annesine kaldığını, annesinin de 1999 yılında ölümü üzerine annesine ait malları, kardeşi ile taksim ettiklerini, bu taksim neticesinde dava konusu fırının kendisine düştüğünü ve tapudan devredildiğini,

2013 yılında aynı apartmanda bulunan bir dairenin banka kredisi yolu ile satın alınması sırasında tapu ve belediyede yapılan araştırmalar sonucu numaralandırmaların yanlış yapıldığının ve bağımsız bölümlerdeki gerçek sahipler ile tapudaki sahipleri arasında farklılık olduğunun anlaşıldığını, bu yanlışlığın taşınmazların maliklerince düzelttirildiğini, kendisine ait fırının ise bitişiğinde bulunan dükkanla karıştırıldığını ve ... adına tescil edildiğini, bunu fırsat bilen ...'in ise söz konusu fırını kendisinden habersiz olarak 50.000 TL karşılığında dükkanda kiracı olarak bulunan davalılar adına kötü niyetli olarak satarak temlik ettiğini,

bu dükkanın kirasını 16 yıldır kendisinin aldığını, satın alan davalıların da bu dükkanın kendisine ait olduğunu bildiklerini ileri sürerek 2856 ada 120 parsel 6 numaralı bağımsız bölümün ... tarafından davalılara satışının iptaline, 6 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının düzeltilerek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, dava konusu 6 nolu bağımsız bölüme 2004 yılından bu yana dava dışı ...'in malik olduğunu, ...'e annesinden geçtiğini,kendilerinin iyi niyetli üçüncü kişi olarak dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İhbar olunan, dava konusu taşınmazın 2004 yılından itibaren adına kayıtlı iken davalılara sattığını, tapu kaydındaki şerhin kendilerine bildirilmediğini, öte yandan davacının kötüniyetli olarak yıllarca kendisine ait dükkanın kira bedellerini aldığını ve kendisini mağdur ettiğini, numaralandırma da herhangi bir yanlışlık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddianın kanıtlandığı ve davalıların iyiniyetli olmadıkları gerekçeleri davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve Dairece noksan ikmali yolu ile getirtilen kayıtlardan; çekişme konusu 2856 ada 120 parsel sayılı taşınmazdaki dükkan vasıflı 6 nolu bağımsız bölümün 12.12.1991 tarihli ferdileşme işlemi ile ihbar olunan ...’in murisi olan ... adına tescil edildiği, ...’in ölümü ile 07.06.2004 tarihli intikal işlemi ile ihbar olunan ...adına kaydedildiği, 29.09.2014 tarihli satış işlemi ile dava konusu dükkanın 2/5 payının davalı ..., 3/10 payının davalı ..., 3/10 payının ise diğer davalı ...’a devredildiği,

aynı taşınmaz üzerindeki 5 nolu bağımsız bölümün ise 11.03.1992 tarihli ferdileşme işlemi ile ihbar olunan ...ile davacının kök mirasbırakan dedeleri olan İbrahim ... adına tescil edildiği, İbrahim ...’un ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği ve 01.09.1999 tarihli taksim işlemi ile de davacı adına tescil edildiği, söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde “ 29.03.2012 tarihli rapora göre; bu bağımsız bölümün projede belirlenen bağımsız bölüm numarası ile fiili kullanımı uyumsuzdur” şeklinde ibarenin yer aldığı, davacı tarafından numaralandırmaların yanlış yapıldığı, aslında 6 nolu bağımsız bölümün kendisine ait olduğu,

nitekim aynı binadaki diğer kat maliklerinin 11.04.2012 tarih ve 6737 yevmiye numaralı işlem ile yanlış yazılan numaralandırmaları düzeltmek için tapu müdürlüğünde gerekli işlemleri yaptıkları ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda (TBK) tıpkı 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) gibi esaslı hatanın (yanılmanın) tanımı yapılmamış, 31 ve 32. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir.

Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın (yanılmanın) esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf, yönünden (sübjektif unsur), hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.

Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Yeter ki hatanın ileri sürülmesi TBK'nin 35. (BK'nin 25.) ve TMK'nin 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kuralına aykırı olmasın.

Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme yapılırken hataya düşen tarafın kusurlu bulunması sözleşmenin iptaline engel değildir. Ne var ki, TBK'nin 35. (BK'nin 26.) maddesinde öngörüldüğü gibi hatayı bilmeyen veya bilecek durumda bulunmayan ve kusursuz olan karşı tarafın menfi, gerektiğinde müspet zararının ödenmesi gerekir.

Öte yandan, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Hatanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, sözleşmenin karşı tarafına yöneltilecek tek taraflı bir irade açıklaması ile bildirilebileceği gibi def'i veya dava yoluyla da kullanılabilir. Ayrıca hatanın varlığı her türlü delille ispat edilebilir.

Somut olaya gelince; mahkemece hata iddiası bakımından hüküm kurmaya yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hâl böyle olunca; taraflarca bildirilen toplanan ve toplanacak delillerin ve geri çevirme yolu ile Dairece getirtilen kayıtların hep birlikte yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/5011, K. 2020/572, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5011
Karar No
2020/572
Tarih
5 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/5014 K.2020/705
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5015 K.2020/768
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/5015 K.2020/759
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/5015 K.2020/2187
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5017 K.2020/1410
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5018 K.2020/1103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.