İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1457 K.2020/4385

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.10.2019…

Esas2020/1457Karar2020/4385Tarih23 Eylül 2020Okuma5 dk · 1.093 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2020/1457 E., 2020/4385 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.093 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.10.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılardan ... ve davacılar vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, mükerrer (çifte) tapu kaydının iptali isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakanları ... ile ...’un, tapuda Haziran 1926 tarih 1 sıra no ile kayıtlı dava konusu yerin bir kısmını 1938 yılında ... adlı kişiden, bir kısmını da adı geçen ...’dan 20.9.1955 tarihinde haricen devralan ...’den 27.9.1955 tarihinde satın aldıklarını ancak tapu müdürlüğünce terkin işlemi yapılmadığı gibi Osmanlıca çevirilerin de hatalı olduğunu, davalıların elinde mevcut veraset ilamlarının da gerçeği yansıtmadığını, taşınmazı işgal eden davalılar aleyhine açtıkları elatmanın önlenmesi davasının çifte tapu olduğu gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek dava konusu yere ilişkin olarak davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini istemiştir.

Davalılar, Haziran 1926 tarihli 3, 6 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu yere yüzyıldan fazla süredir zilyet olduklarını, iddiaların yersiz olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, Haziran 1926 tarihli 1 sıra numaralı tapu kaydı ile aynı tarihli 3, 6 ve 9 sıra numaralı tapu kayıtlarının mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3, 6 ve 9 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptaline karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, eldeki dava konusu taşınmaza ilişkin olarak taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davasında mahkemece verilen önel sonucunda eldeki davanın açıldığı, davacıların davada dayandıkları Haziran 1926 tarihli 1 sıra nolu tapu kaydının geldi kaydının olmadığı, malikinin Kasi oğlu Kinü (...oğulları Ahmet ve Haso ve Yakub ferağlarından) olup ölümü üzerine taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği, ... ile ...'un taşınmazı satın aldıkları, Şeref payının 30.12.2005 tarih 15 sıra no, ... payının ise 31.12.2007 tarih 5 sıra no ile adlarına kaydedildiği,

Şeref'in ölümü sonucunda taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan pay temlikleri neticesinde 21.04.2008 tarihli 5 sıra nolu tapu kaydında Şeref mirasçılarından davacı ... ile dava dışı kişilerin verasette iştirak halinde paydaş oldukları, ...'nin ölümü sonucunda taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği ve 31.12.2007 tarih 5 sıra nolu tapu kaydının gittisi olan 31.12.2007 tarih 21 sıra nolu tapu kaydında ise ... mirasçılarından davacı ... ile dava dışı kişilerin verasette iştirak halinde paydaş oldukları görülmektedir.

Öte yandan, davalıların dayandıkları Haziran 1926 tarihli 3, 6 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının geldilerinin bulunmadığı, Haziran 1926 tarihli 3 sıra nolu tapu kaydının tedavüller görerek son olarak 17.06.1971 tarihli 57 sıra nolu ve 07.08.1973 tarihli 11 sıra nolu tapu kayıtlarına gittiği, Haziran 1926 tarihli 9 sıra nolu tapu kaydının tedavül görmesi neticesinde Nisan 1962 tarihli 58 sıra nolu tapu kaydının oluştuğu, Haziran 1926 tarihli 6 sıra nolu tapu kaydının ise herhangi bir tedavül görmediği,

Dairece yapılan geri çevirme ile dava konusu taşınmazın bulunduğu Doyum (Tiranis) köyünde kadastro çalışmalarının henüz başlamadığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan mahkemece keşif yapılmaksızın Osmanlıca bilen Adnan Torun'a hazırlatılan 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda, "Haziran 1926 tarihli 1 sıra nolu tapu kaydı ile Haziran 1926 sıra nolu 3, 6 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının mevki, hudut ve yüzölçümü itibariyle aynı taşınmaza ait oldukları,...aralarında tedavül yönüyle bir ilişkinin bulunmadığı, diğer bir anlatımla Haziran 1926 tarihli 3, 6 ve 9 sıra nolu kayıtların Haziran 1926 tarihli 1 sıra numaralı tapu kaydından satış, taksim veya intikal gibi nedenlere dayalı olarak tedavül suretiyle oluşturulmadığı,

Haziran 1926 tarihli 3, 6 ve 9 sıra nolu tapu kayıtları toplam hisse olarak taşınmazın 1/2 hissesine ait olduğuna göre, Haziran 1926 tarihli 1 sıra nolu tapu kaydının da tam hisse olmayıp, diğer nısıf hisseye ait olma ihtimalinin bulunduğu, ancak bilirkişiliğimizin bu görüşü somut bir belgeye dayalı olmadığından, Haziran 1926 tarih 1 sıra nolu kayıt ile Haziran 1926 tarih 3, 6 v3 9 sıra nolu kayıtlara ait işlem evraklarının (evrak – ı müsbite), ilgili tapu müdürlüğü arşivinde araştırılması ve incelenmesiyle Haziran 1926 tarihli 1 sıra nolu kaydın taşınmazın nısıf hissesine mi yoksa tamamına mı ait olduğu,

yoksa Haziran 1926 tarihli 3, 6 ve 9 sıra numaralı kayıtların mükerrer olarak mı tescil edildiği hususları kesinlik kazanacaktır." ifadelerine yer verilmiştir.

Bilindiği üzere, miras ortaklığını düzenleyen TMK'nın 640.maddesinde; "Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır." hükmü düzenlenmiştir.

Ayrıca, tapu iptal ve tescil istemli davalar tapu kayıt malik ya da maliklerine karşı açılır.

Davada, tapu iptali istenilmiş ise de; isteğin çifte kayıt iddiasına dayalı olması nedeniyle, bu tür bir kaydın kısmen iptali ve kısmen hukuksal varlığını koruması yasal açıdan doğru sicil oluşturma ilkesine uygun bulunmadığından ancak tüm paydaşların katılımıyla bu tür bir davanın görülmesi olanaklı hale gelir.

Somut olayda, Haziran 1926 tarihli 1 sıra nolu tapu kaydının gittileri olan 21.04.2008 tarihli 5 sıra nolu tapu kaydı ile 31.12.2007 tarih 21 sıra nolu tapu kayıtlarında, davacıların iştirak halinde malik oldukları kişiler ile iptaline karar verilen Haziran 1926 tarihli 3 ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının tedavül görmeleri sonucunda oluşan güncel 17.06.1971 tarihli 57 sıra nolu, 07.08.1973 tarihli 11 sıra nolu ve Nisan 1962 tarihli 58 sıra nolu tapu kayıtlarında adları geçen maliklerin (örneğin, 58 sıra nolu tapu kaydında malik olan "Ali oğlu Findo Duman" mirasçıları; Erzan Duman, Miryem Duman, Sıddık ve Ali Duman) tümünün davada yer alması sağlanmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi bilirkişi raporunda değinilen hususlar üzerinde durulmaksızın karar verilmesi de doğru değildir.

Hal böyle olunca, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte tapu müdürlüğünden getirtilmesi, iştirak halinde mülkiyet durumu dikkate alınarak TMK'nin 640. maddesi gereğince işlem yapılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra mahallinde keşif yapılarak tapu kayıtlarının zemine uygulanması, bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınması, sahih esasa dayalı tapu kaydına üstünlük tanınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ve bilirkişi raporunda değinilen eksiklikler giderilmeksizin yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/1457, K. 2020/4385, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1457
Karar No
2020/4385
Tarih
23 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/1457 K.2020/7366
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/1457 K.2020/3312
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/1457 K.2020/18126
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1458 K.2020/4356
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/1458 K.2020/3683
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/1458 K.2020/7481

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.