KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/155 E., 2021/950 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları Meliha’nın maliki olduğu tüm taşınmazları satması için oğlu ...'ı vekil tayin ettiğini, ...’ın bu vekaletnameyi kullanarak mirasbırakana ait 14 ve 15 nolu bağımsız bölümleri eşi olan davalı ...’e devrettiğini, temlik tarihinde mirasbırakanın ehliyetsiz olduğunu, aynı zamanda temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamalarda ehliyetsizlik yönünden araştırma yapılmasını istemediklerini bildirmişlerdir.
Davalı, taşınmazların öncesinde eşi ...’a ait olduğunu, maddi sıkıntılar nedeniyle eşinin taşınmazları ...’ye devrettiğini, ...’ın da mirasbırakanın eşi ...’e verdiği vekaletname kullanılmak suretiyle taşınmazların elden çıkmasını önlemek amacıyla mirasbırakana devrettiğini, yaşanan maddi sıkıntıların sona ermesi üzerine eşi ...’a ait olan taşınmazların kendisine verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…Somut olayda, tanık olarak dinlenen ara malik ..., yaklaşık 20 yıl önce mirasbırakanın eşi ...’in yanına gelerek dava konusu taşınmazın tefecilerin eline geçmesini önlemek için emaneten üzerine devralması konusunda teklifte bulunduğunu, bunun üzerine taşınmazı herhangi bir para ödemeden devraldığını, 1 yıl kadar sonra da yine bedelsiz olarak devrettiğini beyan etmiştir.
Tanık ... olayların içinde yer alan ve taşınmazı üzerine alıp daha sonra devreden kişidir.
Yukarıda açıklaması yapılan tapu kayıtlarının tedavülleri ile tanık ...’ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın temelde davalının eşi ...’a ait olduğu, mirasbırakan ile bir ilgisinin bulunmadığı, olayların akışı içerisinde mirasbırakan taşınmazı emaneten üzerinde tuttuktan sonra gerçek hak sahibine devrettiği, bu nedenle yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/155, K. 2021/950, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama