KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/1571 E., 2020/4143 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, dava dışı ... Malzemeleri San. ve Tic.
Limited Şirketine kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak ...'a ait kat irtifakı kurulu 576/1152 arsa paylı B Blok 1 nolu madeni eşya atölyesi vasıflı taşınmaza 1. ve 2. derecelerde toplam 1.000.000.-TL ipotek tesis edildiğini, borç ödenmeyince İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2003/43 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve anılan taşınmazın 28.12.2006 tarihinde davacıya ihâle edildiğini ve ihalenin kesinleştiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi hükmü gereğince mülkiyetin geçtiğini, ne var ki davalı ...'in anılan taşınmazla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi,
tapu iptal-tescil ve tazminat istekli ... aleyhine Zeytinburnu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/311 Esas sayılı dosyasında dava açması ve taşınmazın sicil kaydına İcra İflas Kanunu'nun 28. maddesi gereğince şerh konulmuş olması sebebi ile tescil işleminin tapu müdürlüğü tarafından yapılmadığını, anılan dava dosyasında davacı Bankanın da davaya müdahil olduğunu ve verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin onama ilamında açıkça ipotek hakkının baki olduğunun vurgulandığını ileri sürerek,
taşınmazın sicil kaydında İİK'nın 28. maddesi gereğince bulunan şerhten ari olarak davacı Banka adına tesciline, öte yandan davalı ... adına tescilinin de önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının Yargıtay'dan geçerek kesinleşen bir ilamın uygulanmasının engellenmesini istemesinin haksız olduğunu, dava konusu yapılan hususları açmış olduğu davada, davacı Banka'nın temyize konu yaptığını ve kabul görmediğini, taşınmazın kendisine ait olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, eser sözleşmelerinin geriye etkili fesedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuş, davalı ... İdaresi Memuru ise, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece, “Hâl böyle olunca, davacı Banka'ya harç ikmali yaptırılması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın harçsız görülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.11.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ...vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen dahili davalılar ... v.d. vekili Avukat ... geldi davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/1571, K. 2020/4143, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama