KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/1584 E., 2021/2614 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2021
- Dava türü
- TAZMİNAT
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasen intikal eden taşınmazlarla ilgili davalı kardeşi ile miras taksim sözleşmesi akdettiklerini, ancak muris Aynur Purazer'in 2005 yılında edindiği ve taksim sözleşmesinde yer almayan 421 ada 207 parselde bulunan bağımsız bölümün muris tarafından intifa hakkı üzerinde bırakılmak suretiyle çıplak mülkiyetinin satış işlemi ile muvazaalı biçimde davalıya devredildiğinin öğrenildiğini, muris muvazaası koşullarının bulunduğunu, davalının taşınmazı elden çıkarması nedeniyle tazminat talepleri bulunduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile miras payı oranında şimdilik 100.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın ihaleye çıkartılan bir taşınmaz olup İstanbul dışında bulunduğundan, bedeli tarafından ödenmek suretiyle muris adına satın alındığını, murisin bir gün sonra taşınmazı gerçek sahibi olan kendisine devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiştir.
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti HMK' nun 190. maddesi ile TMK'nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir.
Somut olayda, mirasbırakanın dava konusu taşınmaz dışında da taraflarca taksim sözleşmesi ile paylaşılan 5 adet taşınmazının bulunduğu, dinlenen davacı tanık beyanlarından muvazaanın varlığına ilişkin somut olguların ortaya konulmadığı, mirasbırakanın mirasçılarla beşeri ilişkilerinde de bir olumsuzluk iddiasının ileri sürülmediği gözetildiğinde temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasının usulen ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının savunmasını ispat edemediği de benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/1584, K. 2021/2614, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama