İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1835 K.2021/6342

Taraflar arasında görülen davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, ...

Esas2020/1835Karar2021/6342Tarih2 Kasım 2021Okuma6 dk · 1.142 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2020/1835 E., 2021/6342 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.142 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile iptal tescile, diğer davalılar bakımından ise davanın pasif husumet yokluğunden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 02.11.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ve diğerleri gelmedi,

yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı ... vekili, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz davacı Belediyeye aitken, belediye meclisince alınan 06.07.2009 tarihli karar ile yapılan ihale neticesinde davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, satışa dayanak belediye meclis kararının kesinleşen idare mahkemesi ilamıyla iptal edildiğini, taşınmazı sonradan edinen diğer davalılar ..., ... ve ...’un, iptal kararının sonuçlarını bertaraf etmek amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.

Davalılar, idare mahkemesi kararını bilmediklerini, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldıklarını, iyi niyetli olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince, çekişme konusu taşınmazın satışına dayanak belediye meclis kararının idare mahkemesince iptal edilip kesinleştiği, davalı ... adına oluşan tescilin yolsuz hale geldiği, ancak taşınmazı sonradan edinen diğer davalıların iyiniyetli olmadıklarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, son kayıt malikleri olan davalılar ... ve ...’ın iyiniyetli olmadıkları, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki veya maliklerine karşı açılacağı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulü ile iptal tescile, diğer davalılar bakımından ise davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...

Meclisinin 06.07.2009 tarihli 53 sayılı kararı ile 39 adet taşınmazın satışının uygun görüldüğü, belediye encümenince yapılan ihale sonucunda davacı Belediyenin çekişme konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazını 26.12.2012 tarihinde davalı ...’a 143.000,00 TL bedelle temlik ettiği, taşınmazı, davalı ...’ın 18.03.2013 tarihinde diğer davalı ...’a 145.000,00 TL bedelle, ...’nin de 07.03.2016 tarihinde öteki davalılar ... ve ...’a toplam 150.000,00 TL bedelle yarı yarıya devrettiği, anılan meclis kararının ...

5. İdare Mahkemesinin 2009/1410 Esas, 2010/942 Karar sayılı, 31.05.2010 tarihli kararı ile iptal edildiği, hükmün derecattan geçerek 08.04.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş mahkeme kararının 22.08.2016 tarihinde taşınmazın tapu kaydına şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır.

Davacı ..., satışın dayanağını oluşturan meclis kararının idare mahkemesince iptalinden sonra tescilin yolsuz hale geldiğini iddia ederek, tapu iptali ve tescil istemiş, davalılar ise iyiniyet savunmasında bulunmuşlardır.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır.

İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke M.K’nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3. kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ancak; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Somut olayda, satışın dayanağı olan belediye meclis kararının idari yargı yerinde iptal edilmesiyle ihale alıcısı davalı ... adına oluşan tescilin yolsuz hale geldiği, ilk el konumundaki davalı ...'ın iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki sonraki malikler davalılar ..., ... ve ...'in edinimlerinde iyiniyetli olmaları halinde Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koşullarının gerçekleşmesi halinde edinimlerinin korunacağı tartışmasız olup, mahkemece davalılar ..., ... ve ...'in iyiniyet savunmalarının üzerinde durulmadığı gibi bu konuda yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, tarafların tüm delillerinin toplanması özellikle son kayıt malikleri davalılar ... ve ... tarafından diğer davalı ...'nin banka hesabına yatırılmış satış bedeli olup olmadığının tespiti, bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmazın davalılar ..., ... ve ...'e satış tarihlerindeki değerinin belirlenmesi, tanıkların yeniden dinlenmesi, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda gerekli araştırma, inceleme ve soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, toplanan ve toplanacak olan delillerin birlikte değerlendirilip, irdelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek ve yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Öte yandan kabule göre de; kayıt maliki davalılar yönünden tapu iptali ve tescil isteği kabul edildiğine göre, davacı Belediyeden taşınmazı ihale ile satın aldıktan sonra davalılara devreden davalı ..., lehine yolsuz tescil oluşan taraf olduğu ve yolsuz tescil haksız fiil niteliğinde olduğu için, diğer davalı ...'nin de taşınmazı edinmede iyiniyetli davranmadığı benimsendiğinden tüm davalıların birlikte müteselsilen sorumlu tutulacağı gözetilmeksizin davalılar ... ve ... hakkındaki davaların pasif husumet yokluğundan reddedilmesi ve buna göre davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekili ile davalıların ... ve ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 371/1-a maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 3.050.00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harçların temyiz edenlere geri verilmesine, 02/11/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/1835, K. 2021/6342, 2 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1835
Karar No
2021/6342
Tarih
2 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1837 K.2021/17171
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1839 K.2021/7447
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1843 K.2021/6571
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1847 K.2021/6529
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/1862 K.2021/7709
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/1866 K.2021/8039

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.