KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/2554 E., 2021/1456 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan annesi ...’nın maliki olduğu 739 ada 11 parsel sayılı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı gelini ...’ya 05.01.2012 tarihinde satış yolu ile temlik ettiğini, mirasbırakanın asıl amacının taşınmazı dava dışı oğlu ...’a vermek olduğunu ileri sürerek dava konusu 739 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, mirasbırakanın oğlu ... ile 1980 yılında evlendiklerini, dava konusu taşınmazın ortak konutları olup mirasbırakanla birlikte yaşadıklarını, mirasbırakanın gerçek amacının mal kaçırmak olmayıp bakım karşılığı temlikin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar Dairece; “... davacı ...’nın mirasbırakanın kızı, davalı ... ise gelinidir.
Temlik tarihinde 72 yaşında olan mirasbırakan ...’ın yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları olup ölümünden önce bir süre davalı gelini ve dava dışı oğlu ile birlikte aynı çatı altında yaşadığı, mirasbırakanın bakım ve hizmeti ile davalının ve eşinin ilgilendiği, yalnızca ölümünden 1 hafta 10 gün kadar önce davacı kızının yanında kaldığı, davacı ... bir husumetinin bulunmadığı hususları dosya kapsamı ve özellikle bir kısım davacı tanığının beyanlarıyla da sabittir.
Oysa, dava konusu taşınmazın satış şeklinde davalıya temlik edildiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet veya emek de olabileceği kabul edilmelidir.
Esasen yukarıda da değinildiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması halinde uygulanabilirliğinin kabulü gerekir. Bir başka ifade ile murisin iradesi önem taşır.
O halde, yukarıda değinilen somut olgular açıklanan ilkeler çerçevesinde değerledirildiğinde mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı ve bu amaçla temlikin gerçekleştirilmediği kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mirasbırakan tarafından yapılan temliğin kendisine yapılan bakım karşılığında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz başvurusu ek karar ile süresinde yapılmadığından bahisle reddedilmiştir.
Ek karar ve karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/2554, K. 2021/1456, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama