KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/2610 E., 2021/1752 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTAL VE TESCİL
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vasisi, kısıtlı olan davacı ...'in ...’in mirasçısı olduğu halde davalılar tarafından alınan ... 25.Noterliği’nin 10/9/2014 tarih ve 33383 yevmiye no’lu veraset ilamında mirasçı olarak gösterilmediğini, sözü edilen veraset ilamı esas alınarak, dava konusu 5920, 5341 ve 212 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki murisin payının davalılar adına intikalinin yapıldığını, sonrasında ... 10. Noterliği’nin 24.02.2015 tarih ve 05353 yevmiye no’lu veraset ilamı ile kısıtlı ...’in de mirasçı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini istemiş, 212 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden dava ayrılarak yetkisizlik kararı verilmiş, davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar Dairece; "...davacıya, davalıların intikale esas aldıkları mirasçılık belgesinin iptali için dava açmak üzere süre verilmesi, dava açılırsa sonucunun beklenilmesi, ondan sonra alınacak hasımlı veraset ilamına göre hüküm kurulması gerekirken, hasımsız olarak alınan mirasçılık belgesine itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalılar adına yeniden tescil hükmü kurulmasının isabetsizdir" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hasımlı veraset ilamı temin edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/2610, K. 2021/1752, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama