KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/2681 E., 2021/3661 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilerek, verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 sayılı Kanun′un 17. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... İdaresi, davaya konu 61 nolu parselin vakıf taşınmazı olduğunu ileri sürerek bir kısım paydaşların paylarının iptali ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu′nun 17. maddesi uyarınca Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 33. maddesi; "Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır" hükmünü içermektedir. Bu hüküm uyarınca, gaip kişiler için yapılan ikinci ilânın ilk ilândan başlayarak en az 6 ay sonra yapılması gerekeceği açıktır.
Somut olayda, mahkemece anılan hüküm gözardı edilerek ilanlar 15.12.2016 ve 16.02.2017 tarihlerinde yapılmıştır.
Hâl böyle olunca, TMK'nın 33. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle her iki ilan arasında 6 aylık süre bulunacak şekilde ilanların yapılması ve ondan sonra tüm deliller birlikte incelenip 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/2681, K. 2021/3661, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama