İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/3197 K.2021/6375

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tazminat davası sonunda, yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun da Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1…

Esas2020/3197Karar2021/6375Tarih3 Kasım 2021Okuma5 dk · 1.081 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2020/3197 E., 2021/6375 K.·Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.081 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tazminat davası sonunda, yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun da Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedine ilişkin olarak verilen karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ilk temlik yönünden ehliyetsizlik ve hile, ikinci temlik yönünden ise taraf muvazaası nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı ..., okuma yazma bilmemesinden ve saflığından istifade eden davalı oğlu ...’in hileli hareketleri neticesinde, maliki olduğu dava konusu 1282 ada 45 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’e satış yoluyla devrettiğini, ne var ki yapılan işlemi bilmediği gibi herhangi bir bedel de almadığını, uzun yıllardır oturduğu taşınmazı devretmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, yine işlem tarihinde fiil ehliyetinin de bulunmadığını, davalı ...’in açılacak davalardan kurtulmak maksadıyla çekişmeli taşınmazı muvazaalı olarak emlakçılık yapan ve tarafları tanıyan diğer davalı ...’e devrettiğini ileri sürerek,

tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa taşınmaz bedelinin tahsilini istemiş, yargılama sırasında davacı ...’in ölümü üzerine tüm mirasçılar tarafından dava takip edilmiştir.

Davalı ..., hilenin nasıl gerçekleştirildiğinin açıklanmadığını, 4721 sayılı TMK’nin 1023. maddesi uyarınca taşınmazı iyiniyetli olarak satın aldığını, baba-oğul arasındaki muvazaanın kendisini ilgilendirmediğini bildirip, hakkındaki davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalı ..., davanın haksız olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ise, babası ...’in çekişmeli payı kardeşlerinden mal kaçırmak amacıyla kendisine devrettiğini, davalı ...’e devri de emaneten para almadan yaptığını, devre konu payın mirasçılara iadesi gerektiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, temlik tarihinde ...’ın fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporu ile sabit olduğu, hile iddiasının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu da Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3.811 m2’lik tarla niteliğindeki 1282 ada 45 parsel sayılı taşınmazdaki 375/3811 pay ( fiili olarak 375 m2’ye isabet eden ve üzerinde 102 m2’lik iki katlı yapı bulunan ) 1943 doğumlu davacı ... adına kayıtlı iken, ...’in bizzat anılan payın tamamını 18/10/2014 tarih ve 18422 yevmiye numaralı akitle davalı oğlu ...’a ( 1984 d’lu ) 19.200,00 TL üzerinden satış yoluyla temlik ettiği, davalı ...’in de çekişmeli payı 02/09/2015 tarihli ve 16896 yevmiye numaralı akitle diğer davalı ...’a 136.000,00 TL bedelle sattığı, davacı ...’ın yargılama sırasında 13/04/2016 tarihinde öldüğü, dava dışı mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 14/08/2017 tarihli ve 3650 karar sayılı raporu uyarınca temlik tarihinde davacı ...’ın fiil ehliyetini haiz olduğu belirlenmek suretiyle hukuki ehliyetsizlik nedeni yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ne var ki, ehliyetsizlik nedeni yanında aldatma ( hile ) hukuki nedenine de dayanılmıştır. Aldatma iddiası yönünden yapılan incelemede,

Dosya içeriğine, toplanan delillere ve özellikle; temlik tarihinde davacı ...’in yaşlı ve tanık beyanları uyarınca kolay kandırılabilir bir kişiliğe sahip olduğu, okuma yazma bilmediği, davalı ...’in bu durumdan yararlandığı, yapılan keşif ile çekişmeli pay değerinin 113.870,00 TL olarak saptandığı, keşfen saptanan değer ile 18/10/2014 tarihli akitte gösterilen değer arasında fahiş fark bulunduğu gibi değerler arasındaki farkın davacıya ödendiğinin de davalı ... tarafından usulünce kanıtlanamadığı, eldeki dava özelinde davacının ikamet ettiği konutu satmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve taşınmazın devredildiğinin komşular tarafından dahi bilinmemesi hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının iradesinin sakatlanması neticesinde temliki gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, dava konusu pay davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devredildiğine göre, ikinci el konumundaki davalı ...’in iyiniyetli edinen olup olmadığı, bir başka ifade ile davalı ...’in ediniminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağı aydınlatılmalıdır.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları, satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "Tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve Yasa Koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı” ilkeleri 8.11.1991 tarihli l990/4 Esas l99l/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca, son kayıt maliki davalı ...’in TMK’nın 1023. maddesinden istifade edip etmeyeceğinin toplanan ve toplanacak deliller ile ortaya çıkarılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03/11/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3197, K. 2021/6375, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3197
Karar No
2021/6375
Tarih
3 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3198 K.2021/11955
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/3199 K.2021/9608
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3201 K.2021/12543
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/3202 K.2021/14831
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3204 K.2021/12906
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/3204 K.2021/12393

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.