KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/3550 E., 2021/1887 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ...’ın kredi temin etmesine yardımcı olacağı ancak taşınmazını işaret ettiği kişiye devretmesi gerektiği şeklindeki söylemleri nedeniyle maliki olduğu 2155 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...’e devrettiğini, yine birlikte yaşadığı Sadık ile davalı ... lehine ek güvence için senet verdiklerini, kredi borcunu ödemesine rağmen anılan taşınmazın iade edilmediğini, daha sonra taşınmazın danışıklı olarak diğer davalılara aktarıldığını, aldatıldığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ..., davacının da katılımı ile bir protokol imzaladıklarını, protokol gereğince tarafından çekilen kredinin taksitlerinin ödenmediği, davalı ..., davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, tapu kaydına güvenerek çekişmeli taşınmazı satın aldığını, iyiniyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, iddiaların yersiz olduğunu bildirip davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ...’in hileli hereketler ile davacıyı kandırarak çekişmeli taşınmazın devrini sağladıkları ve tüm davalıların danışıklı hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece “...hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3550, K. 2021/1887, 30 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama