KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/3660 E., 2021/43 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.05.2016 gün ve 2013/264 Esas 2016/230 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 08.09.2020 gün ve 15808 - 3862 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu 672 ada 300 parsel sayılı taşınmaz yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine, 1587 ada 15 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm yönünden ise asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın asıl davada davacı ... vekili, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “ ...Hemen belirtmek gerekir ki.
1587 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölüm bakımından temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince.
Somut olayda; yukarıda açıklanan olgular değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın mal satmaya ve paraya ihtiyacı bulunduğuna dair dosyaya bir kanıtın yansımadığı, mirasbırakan ile davacı oğlu ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, davalı ...’nin alım gücünün bulunmadığı dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılmakla, temliklerin tamamının davacılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, muris muvazaasında amaç, tereke veya mirasçılardan mal kaçırmak olup kayıt malikinin mirasçı olması zorunlu değildir.
Hal böyle olunca, asıl davada 672 ada 300 parsel sayılı taşınmaz bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek 672 ada 300 parsel sayılı taşınmaz yönünde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki; Dairenin anılan bozma kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların payına isabet eden değerdir.
Öte yandan, taşınmazlarla ilgili davalarda vekalet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan değerdir.
Somut olayda, birleştirilen davanın 20.000,00 TL değer gösterilmek ve harçlandırılmak suretiyle açıldığı, yargılama sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmal edilmeden sonuca gidildiği anlaşılmış olup, bu durumda birleştirilen davada harcı tamamlanan 20.000,00 TL üzerinden davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken neye göre hesaplandığı belli olmayan miktar üzerinden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3660, K. 2021/43, 11 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama