KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/429 E., 2021/1182 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan Ömer'in, 505 ve 508 parsel sayılı taşınmazlarını 06.07.2007 tarihinde davalı oğlu Fatih'e ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, anılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında iptal ve tescile, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalı, bakım borcunu yerine getirdiğini, mirasbırakanın dava dışı taşınmazları bulunduğunu ve devrin mal kaçırma amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “... bakım borçlusunun temlik edenin oğlu olması, kendisine bakım koşuluyla temlik yapılmasına mani olmadığı gibi, aksine yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Ayrıca, miras bırakanın davalı oğlu ile aynı binada altlı-üstlü oturduğu, ölümünden evvel son 1-1,5 ayını bakıma muhtaç olarak geçirdiği, dinlenen tanıklar ve özellikle davalı tanığı olarak dinlenen dava dışı sağ kalan eş (tarafların annesi) Taliye'nin beyanı ile mirasbırakanın çocukları olan taraflar arasında ayrım yapmadığı, davacı kızı ile bir problemi olmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
O halde; değinilen bu somut olgular, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın davalıya ölünceye kadar bakım akti ile yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amacı taşımadığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uygun olarak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/429, K. 2021/1182, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama