İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/888 K.2021/1552

Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın davalı ... adına yapılan tescil işlemlerinin yolsuz olduğu gerekçesiyle resmi satış senedinde yer almayan 118 ada 7 ve 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar…

Esas2020/888Karar2021/1552Tarih17 Mart 2021Okuma4 dk · 817 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2020/888 E., 2021/1552 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın davalı ... adına yapılan tescil işlemlerinin yolsuz olduğu gerekçesiyle resmi satış senedinde yer almayan 118 ada 7 ve 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan asıl dava konusu 19 parça taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, tazminat istemlerinin ise tapu iptali ve tescile yönelik hüküm kurulduğu gerekçesiyle reddine ilişkin karar, Dairece özetle; davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu,

ne var ki 6100 sayılı HMK’nin 297/2. fıkrasına uygun hüküm kurulmadığı gibi vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hatalı hükmedildiği, davalı ... yönünden kurulan hükmün gerekçesiz olduğu, davacı ...’nin istemde bulunduğu taşınmazlar yönünden de inceleme ve araştırma yapılması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen karar davacı vekili, müdahil vekili ve davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakan ...’nun dava konusu 21 parça taşınmazdaki paylarının tamamının vekil tayin ettiği kardeşi davalı ... tarafından, mirasbırakanın ölümünden sonra diğer kardeşi davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiğini, vekil ile temlik alan davalıların mirasbırakanın ölümünden haberdar olup el ve işbirliği içinde bulunduklarını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa şimdilik 58.736,00 TL’nin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş;

aşamada, davaya asli müdahil olarak katılan mirasbırakanın eşi ... de, davacının dava konusu ettiği 21 parça taşınmazın yanında 135 ada 7 ve 118 ada 82 parsel sayılı taşınmazlarlarla ilgili olarak davacı ile aynı iddiaları ileri sürerek tapu iptali ile miras payı oranında adına tescilini, mümkün olmazsa şimdilik 15.000 TL taşınmaz bedelinin davalılar ... ve ...’dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı vekil ... ve temlik alan ..., kardeşleri mirasbırakanın son arzusunu yerine getirmek amacıyla usulünce verilmiş vekaletname ile dava konusu taşınmazların devri için tapu müdürlüğüne birlikte başvurduklarını ancak satış işlemleri tamamlanmadan mirasbırakanın öldüğünü, sürecin uzamasının tapu müdürlüğünün işleyişi ile ilgili olduğunu düşündüklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalılar, satış işlemlerinin usulünce gerçekleştirildiğini, tapu memurlarının vekil edenin ölü olup olmadığını araştırmak gibi bir yükümlülüklerinin bulunmadığını bu sebeple kendilerine kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı ... adına yapılan tescil işlemlerinin yolsuz olduğu gerekçesiyle resmi satış senedinde yer almayan 118 ada 7 ve 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan asıl dava konusu 19 parça taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, tazminat istemlerinin ise tapu iptali ve tescile yönelik hüküm kurulduğu gerekçesiyle reddine ilişkin karar, Dairece özetle; davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ne var ki 6100 sayılı HMK’nin 297/2. fıkrasına uygun hüküm kurulmadığı gibi vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hatalı hükmedildiği, davalı ... yönünden kurulan hükmün gerekçesiz olduğu,

davacı ...’nin istemde bulunduğu taşınmazlar yönünden de inceleme ve araştırma yapılması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; tarafların tüm delilleri toplanıp tetkik edildikten ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun(HUMK) 376. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 186.) maddesine göre son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin HUMK'nın 388. (HMK'nın 297.) maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu HUMK'nın 389. (HMK'nın 297.) maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.

Ne var ki, uygulamada HUMK'nın 381. maddesinin son fıkrasının (HMK'nın 294/4. maddesi) getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

İşte bu gibi hallerde HUMK'nın 389. (HMK'nın 297.) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren, tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ve usül kanunlarının yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

Somut olayda, mahkemece; kısa kararın 3. fıkrasında ‘’Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına‘’ şeklinde hüküm kurulduktan sonra, gerekçeli kararın 3. fıkrasında ‘’Asli müdahilin ... ili ... ilçesi ... köyü 135 ada 7 parsel ve 118 ada 82 parsellere yönelik talebinin reddine‘’ hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçeli karar ile ilgili tarafa borç yükleyen yeni bir hüküm kurulduğu ortadadır.

Hal böyle olunca, 10.04.1992 günlü ve 1992/7 esas-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların açıklanan nedenden ötürü yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/888, K. 2021/1552, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/888
Karar No
2021/1552
Tarih
17 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/889 K.2021/3192
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/889 K.2021/1139
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/890 K.2021/4002
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/891 K.2021/3187
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/892 K.2021/2988
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/892 K.2021/970

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.