KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/988 E., 2020/6768 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, çekişme konusu 73, 83, 113, 144, 292, 310, 375, 462, 594, 707 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babaları ... adına kayıtlı iken, 21.09.1980 tarihinde ölümü üzerine davalının, babalarından kalan taşınmazlarda intikal yaptırmak üzere kardeşleri ...'e vekalet verilmesini istediğini, kardeşlerine duydukları güvenle vekaletnameleri düzenleyerek verdiklerini, davalının, vekil ...'ün bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden faydalanıp kendisine duyulan güveni suistimal ederek hileli yollarla taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini,
adlarına intikal yapıldığı düşüncesiyle ve davalı kardeşlerine duyulan güven sebebiyle tapu kayıtlarını sorgulamadıklarını, tüm kardeşlerin 29.12.2010 tarihinde bir araya gelmeleri üzerine durumu öğrendiklerini, hileli yollarla iradelerinin fesada uğratıldığını, kendilerine bedel ödenmediğini ileri sürerek, payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunup, 594 parsel sayılı taşınmazı dava dışı 3. kişiden satın aldığını, davacılarla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer taşınmazları da bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...Bilindiği üzere; hak düşürücü süre kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece, davanın her aşamasında tarafların ileri sürmesine gerek kalmadan resen gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Diğer taraftan çekişmeli 594 parsel sayılı taşınmazın kadastro yoluyla Hazine adına tesbit ve tescil edildiği, satış yoluyla dava dışı ...'e geçtiği, ...'in 06.06.2005 tarihinde 90/287 payını davalıya, geri kalan payını ise dava dışı ...'a satış yoluyla devrettiği, davacıların ve miras bırakanlarının 594 parselde paylarının hiç olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, 594 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise öncelikle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının belirlenmesi, süresinde açılması halinde işin esasının incelenerek neticeye gidilmesi gerekirken doğrudan işin esası hakkında hüküm tesisi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece, “...toplanan deliller nazara alındığında temlikin iradi olduğu, davacıların iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla. Tetkik Hakimi ...’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/988, K. 2020/6768, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama