İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/10064 K.2022/5797

Taraflar arasında görülen, tapu iptali ve tescil istekli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...’ın davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin bozma öncesi verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine…

Esas2021/10064Karar2022/5797Tarih15 Eylül 2022Okuma12 dk · 2.322 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/10064 E., 2022/5797 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2022
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.322 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen, tapu iptali ve tescil istekli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...’ın davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin bozma öncesi verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in dava konusu kök 847 parselle ilgili davalı ... ve onun ölümüyle mirasçılarına karşı yönelttiği dava bakımından bozma öncesi verilen ret kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına,

davacı ...’in dava konusu kök 77 parsel sayılı taşınmazın imarı ile oluşan 6894 ada 3 parselle ilgili davası yönünden bozma öncesi verilen ret kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu kök 77 parselin imarı ile oluşan dava konusu 6891 ada 1, 6892 ada 1, 6893 ada 2, 6897 ada 1, 6898 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ...’in davalı ...’e yönelttiği davanın kabulü ile iptal tescile,

dava konusu kök 95 parselin imarı ile oluşan dava konusu 3903 ada 7 parseldeki 1-2-3-4 no’lu bağımsız bölümler ile 3903 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...’in davalı ...’e yönelttiği davanın kabulü ile iptal tescile dair verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla;

duruşma günü olarak saptanan 26/05/2022 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar ... v.d. vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.

Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, kök mirasbırakanları ...'ın kayden maliki olduğu 95 sayılı parseli davalı oğlu ...ye, 77 sayılı parseli davalı torunu ..'a satış suretiyle, 847 sayılı parseli ise davalı oğlu ...'ye bağış suretiyle devrettiğini, bilahare ...'nin anılan taşınmazı baldızı olan ve birlikte yaşadığı davalı ...'e sattığını, 95 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutulması ile 3093 ada 6, 7 ve 8 sayılı parsellerin, 77 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutulması ile 6891 ada 1 parsel, 6892 ada 1 parsel, 6893 ada 1 parsel, 6987 ada 1 parsel, 6898 ada 1 parsel ve 6894 ada 3 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu,

anılan devirlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, muvazaa olgusunun kök mirasbırakan Durkadın'ın dava dışı mirasçılarının açmış olduğu dava ile kanıtlandığını ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişler; aşamada, davacı ... davasından feragat etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ..., mirasbırakanın taşınmazlarını satarak geçindiğini, dava konusu 77 sayılı parseli bedelini ödeyerek mirasbırakandan temellük ettiğini, ayrıca davacı ...'e anılan parseldeki hakkını verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., mirasbırakan Durkadın'ın ekonomik durumu iyi olmadığı için taşınmazlarını sattığını, mirasbırakana kendisinin baktığını, devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yargılama sırasında ölen davalı ... mirasçıları, dava konusu 847 sayılı parselin kök mirasbırakan Durkadın'dan mirasbırakanları ...ye bağış suretiyle devredildiğini, bu nedenle muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini, tenkis talebi olsa bile zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., bir kısım davalıların mirasbırakanı ...'nin paraya ihtiyaç duyması nedeni ile çekişme konusu 847 sayılı parseli kendisine sattığını, kendisinin de alım gücünün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 25/09/2013 tarihli ve 2006/261 E. 2013/515 K. sayılı kararıyla, davacı ... bakımından davanın feragat nedeni ile, davacı ... yönünden ise muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1. TemyizYoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Bozma Kararı

Dairenin 04/05/2016 tarihli ve 2016/5317 E., 2016/5534 K. sayılı kararıyla; “...Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu 847 sayılı parselin muris tarafından davalı ...'ye bağış suretiyle temlik edildiği, bağış suretiyle yapılan temlikler geçerli işlemlerden olduğundan tapu iptali ve tescil istenemeyeceği, tenkis de istenilmediği gözetilerek bu parsel bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.

Davacı ...'in bu yöne değinen temyiz isteği yerinde değildir, reddine. Davacının öteki temyiz itirazlarına gelince;Çekişme konusu 77 sayılı parsel bakımından dava dışı mirasçılar Ümüşen, Nazmi, Şadiye, Keziban ve Emine tarafından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1006 E sayılı davasında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası sonucunda muris Durkdan'ın davalı ...'a yaptığı temlikin gerçek satış olduğu,

mal kaçırma kastı bulunmadığından reddine ilişkin karar, Dairenin 1994/925 E – 1994/2558 K sayılı ilamı ile muris muvazaası iddiasının kanıtlanmış olması nedeniyle davacıların miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerektiğine değinilerek bozulmuş, 95 sayılı parsel bakımından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/259 E sayılı dosyasında yapılan yargılamada ise muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle imar uygulaması sonucu oluşan 3903 ada 7 ve 8 sayılı parseller bakımından davanın kabulüne,

davalı ... tarafından 3. kişiye devredilen 3903 ada 6 sayılı parsel bakımından davanın reddine karar verilip Dairenin 1994/10929 E – 1994/5166 K sayılı kararı ile mal kaçırma kastının açıkça saptanarak davanın kısmen kabul edilmesinin doğru olduğu,

ancak imar uygulaması sonrası davalının payının ne oranda dava konusu taşınmazlara yansıdığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, anılan her iki bozma ilamından sonra tarafların anlaşıp davacıların feragat etmesi sonucu davaların reddine karar verilmiş ve böylece anılan dosyalarda dava konusu 77 ve 95 sayılı parseller bakımından muris muvazaasının varlığının kabul edilmiş olması karşısında bu dosyaların eldeki dava için güçlü delil olacağı kuşkusuzdur.

Ne var ki, dosya arasına alınan 20.09.1996 tarihli belgeden davacı ...'in dava konusu 77 sayılı parselin imar görmesi sonucu oluşan taşınmazlardan 6894 ada 3 sayılı parsel yönünden hakkını aldığını belirttiği ve sadece bu parsel yönünden feragatin varlığının kabul edilebileceği, imar sonucu oluşan 6891 ada 1 parsel, 6892 ada 1 parsel, 6893 ada 2 parsel, 6897 ada 1 parsel, 6898 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için bu yönde bir iradenin bulunmadığı açık olup mahkemece 20.09.1996 tarihli belge içeriği hatalı değerlendirilerek anılan tüm parseller için davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

Hâl böyle olunca, 77 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutularak oluşan 6891 ada 1 parsel, 6892 ada 1 parsel, 6893 ada 2 parsel, 6897 ada 1 parsel, 6898 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile 95 sayılı parselin imar görmesi ile oluşan 3903 ada 7 ve 8 sayılı parsellerde imar ve kurulan kat irtifakı sonucu muris Durkadın'dan davalılar Aynur ve Nuri'ye yapılan temlik nedeniyle isabet eden pay ve bağımsız bölümler yönünden davacı ...'in miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş;

bozma kararına karşı davacı ... ile davalı ...’un karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.

3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 04/07/2018 tarihli ve 2017/335 E., 2018/171 K. sayılı kararıyla; davacı ...’ın davasının feragat nedeniyle reddine ilişkin bozma öncesi verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in dava konusu kök 847 parselle ilgili davalı ... ve onun ölümüyle mirasçılarına karşı yönelttiği dava bakımından bozma öncesi verilen ret kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına,

davacı ...’in dava konusu kök 77 parsel sayılı taşınmazın imarı ile oluşan 6894 ada 3 parselle ilgili davası yönünden bozma öncesi verilen ret kararının kesinleştiği gerekçesiyle bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu kök 77 parselin imarı ile oluşan dava konusu 6891 ada 1, 6892 ada 1, 6893 ada 2, 6897 ada 1, 6898 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ...’in davalı ...’e yönelttiği davanın kabulü ile iptal tescile,

dava konusu kök 95 parselin imarı ile oluşan dava konusu 3903 ada 7 parseldeki 1-2-3-4 no’lu bağımsız bölümler ile 3903 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ...’in davalı ...’e yönelttiği davanın kabulü ile iptal tescile karar verilmiştir.

4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Temyiz Nedenleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusu 3903 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulmuş olup, davacıya her bir bağımsız bölümde 8.30/1062 pay verildiği ve 3903 ada 8 parsel sayılı taşınmaz 454 m2 olduğu halde bu parselde de davacıya 8.30/1062 pay verildiğini, bunun hatalı olduğunu, yani 3903 ada 8 parsel sayılı taşınmaz 454 m2 olduğu halde 1062 m2 üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığını,

öte yandan 3903 ada 7 parselde davacıya isabet edecek toplam pay 8.30/1062 olması gerekirken her bir bağımsız bölümde davacıya 8.30/1062 pay verilmesinin doğru olmadığını, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/792 Esas sayılı dosyasında 3903 ada 8 parsel sayılı taşınmazın % 30 unun belediyeden satın alındığı belli olmasına rağmen bu hususun gözardı edilmesinin doğru olmadığını, feragat eden davacı ...’ın, dilekçesinde tüm mirasçıların haklarını aldığını beyan ettiğini, davacının tüm haklarını aldığını, bunun aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini,

22/05/1997 ve 20/09/1996 tarihli belgelerdeki imzanın davacı ...’e ait olduğunun saptandığını, önceki açılan davalardaki bozma ilamlarının hükümsüz olduğunu, zira önceki davaların feragatle sonuçlanmış olup, eldeki dava açısından emsal teşkil etmeyeceğini, davalının dava konusu taşınmazları satın aldığını, davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, rayiç bedellerin fahiş hesaplandığını belirterek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

6. Gerekçe

6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

6.2. İlgili Hukuk

6.2.1. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

6.2.2. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. 6.3. Değerlendirme

6.3.1.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ın kayden maliki olduğu dava konusu 95 sayılı parseli 28.09.1972 tarihinde davalı oğlu ...ye, 77 sayılı parseli 28.06.1979 tarihinde davalı torunu ...r'a satış suretiyle, 847 parsel sayılı taşınmazı ise davalı oğlu ...'ye 09.09.1974 tarihinde bağış suretiyle devrettiği, bilahare ...'nin 847 sayılı parseli 16.06.1982 tarihinde diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, 77 sayılı parselin 10.07.1989 tarihinde imar uygulamasına tabi tutularak 6891 ada 1 parsel, 6892 ada 1 parsel, 6893 ada 1 parsel, 6897 ada 1 parsel,

6898 ada 1 parsel ve 6894 ada 3 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 6893 ada 1 sayılı parselin 01.11.1990 tarihli ifraz ile 6893 ada 2 ve 3 sayılı parsellere gittiği, bilahare 6893 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava dışı Elektrik Kurumu adına tescil edildiği, 6894 ada 3 sayılı parselde ise 10.09.1993 tarihinde kat irtifakı tesis edilip bağımsız bölüm kayıtlarının oluştuğu, 95 sayılı parselin 19.04.1985 tarihinde imar uygulaması görerek 3903 ada 6, 7 ve 8 sayılı parsellerin oluştuğu, 7 sayılı parselde 03.08.1988 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, 6 sayılı parselin 1987 yılında 3. kişiye devredildiği,

847 sayılı parselin 30.07.1990 tarihinde imar uygulamasına tabi tutularak 7905 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parseller ile 7906 ada 1 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, 7905 ada 2, 3, 4 ve 5 sayılı parsellerin 29.12.1997 tarihli tevhit ile 7905 ada 9 sayılı parsele gittiği ve anılan taşınmazda 29.08.2003 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, 7906 ada 1 sayılı parselin ise 24.10.1997 tarihinde dava dışı Muratpaşa Belediyesine bağış suretiyle devredildiği,

muris Durkadın'ın dava dışı mirasçıları .... ve ...'nin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1006 E sayılı dosyasında dava konusu 77 ve 95 sayılı parseller bakımından muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, 847 sayılı parsel bakımından ise tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli olarak dava açtıkları, aşamada 95 ve 847 parsel sayılı taşınmazlar bakımından tefrik kararı verilip ayrı esaslara kaydedildiği, 77 ve 95 sayılı parseller için yapılan yargılama ve Dairenin bozma ilamları doğrultusunda muris muvazaası iddiasının kanıtlandığının belirlendiği,

ancak tarafların anlaşması ve davacıların feragat etmeleri neticesinde davaların reddine karar verildiği, muris Durkadın'ın 10.10.1989 tarihinde öldüğü geriye davalı çocukları Nuri ve ... ile dava dışı çocukları Nazmi, Şadiye, Keziban, Emine, Nuri ve dava dışı Ümüşen ve davalı ...'nin mirasçıları ile kendisinden önce ölen oğlu Ömer'den olan torunu davalı ... ile yine kendisinden evvel ölen Ömer'in kızı Fatmana'dan olan torunları davacılar Nihal ve Osman'ın kaldığı anlaşılmaktadır.

6.3.2. Hemen belirtilmelidir ki, kararın (IV./2.) nolu paragrafında yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

6.3.3. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Kabul kapsamına alınan dava konusu taşınmazlarda pay hesabı yapılırken küsuratlı payların belirlenmiş olması doğru olmadığı gibi, karar ve ilam harcının da hangi değer üzerinden ve neye göre belirlendiğinin tespitine imkan bulunmaması da isabetsizdir.

6.3.4. Hal böyle olunca, lüzumu halinde yeniden bilirkişiden rapor alınmak suretiyle dava konusu taşınmazlarda davacı ...’in paylarına ilişkin olarak infaza elverişli şekilde hüküm kurulması, ayrıca davaya konu taşınmazlarda davacının payının dava tarihindeki rayiç bedeli üzerinden harca hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davalı ...’in değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10064, K. 2022/5797, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10064
Karar No
2022/5797
Tarih
15 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/10070 K.2022/12923
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/10077 K.2022/8857
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/10103 K.2022/7221
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/10106 K.2022/14381
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/10107 K.2022/10403
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/10118 K.2022/14594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.