KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/10305 E., 2022/1432 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli dava sonunda Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2021 tarihli 2020/174 Esas, 2021/277 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası ...’in maliki olduğu 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 24.09.2009 tarihinde mirasbırakan tarafından davalı ...’e satış yoluyla temlik edildiğini, mirasbırakanın işlem sırasında ehliyetsiz olduğunu, davalı ...’in de taşınmazı bilahare iyiniyetli olmayan diğer davalı ...’a muvazaalı şekilde devrettiğini ileri sürerek, dava konusu 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, kesin hüküm bulunduğunu, davalı ...’e yapılan ilk satışın geçerli olduğunu, diğer davalı ...’in de tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEMENİN KARARI
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporunda mirasbırakanın işlem tarihinde ehliyetsiz olduğunun belirtildiği, davalı ...’in de iktisabında iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davalılar vekili temyiz etmiştir. 2. Bozma Kararı
Dairenin 09/07/2020 tarihli ve 2017/3476 E., 2020/3642 K. sayılı ilamıyla; "... mirasbırakan ...’in ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabi olup davacı tarafından çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile terekeye döndürülmesi istenildiği halde, mirasbırakanın tüm mirasçılarının davada yer almaları sağlanmayıp, usulüne uygun taraf teşkili yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mirasbırakan ...’in dava dışı mirasçılarının bulunduğu gözetilerek davaya katılmayan mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/10/2021 tarihli 2020/174 Esas 2021/277 Karar sayılı kararıyla; tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların mirasbırakanı ...’in devir sırasında ehliyetinin olmaması nedeniyle davalı ...'e yapılan satışın geçersiz olduğu, davalı ...'in ise davacıların murisinin hasta olduğunu tarafların köylü olması nedeniyle bilmesi, ayrıca davalı ... ile de iş ortaklığı bulunması ve yapılan devrin dava sürecinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline ve mirasbırakan ... adına tesciline karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından Elbistan 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83E., 2012/996K. sayılı dava dosyası ile aynı istemle dava açıldığını ve Mahkemece davanın reddedilerek kesinleştiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı yapılan itirazın reddedilerek tek bir rapora dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, davalılardan Hüseyin Şağın’ın dava konusu taşınmazı iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişi konumunda bulunduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
6.Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescili isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Ehliyetsizlik: 4721 sayılı TMK′nin 9., 10., 13. ve 15. maddeleri.
6.2.2. 4721 sayılı TMK’nın 28/1. maddesinde; “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” düzenlemesine yer verilmiş olup tapu sicilinde yapılacak tescil, terkin ve düzeltim gibi işlemler, doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu hususların kendiliğinden göz önüne alınması gerekmektedir.
6.2.3. Kesin hüküm HMK'nın 303/1 maddesinde; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde tanımlanmıştır.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere (IV/2.) numaralı paragrafta yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmesine göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
6.3.2.
Diğer yandan, davacılar tarafından aynı istemle ... ......’e karşı açılan iptal tescil istemli davada Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/653 Esas ve 2010/1408 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, tapu iptali ve tescil istemli davaların kayıt maliki hasım gösterilerek açılması gerektiği, davanın tarafının ıslah yoluyla dahi değiştirilemeyeceği, kayıt maliki 3.kişinin davaya dahil edilerek hakkında hüküm kurulması imkanının bulunmadığı,
davalı adına yapılan tebligat bila tebliğ iade olmuş ise de, bu haliyle taraf teşkilini sağlamanın neticeye etkili olmayacağı gerekçesiyle açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği, bu durumda dava konusu aynı ise de tarafları sebebiyle ve sonucu itibariyle usulden reddedilen ilk davanın ikinci dava için kesin hüküm oluşturmayacağında kuşku yoktur.
6.3.3. Mahkemece tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ...’e ait veraset ilamındaki mirasçıların miras payları oranında adlarına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü kişi ... adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir. 6.3.4. Anılan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10305, K. 2022/1432, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama