İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1480 K.2022/804

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istekli dava sonunda verilen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11/02/2021 tarihli 2019/31 Esas 2021/257 Karar sayılı kararı davalı vekili…

Esas2021/1480Karar2022/804Tarih7 Şubat 2022Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/1480 E., 2022/804 K.·Mahkemesi : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2022
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL - İTİRAZIN İPTALİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istekli dava sonunda verilen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11/02/2021 tarihli 2019/31 Esas 2021/257 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 07.02.2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, eski müvekkili olan dava dışı ... ile plastik işi üzerine İran’da bir şirket kurduklarını, şirket kurulurken dava dışı ...’nin ödemesi gereken sermayeyi de kendisinin ödediğini, dava dışı ...’nin kardeşi olan dava dışı Necmi Demirci’ye ait iken, borç nedeniyle icra takibi neticesinde dava dışı bankaya geçen dava konusu 559 ada 4 parselde kayıtlı 2 no’lu dükkanın, dava dışı ... tarafından bankadan geri alınmak istendiğini, bu hususta kendisinden borç para istediğini, İran’daki şirket işi nedeniyle adı geçene güvendiğini ve söz konusu dükkanın teminat amaçlı olarak kendisi üzerine olması kaydı ile bunu kabul ettiğini,

dava dışı ... ile aralarında 25/02/2016 tarihli iki adet protokol yaptıklarını, anılan dükkanın bedelinin kendisi tarafından ödenip, kaydının da üzerine tescil edileceği kararlaştırılmış iken, bilahare tekrar protokol yapıldığını ve iki kez tapu masrafı ödenmemesi için taşınmazın dava dışı ...’ın göstereceği bir yakını üzerine yapılmasını, ödediği bedel iade edilmez ise taşınmazın kendisine devredilmesini kararlaştırdıklarını,

bu doğrultuda 30/05/2016 tarihinde taşınmazın alım bedeli olan 350.175,00 TL’yi dava dışı ...’ın dava dışı kardeşi Necmi’nin kayınpederi olan davalı ...’ya banka kanalıyla havale ettiğini ve davalının da bu para ile dava konusu dükkanın tapu kaydını üzerine aldığını, ancak taşınmazın alım bedeli için gönderdiği paranın kendisine ödenmemesi üzerine davalı ... hakkında Erzincan İcra Müdürlüğünün 2017/1782 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, taşınmazın alım bedelinin kendisi tarafından ödendiğinin banka dekontu ve protokolle sabit olduğunu,

tapu kaydı her ne kadar davalı üzerine yapılmış ise de alım işleminin kendisi tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu ileri sürerek, dava konusu 559 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 no’lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu da olmazsa Erzincan İcra Müdürlüğünün 2017/1782 Esas sayılı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, toplam alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, davacının hem ilamsız icra takibi yapıp, hem de eldeki dava ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya borçlu olmadığını, davacı ile aralarında alacak borç ilişkisi bulunmadığını, dava dışı ... ile ailesinin kendisine 240-250.000 TL civarında borçlu olduklarını ve bu borca karşılık dava konusu dükkanın verilmesinin önerildiğini, taşınmazın banka tarafından 350.000 TL bedelle satışa çıkarıldığını, alacağı miktar düşüldükten sonra üste 100.000 TL daha verip dükkanı almayı kabul ettiğini,

dava konusu taşınmazın bankadan alınabilmesi için dava dışı bir kuyumcu tarafından dava dışı ... adına davacının hesabına 100.000 TL yatırıldığını, taşınmazın alınabilmesi için yine davacının banka hesabına dava dışı ... ile yakınları tarafından paralar yatırıldığını, davacı tarafından kendisine gönderilen paranın davacının parası olmayıp, dava dışı ... ve yakınları tarafından yatırılan paralar olup, dava dışı ...’dan alacaklı olması nedeniyle alacağına karşılık davacı tarafından 350.000 TL’ nin gönderildiğini, davacının dayandığı protokollerde taraf olmadığını, imzası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen protokolün inançlı işlem olarak nitelendirilemeyeceği gibi, davalıyı da bağlamayacağı, inançlı işlem iddiasının usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı tarafından satın alınabilmesi için davacı tarafından davalıya banka kanalıyla gönderilen 350.175,00 TL’nin, davalı tarafından davacıya iade edildiğinin ispat edilemediği,

davalının, davacıya bu miktarda borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının terditli olarak ileri sürdüğü itirazın iptali talebinin kabulü ile icra takibinin devamına, eldeki davada öncelikli talebin iptal tescil olması ve alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2.İstinaf Nedenleri 2.1. Davacı vekili istinaf itirazlarında

İcra inkar tazminatının reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davaları bakımından icra inkar tazminatının iki koşulu olup, birincisinin alacaklının/ borçlunun icra dosyasında haksız ve kötüniyetli olması,

ikincisinin takibe konu alacağın likit olması olduğunu, eldeki davada davacının ilk talebinin iptal tescil olması nedeniyle bu gerekçeyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, icra inkar tazminatı için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekmediğini, alacağın yargılamayı gerektirdiği şeklindeki gerekçenin de yerinde olmadığını, çünkü alacağın, banka dekontuyla kesin şekilde ispatlandığını, davalının ise bu bedeli davacıya ödediğine dair tek bir delil sunmadığını belirterek, kararın icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasını ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.2. Davalı vekili istinaf itirazlarında

İtirazın iptali ile takibin devamına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının tarafı olmadığı protokoller gereği borç altına sokulduğunu, davalının hesabına davacı tarafından gönderilen paranın, davacıya değil, dava dışı ...

Demirciye ait olup, ...’ın da davalıya borçlu olduğunu, davacının hesabındaki paranın, dava dışı ... ve akrabaları tarafından yatırılan paralar olduğunu, bu paraların davacının hesabına hangi amaçla yattığının mahkemece irdelenmediğini, alacağın dava tarihi itibarıyla muaccel hale de gelmediğini, davacının icra takibinden önce taşınmazın adına tescili için bir ihtarname göndermediğini, makul süre vermediğini, doğrudan icra takibine giriştiğini, bu nedenle davalının icra takibine itirazında haklı olduğunu, davacı tarafından dayanılan protokollerin davalı ile ilgisi olmadığını,

bir an için protokolün davalıyı da bağladığı kabul edilse dahi dava konusu taşınmazın davacıya devredilebilmesi için dava dışı ...’nin muvafakatı gerektiğini, çünkü muvafakat

almadan taşınmazı davacıya devretse bu kez de dava dışı ...’ın talepte bulunabileceğini, davacının ancak dava dışı ...’den talepte bulunabileceğini, kaldı ki davacının adı geçene karşı Erzincan 1. İcra Müdürlüğünün 2018/1086 Esas sayılı dosyası üzerinden 510.000 TL miktarlı icra takibi de yaptığını, alacağın ihtilaflı olması nedeniyle davalının taraflardan birine ödeme yapmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacının banka hesabına dava dışı kişiler tarafından toplamda 239.000 TL para yatırıldığının açık olup, geri kalan kısmın da dava dışı ... tarafından davacıya elden ödendiğini,

tanık olarak dinlenen ...’ın beyanlarıyla bu hususun ispatlandığını, söz konusu tutarın davacının hesabında dava dışı ... tarafından peyderpey yatırıldığını, yani davacı tarafından banka kanalıyla gönderilen paranın davacıya ait bir para olmadığını, davacı tanığının beyanıyla da aslında davalının davacıya bir borcu olmadığının kanıtlandığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına yönelik kararın kaldırılmasını, iptal tescil isteğinin reddine ilişkin kararın onanmasını istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 11/02/2021 tarih 2019/31 Esas 2021/257 Karar sayılı kararıyla; tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine yönelik kararın istinaf edilmeyip, itirazın iptaline yönelik hükmün taraflarca istinaf edildiği, davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan inanç sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya banka kanalıyla 350.175,00 TL gönderildiği ve davalının dava konusu taşınmazı bu şekilde edindiği, sözkonusu paranın davacıya iade edildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı,

bu paranın dava dışı ...’ın davalıya olan borcuna karşılık davacı tarafından gönderildiğine ilişkin savunmanın da usulünce ispatlanamadığı, inanç sözleşmesi gereğince bu paranın davacıya iadesinin gerektiği hususları gözetildiğinde, itirazın iptaline karar verilmesinin doğru olduğu,

ancak, takibe konu alacağın likit olması ve davalı tarafından icra takibine haksız şekilde itiraz edilmiş olması karşısında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddi, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı yönünden davanın kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmuş.

HMK’nin 353/1-b-1. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri

İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dayandığı protokolde davalının imzası bulunmayıp, davalının tarafı olmadığı bir protokol uyarınca borç altına sokulduğunu, davalının, dava konusu taşınmazı alacağına karşılık ve iyiniyetle satın aldığını, davacı tarafça, davalının hesabına gönderilen paranın aslında davacının parası olmayıp, dava dışı ...’a ait para olduğunu ve davalının da dava dışı ...’dan alacaklı olması nedeniyle söz konusu paranın davacı tarafından gönderildiğini, bu paranın dava dışı ... ve ailesi tarafından, taşınmazın alınması için yatırılan para olduğunu,

davalının alacağına karşılık dava konusu taşınmazı aldığını, bu taşınmazı davacıya iade etmesi gerektiği yönünde bir taahhüdü bulunmadığını, kaldı ki, alacağın da muaccel olmadığını, davacının, taşınmazın iadesi yönünde bir ihtar göndermediğini, makul süre vermediğini, doğrudan girişilen icra takibine itiraz etmekte davalının haklı olduğunu, davacı ile dava dışı kişi arasındaki sözleşmeden davalının haberi olmadığını, icra takibinin ekinde de sözleşmenin olmadığını, dava ile sözleşmeden haberdar olunduğunu, davalının dava konusu taşınmazın,

alacağına karşılık kendisine devredildiğini ve söz konusu paranın da dava dışı ...’ın davalıya olan borcuna mahsuben gönderildiğini zannettiğini, aksi halde taşınmazı davacıya iade etse bu kez de dava dışı

...’ın davalıdan talepte bulunabileceğini, davacının borç verdiğini iddia ettiği dava dışı ...’a karşı dava açması gerektiğini, zaten davacının adı geçene karşı 510.000 TL tutarlı bir icra takibi de yaptığını, alacağın ihtilaflı olduğunun açık olup, davalının, davacıya hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, banka dekontunda dükkan alımı için ifadesinin yazılı olup, borç olarak gönderildiğine dair bir ifade yer almadığını, davacının hesabına dava dışı ... ve yakınları tarafından toplamda 239.000 TL para yatırıldığını, geri kalan meblağın da davacıya dava dışı Gökhan tarafından elden verildiğini,

davacının davalıdan alacağı bulunmadığının tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının kabulüne yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, likit olmayan bir alacakla ilgili olarak icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, dayanılan protokollere göre, taşınmazın alımı için ödenen paranın 298.300 TL’lik kısmının dava dışı ...’a ait olduğunun anlaşıldığını belirterek, itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı ödenmesi yönündeki kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir.

Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.

Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.

Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.

İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. (818 s. Borçlar Kanunu 818 s. Borçlar Kanununun (BK). m.; 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 97. m.) Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nin 26 ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.

Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz.

05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur. Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir. Şayet, delil başlangıcı sayılacak böylesi bir olgu da bulunmuyor ise iddia sahibinin son başvuracağı delilin karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da şüphesizdir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle davacı tarafça dayanılan 25/02/2016 tarihli hesaplaşma ile 25/02/2016 tarihli protokolde taraf olmayan davalı ... yönünden inançlı işlemin varlığına ilişkin bir belge olduğundan söz edilemez ise de, 30/05/2016 tarihli dekont gereğince, davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 17.879,70-TL bakiye onama harcının davalıdan alınmasına, 07/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/1480, K. 2022/804, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1480
Karar No
2022/804
Tarih
7 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/1483 K.2022/837
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1483 K.2022/1215
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/1486 K.2022/3467
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/1489 K.2022/667
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1489 K.2022/977
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1490 K.2022/871

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.