KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/1483 E., 2021/2640 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 468 ada 1 parsel sayılı taşınmazının davalı Belediyeye bağış suretiyle temlik edildiğini, temlik işlemini gerçekleştiren şirket yetkilisi ...’ın şirket ana sözleşmesinde belirtilen işler dışında işlem yapmaya ehil olmadığını, bağış işleminin tüm ortakların oy birliğini gerektiren olağanüstü işlerden olduğunu, bu sebeple temsilcinin yaptığı işlemin batıl olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazın talepleri doğrultusunda İmar Kanunu’nun 16. maddesi gereği belediye encümen kararı ile işlem gördüğünü, bağış işleminin bu kararın bir parçası olduğunu, şirket temsilcisinin yetkisi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, şirket temsilcisinin gerçekleştirdiği işlemin yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece; “...dava konusu 468 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisini oluşturan 32517 m2 miktarlı 102 ada 8 parsel sayılı taşınmazın encümen kararı doğrultusunda İmar Kanunu’nun 16. maddesi gereğince parselasyon yapılarak, 468 ada 1 parsel numarası verilen 4282 m2’lik kısmının sosyal ve kültürel tesis alanı olarak ayrıldığı, ana taşınmazın diğer bölümlerinin ayrı parsel numaraları ile davacı şirket adına tescil edildiği, temlikin ivazsız bir hibe olmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, TTK'nun 408/2-f maddesinde şirket genel kurulunun devredilemez görevleri ve yetkileri arasında sayılan taşınmaz satışlarının "önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına" ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu sosyal ve kültürel alanda kalan ve encümen kararı gereği belediyeye bedelsiz devri gereken kısım olması nedeniyle anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilemeyeceği, şirket temsilcisinin de imza sirküleri gereği bu işlemde yetkili olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabule karar verilmesi doğru değildir.‘’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/1483, K. 2021/2640, 28 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama