İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1852 K.2021/6126

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine,diğer davalılar yönünden ise esastan reddine, birleştirilen…

Esas2021/1852Karar2021/6126Tarih27 Ekim 2021Okuma7 dk · 1.321 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/1852 E., 2021/6126 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Ekim 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.321 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine,diğer davalılar yönünden ise esastan reddine, birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl davada davacı, mirasbırakan babası ...’un 91,92,127 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının tamamı ile ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...’a, ... parsel sayılı taşınmazını ise davalı yeğeni ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, ...’nın da ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile ... parsel sayılı taşınmazın ½ payını davalı kardeşi ...’a devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına payları oranında tescile karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen davada davacı, ...’nın mirasbırakandan temlik aldığı ... parsel sayılı taşınmazdaki payını eski eşi olan davalı ...’e, ...’ün de davalı ...’a devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına payları oranında tescile karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davasını atiye terk ettiğini bildirmiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., mirasbırakanın 2001 yılından itibaren bir çok kişiye kefil olduğunu, asıl borçlular borçlarını ödemeyince yıllar içinde mirasbırakanın borçlu duruma düştüğünü ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, bu dönemde taşınmazlar üçüncü kişilere gitmesin diye mirabırakanın borçlarını ödediğini, ayrıca, 140.000,00 TL bedelle taşınmazları satın aldığını, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da bedeli karşılığı kardeşi ...’ye sattığını, mirasbırakanın tüm mirasçıları ile arasının iyi olup mal kaçırmasını gerektiren bir durum bulunmadığını; asıl ve birleştirilen davada davalı ..., mirasbırakana ait bir kısım borcun tarafından ödenmesi nedeniyle devirlerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asıl davada davalı ..., taşınmazı 81.000,00 TL bedelle satın aldığını, mirasbırakanın 6.000,00 TL borcu düşüldükten sonra kalan satış bedelinin nakit olarak mirasbırakana ödediğini, devirden itibaren taşınmazı kullandığı belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalı ..., ...'nın eski eşi olduğunu, ...’nın ... parsel sayılı taşınmazdaki payını boşanma tazminatı olarak kendisine devrettiğini, kendisinin de taşınmazdaki payını 160.000,00 TL bedelle davalı ...’a sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki beyanlarında işlemin gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı ...’ye yapılan temlikin gerçek satış olduğu,mirasbırakanın diğer taşınmazlarını ise borçlarını ödeyebilmek için bedel karşılığında oğlu ...’ya devrettiği, temliklerdeki amacın mal kaçırmak olmadığı, ... parsel sayılı taşınmazın ise ... adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle ... parsel sayılı taşınmaz yönünden asıl davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine, birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden.

1936 doğumlu mirasbırakan ...’un 26.12.2014 tarihinde ölümü üzerine davacı kızı ..., davalı oğulları ... ve ... ile dava dışı eşi ...’nin mirasçı kaldıkları, ...’nin yargılama aşamasında 27.01.2019 tarihinde öldüğü, mirasbırakan ...’un maliki olduğu dava konusu ... parsel sayılı taşınmazı ile ... parsel sayılı taşınmazdaki ½ payının tamamını 10.05.2002 tarihinde, ... parsel sayılı taşınmazı ile ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki 1/5 ‘er paylarını ve ... parsel sayılı taşınmazdaki 7000/34200 payının tamamını 01.03.2011 tarihinde davalı oğlu ...’ya,

... parsel sayılı taşınmazını 01.03.2011 tarihinde davalı yeğeni ...’a satış yoluyla temlik ettiği, ... parsel sayılı taşınmazdaki payın ...tarafından 02.05.2014 tarihinde eski eşi olan birleştirilen dava davalısı ...’a, ... tarafından da 15.03.2016 tarihinde birleştirilen dava davalısı ...’a satış yoluyla devredildiği, ...’nın mirasbırakandan temlik aldığı ... parsel sayılı taşınmazın ½ payını üzerinde bırakarak kalan ½ payı ile ... ve ... parsel sayılı taşınmazları 12.08.2014 tarihinde kardeşi olan diğer davalı ...’ye satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların mirasbırakanın tüm mal varlığını oluşturduğu, mirasbırakanın değişik tarihlerde taşınmazlarını davalı iki oğlu ve yeğeni ...’ye temlik ederek mal varlıklarını elden çıkardığı, davalılar ... ve ... savunmalarında mirasbırakanın borçlarını ödediklerini bildirmiş iseler de, ödenen borç tutarları ile taşınmazların gerçek değerleri karşılaştırıldığında bu savunmaya itibar edilemeyeceği,

davalı ...’nin temlik aldığı ... parsel sayılı taşınmaz için ödediğini beyan ettiği tutar ile bilirkişilerce taşınmazın temlik tarihindeki belirlenen değeri arasında aşırı fark bulunduğu ve ...’nin taraflar arasındaki ilişkileri bilebilecek durumda olduğu, davalı tanıklarından mirasbırakanın eşi ve tarafların annesi ...’nin “ davalılar taşınmazları üzerine alırken bizim bir kız kardeşimiz var, biz onun gönlünü de yaparız dediler” şeklindeki beyanı da göz önüne alındığında temliklerin mirasbırakanın tek kız çocuğu olan davacı ...’den mal kaçırma amacıyla yapıldığı sonucuna varılmaktadır.

Hâl böyle olunca; asıl dava yönünden davalılar adına kayıtlı olmayan ... parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlar için davanın kabulüne karar karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371/1-a maddesi uyarınca ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 HMK'nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.10.2021 tarihinde kesin olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Asıl ve birleştirilen davalar muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince asıl davada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın usulden, diğer taşınmazlar yönünden davanın esastan reddine, birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince davacının istinaf isteği esastan reddedilmiş, davacının asıl dava yönünden hükmü temyiz etmesi üzerine Dairenin sayın çoğunluğu tarafından, ... parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar yönünden temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

Hemen belirtmek gerekir ki, mirasbırakanın oğlu olan davalı ...'ya yapılan temlikin muvazaalı olduğu, ondan bir kısım taşınmazlar ve taşınmaz payı alan ...'nin de mirasbırakanın oğlu olması nedeniyle durumu bilen kişi konumunda olduğu gözetilerek anılan kişiler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde sayın çoğunluk ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Ancak, davalı ...'a yapılan temlikin muvazaalı olduğu iddiasının ispatlandığını söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Zira; davalının sosyo-ekonomik durumunun taşınmaz alabilmeye uygun olduğu, mirasbırakanın bu temlikten önce lehine mal kaçırdığı oğlu varken, onu da kapsayacak şekilde muvazaalı işlem yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bir kısım davalı tanıklarının ...'ye yapılan satış işlemini doğrulayan beyanları gözetildiğinde ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ...'ye yapılan satış işleminin gerçek olduğu sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davalı ... yönünden davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunduğundan hükmün onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/1852, K. 2021/6126, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -karar-
  4. -karşı Oy-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1852
Karar No
2021/6126
Tarih
27 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/1852 K.2021/16151
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/1852 K.2021/12538
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1853 K.2021/7228
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/1853 K.2021/12539
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/1854 K.2021/16143
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1854 K.2021/6511

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.