KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/2029 E., 2021/4357 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, babası ...'ın, mirasbırakan ...'dan intikal eden 103 ada 76 ile 104 ada 26 ve 23 parsel sayılı taşınmazların miras payları oranında adlarına intikali ve doğrudan gelir desteği alımları için davalıyı vekil olarak tayin ettiğini, ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanarak intikal işlemini yaptırdıktan sonra taşınmazları önce dava dışı üçüncü şahıslara sattığını, sonra da kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların ilk satış tarihindeki bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece, “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı yukarıda değinilen ilkeler ışığında hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle dava konusu taşınmazlardaki davacının murisi İhsan adına kayıtlı payları önce dava dışı şahıslar adına devrettiği, daha sonra tekrar bu taşınmazların devrini üzerine aldığı,
bu hususun özellikle dava dışı mirasçılar tarafından aynı taşınmazlarla ilgili olarak davalı aleyhine vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davada da tespit edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği, eldeki temyize konu dosya yönünden de güçlü delil oluşturduğu hususlarında kuşku bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı vekilinin işin esasına yönelik yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine.
Ne var ki, Mahkemece hüküm fıkrasında "davacının miras payı oranında" ifadesiyle yetinilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi isabetsiz ise; de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "taşınmazların tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" cümlesi çıkarılarak yerine; "taşınmazların kök muris ...'ın veraset ilamındaki davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2029, K. 2021/4357, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama