İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/2872 K.2021/4054

Taraflar arasında görülen dava kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil bu mümkün olmaz ise alacak talebine ilişkindir.

Esas2021/2872Karar2021/4054Tarih15 Eylül 2021Okuma5 dk · 1.052 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/2872 E., 2021/4054 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2021
Davacılar
... V.D.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.052 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil bu mümkün olmaz ise alacak talebine ilişkindir.

Davacı ... ve arkadaşları, 1426 parsel sayılı taşınmazın 6.904.00 metrekarelik kısmının adlarına kayıtlı bitişikte bulunan 206 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu babaları ... ...’den geldiğini, bağışa ya da satıma konu edilmediğini, terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının 6.904.00 metrekarelik kısmının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini mümkün olmaz ise mahkemece tespit edilecek arsa bedeline yönelik alacağa hükmedilmesini istemişlerdir.

Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın 13.10.2006 tarihinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredildiğini, malik olmadıklarını husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ..., dava konusu taşınmazın Başakşehir Belediye Başkanlığı sınırlarında kaldığını belirterek aleyhlerine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı TOKİ, ... ile aralarında imzalanan 01.11.2005 tarihli protokol ile 24.02.2006 tarihli ek protokol hükümleri kapsamında belediye ve diğer davalı ...’ün Küçükçekmece Kadastro Mahkemesinde görülen 1990/35 Esas sayılı davada davalı Hazine lehine feragat ettiklerini bunun üzerine dava konusu parselin Hazine tarafından 13.10.2006 tarihinde kendilerine devredildiğini, imar uygulamaları ile 1426 parselin muhtelif imar parsellerine tahsis yapılarak şuyulandırıldığını, Toki’nin tapudaki kayda güvenerek iyi niyetle taşınmazın mülkiyetini iktisap eden 3. Şahıs konumunda olduğunu, tapu iptal ve tescil talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacıların dava konusu taşınmazın tespitine itiraz etmedikleri, davalı kardeşleri ... ... tarafından açılan tespite itiraz davasına müdahil olmadıkları, dava konusu taşınmazın babaları ... ...’den kaldığını ispatlayamadıkları ve davacıların Hazineye karşı açtıkları davayı atiye bıraktıkları gerekçesi ile Hazineye karşı açılan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, TOKİ ve Belediyeye karşı açılan davanın husumet yokluğundan; davalı ...’e karşı açılan davanın esastan olmak üzere ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi gereği görüşüldü.

Dosyadaki kadastro tutanak suretleri ile tapu kaydından Kadastro sonucu Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesi çalışma alanında bulunan 1426 parsel sayılı 258.150.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak ve fundalık vasfıyla davalı Hazine adına tespit edildiği daha sonra Kadastro Mahkemesinin 1990/35 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda Hazine aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek kararın temyiz edilmeksizin 16.03.2006 tarihinde kesinleştiği bunun sonucunda hükmen Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Dosyadaki veraset ilamından davacılar ile davalı ...’in miras bırakanı 1332 doğumlu ... ...’ün 13.11.2002 yılında vefat ettiği geriye mirasçı olarak davacı çocukları; ... ile davalı ...’ün kaldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafın delil olarak dayandığı, dava konusu edilen bölüme sınır komşusu olan 206 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında miras bırakan ... ... adına tespit ve tescil edildiği daha sonra 25.08.1982 tarihinde tapuda kayden oğlu ... ...’e satılarak mülkiyetinin devredildiği, ... Ömüründe bu yerin 1/3 payını 23.08.2001 tarihinde ... ...’e, 2/3 payını ... ...’a devrettiği, davacılar tarafından bu satım işleminin muvazaalı olduğu iddiası ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları dava kabul edilerek ... adına olan tapu kaydı iptal edilerek 206 parsel sayılı taşınmaz ... ... mirasçıları adlarına miras payları oranında tescil edilmiştir.

Terditli davada, davacı iki ayrı talepte bulunur; ancak, bu talepleri terditli (kademeli) olarak ileri sürer. Yani, taleplerden biri asıl, ikincisi yardımcı (terditli) taleptir. Davacı ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister. Davacıların ilk talebi kadastro tespitinde malik oldukları 206 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksik kalan kısmın 1426 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı iddia olunan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescil edilmesi olup, dava konusu taşınmazın mirasçılar dışında terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan davalı Hazine ve dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Emlak Gayrimenkul A.Ş. adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmelidir ki ileri sürülen isteğin niteliği itibarıyla davada elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu ve davanın tereke adına görülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bilindiği üzere elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.

4721 sayılı TMK’nın 701 ila 703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Elbirliği halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.

1- Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin tapu iptali ve tescil istemi hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; Somut olayda tüm mirasçılar davada davacı ve davalı sıfatıyla yer almışlarsa da, iptali istenen dava konusu taşınmaz mirasçı sıfatını taşımayan Hazine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Emlak Gayrimenkul A.Ş adına kayıtlı olduğundan, davacıların kendi miras payları oranında davayı açmaları davanın kabulü halinde kalan payın davada davalı sıfatıyla yer alan diğer mirasçı ... ... üzerinde bırakılması sonucunu doğurmayacaktır.

O halde eldeki davanın mirasçılar arasında görülen bir dava olarak kabul edilmesine ve pay oranında istekle açılabileceği kuralının uygulanmasına yasal olanak yoktur.

Hal böyle olunca, tereke adına açılması gerekirken davacıların payına yönelik olarak açılan eldeki davanın görülebilirlik koşulunu taşımadığı gözetilerek açılan davanın aktif dava ehliyetinden reddine karar verilmesi gerekirken davalı ...

Belediyesi ve Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine davalı Hazine aleyhine açılan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi isabetsiz ise de ret kararı sonucu itibarı ile yerinde olduğundan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, gerekçesi yukarıda açıklanan şekilde düzeltilerek hüküm fıkrasının 1 ve 2. bendi çıkartılarak yerine "davalı Hazine, TOKİ ve Küçükçekmece Belediyesi aleyhine açılan davanın aktif dava ehliyetinden usulden reddine" kelimelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- Davacıların tazminat talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; HMK’nın 297. maddesinde öngörüldüğü üzere, kararın hüküm sonucu kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ne var ki Mahkemece, verilen kararın hüküm fıkrasında, davacıların alacak talebi hakkında hüküm kurulmadığı gibi, hükmün gerekçesi incelendiğinde, davacının tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olarak gerekçe gösterildiği halde, alacak istemine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece davacı tarafın bedel talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaması da isabetsizdir.

Hal böyle olunca, davanın terditli olarak açılmasına ve mülkiyete yönelik davanın reddine karar verilmesine rağmen, davacıların tazminat istemi değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz karar harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

15/09/2021 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2872, K. 2021/4054, 15 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2872
Karar No
2021/4054
Tarih
15 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/2872 K.2021/9830
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/2873 K.2021/10264
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/2873 K.2021/3950
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/2874 K.2021/1067
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/2874 K.2021/9628
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/2874 K.2021/7543

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.