KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/3446 E., 2021/7680 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma
Dava, yolsuz tescile dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı ..., ... İlçesi ...
Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazineye ait veya sahipsiz taşınmazların yasal koşullar oluşmadan köyde yaşamayan, yıllar önce ölmüş veya köyü terk etmiş paravan kişilerin adına tespit edildiğini daha sonra ilgili kişilerden satın alınmış gibi taşınmazların menfaat ilişkileri olan şahıslar adına tescil edilmeleri nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinde ilgili kişiler aleyhine ceza dosyası açıldığını, tapu ve kadastro müfettişleri tarafından bu konu hakkında hazırlanan raporda, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için, tespitin yolsuz tescil niteliğinde olabileceği, zilyetlik devir senedinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı,
zilyetlik kazanım şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması için tapu iptal ve tescil davasının açılmasının gerektiği, vergi kayıt maliki ile tespit maliki arasındaki akrabalık bağının ne olduğunun belli olmadığını, ...’ın nüfus kaydına ulaşılamadığını, bu kişinin sağ olup olmadığı, ... da yaşayıp yaşamadığı, yaşamış ise ne zaman ayrıldığının belirlenemediğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Dosya kapsamından dava konusu edilen ... ada ... parsel sayılı 402.98 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1937 tarih 1949 sıra nolu vergi kaydında ... adına kayıtlı olduğu 1960 yılında prika olarak ... oğlu ...’ya verildiği ve zilyetliğinin devir edildiği halen bu şahsın zilyet olduğu belirtilerek tespitinin yapıldığı daha sonra 13.07.2014 yılında tapuda davalı ...’a satılarak kaydın devir edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ..., dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra 13.07.2014 tarihinde satın aldığını, tapu kaydının aleni olduğunu, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığını, iyi niyetinin yasaca korunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince TMK’nun 1023 maddesi gereğince tapu kütüğündeki tescile güvenerek iyi niyetle mülkiyeti kazanan davalının bu kazanımın korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine vekalet ücreti yönünden kabulüne mahkeme kararının kaldırılarak vekalet ücreti düzeltmek suretiyle davanın reddine davalı taraf lehine dava konusu taşınmazın tespit edilen değeri üzerinden hesap edilen 5.669.33 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Karar, davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Mahkemece, Hazinenin açtığı tapu iptal ve tescil davasının, tapu kütüğündeki tescile güvenerek iyi niyetle mülkiyeti kazanan davalının bu kazanımın korunması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Dava konusu taşınmaz vergi kaydı, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik nedeniyle tespit gördüğü halde dayanak vergi kaydı mahkemece yöntemince uygulanıp taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş ise de bir an vergi kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilse dahi zilyetlik ile birleşmeyen vergi kaydının hukuki değer taşımayacağı kuşkusuzdur.
Dosya içerisinde bulunan çekişmeli taşınmaza ait fotoğraflardan taşınmazın tamamının sık doğal bitki örtüsü ile kaplı olduğu, imar-ihya faaliyetinde bulunulmadığı ve taşınmazın sınırlarının belirgin olmadığı anlaşılmaktadır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından çekişmeli taşınmazın vergi kaydı maliki tarafından 1970 li yıllara kadar kullanıldığı ancak daha sonra köyü terk ettiği o tarihten sonra taşınmazın kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Jeodezi ve Fotoğrametri uzmanı bilirkişisinin taşınmazın imar ve ihyasının 1973 tarihinden önce olduğuna yönelik tespiti ile ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın orta düzeyde taşlılık problemi bulunduğu, %20 civarında taşıl olduğu, yoğun bir şekilde rüzgâr erozyonuna maruz kaldığı, uzun yıllardır işlenmemiş olması nedeniyle toprak sertliği bulunduğu, işlemeli tarıma uygun olmadığına ilişkin tespitleri de bu hususu doğrulamaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/3446, K. 2021/7680, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama