KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/6642 E., 2021/6485 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak, kadastro sonucunda ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve ... ile müşterekleri adına tespit ve tescil edilen temyize konu ... ada ..., ... ada ..., ..., ...ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların kadastro tespitlerinin kısmen iptali ile ... ada ... sayılı parselin 493 metrekare, ... ada ... ve ... sayılı parsellerin 1180’er metrekare, ... ada ... sayılı parselin 527 metrekare, ... ada ... sayılı parselin 999 metrekare, yüzölçümündeki bölümlerinin ayrı ayrı ... ile ... ... ve ... ... mirasçılarına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca infaza elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki, kabul kararı verilen dava konusu taşınmazların “tapu kaydının iptali ve tescil” hükmü kurulması gerekirken, yalnızca “kadastro tespitinin iptaline” denilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Öte yandan taşınmazların ... ... mirasçıları, ... ... mirasçıları ile ... adına miras payları oranında tesciline karar verilmesine rağmen davacıların miras payı belirtilmeksizin veya veraset ilamına atıf yapılmaksızın tapuya tesciline kararı verildiği; dava konusu taşınmazların hangi pay oranında iptal edileceği belirtilmeden metrekare cinsinden tescil kararı verildiği, bu durumda infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, HMK'nın 297. maddesine aykırı olmayacak biçimde karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/6642, K. 2021/6485, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama