İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6842 K.2021/4860

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar davalı ... Mirasçıları ve Haydar vekili ile davacılar vekili tarafından yasal süre…

Esas2021/6842Karar2021/4860Tarih29 Eylül 2021Okuma4 dk · 752 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/6842 E., 2021/4860 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL- CEZAİ ŞART BEDELİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

752 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar davalı ... Mirasçıları ve Haydar vekili ile davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacılar, mirasbırakan anneleri ...'nın maliki olduğu 40, 232, 233, 322, 396, 401, 914, 915, 579, 647, 860, 861, 1001,1047, 2032, 1433, 1435, 1437, 1616, 1613, 1698, 1703, 1760, 1881, 1967, 1780, 1800, 1887, 1287, parsel sayılı taşınmazlarını davalılara rızai taksim sözleşmesi suretiyle gerçekte bedelsiz olarak temlik ettiğini, işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, yasal miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı ..., iddiaların yersiz olduğunu, çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, taksim sözleşmesinin gereğinin yerine getirildiğini, diğer davalı ise davacıların murisinden yer satın almadığını, taksim sözleşmesi gereğince kendisine düşen yerlerin verildiğini belirtip davanın reddini savunmuşlar, karşı davaları ile miras taksim anlaşmasındaki cezai şartın tahsili isteğinde bulunmuşlardır.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; ‘‘...1001, 1800 ve 1887 parsel sayılı taşınmazların 3. kişiler adına kayıtlı olduğu belirlenmek suretiyle anılan parseller yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Dava konusu diğer taşınmazların temliklerinin muvazaalı olup olmadığı hususunda mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Şöyle ki, tarafların bildirdiği deliller eksiksiz toplanmamış tanıklar dinlenilmemiş, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiş, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ilgili kurumlardan araştırılmamış, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların satış tarihlerindeki değerleri saptanmamış, satışa ilişkin bedel ödemesi yapılmış ise ilgili evraklar temin edilmemiş, murisin tüm mal varlığı araştırılmamış çekişme konusu taşınmazları temlikten önce ve sonra kimin tasarruf ettiği, murisin ölümünden önce nerede yaşadığı,

yalnız yaşayıp yaşamadığı ve mirasçıları ile arasındaki beşeri ilişkileri üzerinde durulmamıştır.

Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda taşınmazlar açısından iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin muris muvazaası iddiası bakımından irdelenerek değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken miras taksim sözleşmesi ölünceye kadar bakma sözleşmesi şeklinde değerledirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava kısmen kabul edildiği halde, davada vekille temsil edilen davalılar yararına, davanın reddedilen kısmı üzerinden

vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması da isabetsizdir. Kabule göre de; dava konusu 1780 sayılı parseli davalı ... 14.05.1990 tarihinde dava dışı 3. kişiden edindiği halde bu parselin kabul kapsamına alınması da isabetsizdir" gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hâkimin; HMK'nın 297. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.

Ne var ki, uygulamada söz konusu HMK'nın 294/4. maddesinin getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

İşte bu gibi hallerde HMK' nın 298/2 maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir.

Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

Somut olayda; kısa kararda 1780 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda 1780 parsel sayılı taşınmaz için davanın kabulüne karar verilerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir.

Hâl böyle olunca, tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olacağından 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılar-karşı davacılar vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/6842, K. 2021/4860, 29 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6842
Karar No
2021/4860
Tarih
29 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/6844 K.2021/6530
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6845 K.2021/4811
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/6847 K.2021/11216
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6847 K.2021/4254
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/6848 K.2021/9054
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6849 K.2021/4299

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.