İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6952 K.2023/469

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedelin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/6952Karar2023/469Tarih25 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.487 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/6952 E., 2023/469 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2023
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar
Esastan Reddine
İlk derece mahkemesi
Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.487 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedelin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde, uzun süredir yurt dışında yaşadığını, Türkiye’de işleri için davalı kızı ...’yi 03.12.2012 tarihinde vekil tayin ettiğini, aynı gün bu vekaletname ile maliki olduğu 114 ada 49 parsel sayılı taşınmazını davalı kızının diğer davalı ...’a çok düşük bir bedelle sattığını, kendisine ödeme yapılmadığını, satış iradesi olmadığını, olsaydı Türkiye’de olduğu için kendisinin tapuda devir yapacağını, taşınmazın davalı ... tarafından kullanılmadığını, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa taşınmazın satış tarihindeki bedelinin 03.02.2012 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ..., davacı ile kızı olan diğer davalı arasındaki ilişkiyi bilecek durumda olmadığını, vekaletnameye ve tapuya güvenerek taşınmazı edindiğini, taşınmazı piyasa değerinde satın aldığını, taşınmazın karşısında eşinin taşınmazı olduğu için taşınmazın satılık olduğunu öğrendiğini, yatırım amacıyla aldığı için taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tapuya giden davacının okuma yazma bilmediği için sorun çıktığını ve kendisini satış için yetkilendirdiğini, davacının 2010 yılında da işlerini yapması için kendisini vekil tayin ettiğini, annesinin talimatları ile işlem yaptığını, taşınmazın 60.000,00 TL’ye satıldığını, bedelin evde şahitler huzurunda davacıya verildiğini, annesinden belge almasının beklenilemeyeceğini, annesinin banka hesaplarına bakıldığında satıştan sonraki bir tarihte 60.000,00 TL’nin yatırıldığının görüleceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kayıt maliki olan davalı ...’ın iyi niyetli olmadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescili isteminin reddine, davalı vekil ... tarafından da bedelin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bedel isteminin kısmen kabulü ile taşınmazın temlik tarihindeki bedelinin faizi ile birlikte ...’den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı kızını Türkiye'deki işlerini yapması için vekil tayin ettiğini, temlik tarihinde Türkiye'de olduğu için vekaletname ile işlem yapılmasına gerek olmadığını, vekaletnamenin alındığı gün temlikin yapıldığını, taşınmazın değeri ile tapuda belirtilen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, kendisine ödeme yapılmadığını, davalı ...'ın çalışmadığını, geçiminin eşi tarafından sağlandığını, taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, davalı tanığı ... ve ...'nin beyanlarının birbiri ile çeliştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davalının yurt dışında yaşaması nedeniyle Türkiye'deki tüm işleri ile kendisinin ve eşinin ilgilendiğini, dava konusu taşınmazın da davacının isteği ile devredildiğini, davacının okur-yazar olmaması nedeniyle tapuda işlem yapamadığı için kendisini vekil tayin ettiğini, 60.000,00 TL bedeli şahitler huzurunda davacı annesine verdiğini, başka işlemler için davacının kendisini tekrar vekil tayin ettiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili bir sorun olması halinde bunun olmayacağını, anne kız arasındaki işlemler için makbuz ya da benzeri bir belgenin olmasını beklemenin hayatın akışına aykırı olduğunu,

bu durumun yazılı delille ispat kuralının istisnası olduğunun göz ardı edildiğini, tanık beyanları ile haklılığının ortaya çıktığını, gerekli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Avusturulya’da yaşadığı, Türkiye’deki işlerinin takibi için 03/12/2012 tarihli 13975 yevmiye numaralı vekaletname ile davalı kızı ...’nın vekil tayin edildiği, vekaletnamenin verildiği aynı tarihte 03/12/2012 tarihli akit ile dava konusu taşınmazın vekil olan davalı ... tarafından diğer davalı ...’e temlik edildiği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının ve dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesinden dava konusu taşınmazın satışı için davacı tarafından vekile talimat verildiği ve satış bedelinin davacıya ödendiğinin kanıtlanamadığı,

davalı kayıt maliki ...’in davalı vekil ... ile önceye dayalı tanışıklığı olmadığı, davalı tanığı olarak dinlenen ... vasıtası ile taşınmazın satılık olduğundan haberdar olunduğu, davalı ...'ın kayınpederi tarafından taşınmazın davalı ... adına alındığı, dava konusu taşınmaza komşu 114 ada 50 parsel sayılı taşınmazın da davalı ...’in eşi ... ...

Yetim adına kayıtlı olduğu, davalının, vekil ve aynı zamanda kayıt malikinin kızı olan davalı ...’nın vekalet görevini kötüye kullandığını bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğu veya vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde olduklarının ispat edilemediği, davalı vekil ... aleyhine dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerine hükmedilmesi gerekirken, devir tarihi olan 03.12.2012 tarihi itibariyle değeri olan 79.000,95 TL'ye hükmedilmiş ise de; davacı tarafından bedele ilişkin olarak istinaf talebinde bulunulmadığı,

tapu iptal ve tescil talebinin reddine ilişkin davalı ... yönünden istinaf talebinde bulunulduğu ve taraflarca faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak da istinaf talebinde bulunulmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, temlik tarihinde Türkiye'de olduğunu ve satış için vekaletname vermesine gerek olmadığını, vekaletname tarihi ile temlik tarihinin aynı olduğunu, davalı ... tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu, ...'ın çalışmadığını ve taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, bedeller arasında aşırı fark olduğunu 60.000,00 TL'ye taşınmazın alındığının beyan edilmesine rağmen buna ilişkin delil sunulamadığını, kızı olan davalı vekil ... tarafından başka taşınmazlarının da başkasına satıldığını,

o taşınmazları için açtığı davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden harcın tamamlanmasına rağmen taşınmazın temlik tarihindeki bedeli üzerinden bedele hükmedildiğini, ıslaha rağmen kamu düzenine aykırı karar verilmesinin değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu ... unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. TBK'da sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506 ncı maddesinde aynen. "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür.

Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan ... sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir (TBK'nın 504/1). Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3 üncü maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nın 2 nci maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu Yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından istinaf konusu edilmeyen bedele ilişkin hususun temyiz konusu yapılamayacağıda gözetilerek davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye 120,60 TL harcın davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/6952, K. 2023/469, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6952
Karar No
2023/469
Tarih
25 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/6967 K.2023/7
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6968 K.2023/503
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/6971 K.2023/38
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/6971 K.2023/357
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6974 K.2023/131
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/6987 K.2023/158

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.