İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/8218 K.2023/3174

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Mahkemece davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Esas2021/8218Karar2023/3174Tarih5 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.305 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/8218 E., 2023/3174 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2023
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.305 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Mahkemece davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı asil hükümden sonra verdiği dilekçesinde, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.1990 tarih ve 1989/360 Esas, ..../849 Karar sayılı kararın infazı için ... Tapu Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, hükümde hisse oranlarının belli olmaması ve baba adının ... ... yerine ... olarak yazması nedeniyle hükmün infaz edilmediğini ileri sürerek, tavzih talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı tarafa, davacı asilin tavzih talebi tebliğ edilmemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile tavzihin amacının hükmü açıklamak, icrasındaki tereddütü gidermek ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa bu aykırılığı gidermek olduğu, hükümün tavzih yolu ile değiştirilemeyeceği, davacı asil hükümde hisse oranlarının belirtilmesini ve ... olarak yazılan baba adının ... ... olarak düzeltilmesi yönünde tavzih talebinde bulunmuş ise de, tavzih yolu ile hüküm kısmı değiştirilemeyeceği veya genişletilemeyeceğinden ilgili talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı asil temyiz dilekçesinde özetle, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.10.1990 tarih ve 1989/360 Esas 1990/849 Karar sayılı kararı ile açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçerek kesinleştiğini, bahsi geçen kararla Tapu Müdürlüğü'ne başvuru yaptığını ancak kararda hisse oranlarının belli olmaması ve davacılardan ... kızı 1954 doğum tarihli ...'ın baba adının ... ... olarak düzeltilmesi gerekçesiyle hükmün infaz edilmediğini, tavzih talebinin Mahkemece 30.03.2021 tarihli ek kararla reddedildiğini ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.

2. İlgili Mevzuat 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün tavzihi" başlıklı 305. maddesinde; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.

(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.

2. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.12.2021 tarih, 2018/(19)11-437 E., 2021/1566 K. Sayılı kararında şu hususlara yer verilmiştir : "16. Hâkim karar verdikten sonra kanun yollarına başvurulup bozulmadığı sürece kendiliğinden kararını değiştiremez. Bu kural, ilk derece mahkemeleri kadar üst derece mahkemeleri için de geçerlidir. Ancak bazı hâllerde hüküm açık olmayabilir, hükmün uygulanması aşamasında tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. İşte Kanun, açık olmayan, uygulama aşamasında tereddüt yaratan ya da çelişkili olan hükmün açıklanması, tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi için "hükümlerin tavzihi" müessesini düzenlemiştir.

17. Kesin hüküm ilkesi, mahkemenin verdiği karara geri dönüp değiştirmesine engeldir. Fakat, bir hükmün anlamının açık olmaması ya da çelişkili hüküm sonuçları içermesi nedeniyle hükmün gerçek anlamının saptanmasında güçlük çekildiği takdirde, tarafların hükmü veren mahkemeye başvurarak hükmün açıklığa kavuşturulmasını isteyebilecekleri genellikle kabul edilmektedir.

Böylece, mahkeme verdiği hükmün gerçek anlamını ortaya koymaktan başka bir şey yapmayacağından, bundan kesin hükmün zarar görmesi söz konusu olmayacaktır. Genel ilkelerden çıkarılması mümkün olan bu tavzih olanağını HMK açık bir biçimde düzenlemiştir.

HMK m. 305/1'e göre, hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında kuşku uyandırıyor veya birbirine aykırı hüküm sonuçları içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da duraksama veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir (..., ... E./..., ...: Medenî ... Hukuku Dersleri, ... 2020, s.784).

18. Hükmün tavzihi kararı veren mahkemeden talep edilir; bu kapsamda hüküm ilk derece mahkemesince verilmiş ise ilk derece mahkemesinden; bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verilmiş ise bu mahkemelerden hükmün tavzihi (açıklanması) talep edilir. 19. Tavzih bir kanun yolu değildir. Zira tavzih hükmün kesinleşmesini önlemediği gibi, tavzih talebi bir üst mahkeme tarafından değil bizzat hükmü veren mahkemece incelenir. Öte yandan belirtmek gerekir ki, tavzih talebinde bulunmak için belli bir süre öngörülmemiştir. HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere “hükmün icrası tamamlanıncaya kadar” hükmün tavzihini istemek mümkündür.

20. Tavzih kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur; hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişme (tenakuz) varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, ... 2001, C. III, s. 5275).

21. Tavzih talebi haklı ise, mahkeme hükmündeki bu kapalılık, açık olmayan hâl, tereddüt ya da çelişkiyi ortadan kaldırır. Ancak, tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez (m. 305/2). Bu çerçevede hükmün tavzihine karar veren mahkeme, daha önce unuttuğu bir hususu hükme ekleyemez ya da hükmünü düzeltemez. Zira tavzihin amacı, hükümdeki hatanın düzeltilmesi ya da eksik kalan, unutulan talepler hakkında karar verilmesi değildir (... ..., Medeni ... Hukuku, Cilt III, ... 2017, s. 2005).

22. Hemen belirtmek gerekir ki, tavzih kararı nihâi bir karar olduğundan kanun yollarına başvurulması mümkündür.

23. Hükümlerin tashihi ise HMK'nın 304. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasına göre, "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir".

24. Bu hüküm ile dikkatsizlik ya da özensizlik sonucu oluşan maddi hataların ya da hesap hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Bu tür yanlışlıklar hükmün özünü, esasını değiştiren, tadil eden türden olmayan maddi hatalardır. Örneğin mahkeme karar başlığında taraflardan birinin soyadının ya da adının veya şirketin unvanın eksik veya yanlış yazılması; basit ve hüküm içeriğinden maddi hata yapıldığı anlaşılan hesap hataları gibi. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2020 tarihli ve 2016/10-1884 E., 2020/919 K. sayılı kararında da değinilmiştir." düzenlemeleri mevcuttur.

3. Değerlendirme 1.6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Kanun maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.

2.Aynı Kanunu'nun 305. maddesinde de, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

3.Somut olayda, davacı asil tarafından 19.10.1990 tarihli hükmün infazı için Tapu Müdürlüğü'ne başvurulduğu, idare tarafından infazı talep edilen hükümde tescile esas hisse oranlarının belirtilmemesi ve davacı asilin baba adının ... ... yerine ... olarak yazılı olması nedeniyle hükmün infaz edilmediği belirtilmiştir.

4.Gerçekten de tavzihi istenilen 19.10.1990 tarihli hükmün 1 nolu bendinde çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesine rağmen davacıların miras payı belirtilmeksizin veya veraset ilamına atıf yapılmaksızın tapuya tesciline kararı verildiği, bu durumda infazda şüphe uyandıracak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

5.Tavzihle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, genişletilemez ya da değiştirilemeyecekse de somut olayda herhangi bir hakkın ya da borcun genişlemesi veya değiştirilmesinden söz edilmesi mümkün olmayıp, uygulama aşamasında tereddüt yaratan hükmün açıklanması talep edilmektedir.

6. Tavzihi talep edilen hükümde davacı asilin baba adının ... olarak yazdığı görülmüşse de davacı asilin dava açılırken vermiş olduğu 09.08.1988 tarihli vekaletnamede, dava dilekçesinde, 13.09.1978 tarihli ... ... ...'ya ait mirasçılık belgesindeki bilgilerle, güncel nüfus kayıt belgesindeki bilgiler kontrol edildiğinde, davacı asilin ... oğlu ... ... ve ... kızı ...'nın alt soyu olduğu görülmüştür. Nitekim davanın ... oğlu ... ...'dan intikal eden taşınmazla ilgili açıldığı, gerekçede de ... ...'ın zilyetliği hususuna değinildiği ancak buna rağmen hükmün ilk bendinde davacı asil ...'ın ... kızı olarak ifade edildiği görülmüştür.

7. Aynı şekilde, tavzihi talep edilen hükmün karar tarihi itibariyle, davacıların pay oranları farklı olduğuna göre, davacıların muris ... ...'a ilişkin sunmuş oldukları veraset ilamındaki pay oranlarının, davacının nüfus kaydına uygun baba isminin, davacıların T.C. Kimlik numaraları da eklenmek suretiyle hükmün açıklanması gerekirken, hükmün infazını engelleyecek, yapılan yargılamayı sonuçsuz bırakacak şekilde tavzih talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı asilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/8218, K. 2023/3174, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8218
Karar No
2023/3174
Tarih
5 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/8218 K.2023/2008
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/8221 K.2023/5140
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/8222 K.2023/3273
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/8226 K.2023/3543
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/8226 K.2023/6185
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/8227 K.2023/3051

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.