KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/8552 E., 2022/8309 K.·Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- İlk derece mahkemesi
- KARATAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, .... ilçesi, .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 156 parsel sayılı yaklaşık 25 dönüm miktarındaki taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazı davacının 1945 yılında....adlı şahıstan satın aldığını ve eklemeli olarak nizasız fasılasız zilyet olduğunu ileri sürerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin merci tayini kararı ile davaya bakan Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli 2017/168 Esas 2018/8 Karar sayılı kararı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kesinleştiği belirtilen Komisyon kararında usuli hataların olduğunu, dava konusu 156 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili açılmış herhangi bir dava olmadığını, Mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 3. şahıstan kadastro tespitinden sonra aldığını, bu sebeple 10 yıllık hak düşürücü sürenin davacı için uygulanmayacağını, ayrıca çekişmeli 156 parsel sayılı taşınmazın tapuda tescilinin yapılmadığını belirterek, Mahkeme kararının kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/556 Esas, 2020/865 Karar sayılı kararı ile, davanın kadastrodan önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağı, dava tarihi olan 13.11.2012 ile kadastro tespitinin kesinleştiği 14.08.1997 tarihi arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf dilekçelerindeki taleplerini tekrar ile ret kararının hükmen bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi, “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.
3402 sayılı Yasa’da mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüştür. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi yasal zorunluluktur.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, Bölge Adliye Mahkemesince dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye göre (IV./3.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/8552, K. 2022/8309, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama