KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/934 E., 2021/2498 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ...’a olan borcu nedeniyle kendisine açık senet verdiğini, davalının haciz tehdidi ile zor durumundan faydalanarak 30/11/2010 tarihinde maliki olduğu 1 nolu bağımsız bölümün ½ hissesini 22.000 TL’ye, 2 nolu bağımsız bölümü ise 48.000 TL’ye satın aldığını, davalı ...’ın 1 nolu bağımsız bölümün ½ hissesini 6/12/2010 tarihinde yanında çalışan ve durumdan haberdar olan davalı ...’a 70.000 TL karşılığında sattığını, taşınmazların gerçek değerlerinin satış bedellerinin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek irade sakatlığı nedeniyle dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı taktirde tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının verilen kesin süre içerisinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle verilen davanın 6100 sayılı HMK’nun 114/1-g ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine dair karar Dairece; “... mahkemece verilen kesin sürenin, HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen gider avansına ilişkin olmayıp HMK'nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesine ilişkin olduğu açıktır.
Öte yandan; dava değeri bakımından yöntemine uygun yapılmış bir ıslah ve mahkemece eksik harcın tamamlanması konusunda alınmış bir ara karar bulunmadığına göre davacı tarafından 08/02/2012 tarihinde yatırılan 891.00 TL. her ne kadar tamamlama harcı adı altında alınmış ise de bu paranın gider avansı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması ve işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan 6100 sayılı yasanın 114/1-g maddesinden söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, korkutma iddiasının ispatlanamadığı, gabinin koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/934, K. 2021/2498, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama