İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1487 K.2022/3809

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesince verilen 14/10/2021 tarihli 2020/465 Esas 2021/2104 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde…

Esas2022/1487Karar2022/3809Tarih11 Mayıs 2022Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/1487 E., 2022/3809 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2022
İlk derece mahkemesi
KIRKLARELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesince verilen 14/10/2021 tarihli 2020/465 Esas 2021/2104 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, 101 ada 250, 386, 616, 696 ve 706 parsel sayılı taşınmazların kök mirasbırakanları ...’ın zilyet ve tasarrufunda iken 1985 ve 1986 yıllarında yapılan tespit işlemi sırasında harici satış sözleşmesi ile dava konusu taşınmazları davalı oğluna devrettiğini beyan etmesi ile davalı adına tespit ve tescil edildiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, aksi halde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.II. CEVAP

Davalı, dava konusu taşınmazlarda malik sıfatı ile zilyet olduğunu, mirasbırakan Halil tarafından davacılara da bir takım taşınmazların verildiğini, muvazaanın olmadığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17/10/2019 tarihli ve 2017/64 E., 2019/624 K. sayılı kararıyla; tespit bilirkişisi ... ve ...'nin kadastro tespit tutanağındaki imzalarını kabul ettikleri ancak içeriğini okumadan imzaladıklarını beyan ettikleri, mahalli bilirkişinin davaya konu taşınmazların mirasbırakan Halil’den kaldığını, mirasbırakanın ölmeden önceki süreçte maddi durumunun iyi olduğunu ve taşınmazların davalıya satıldığını duymadıklarını beyan ettikleri, ayrıca tespit bilirkişisi ...'in tespit tutanaklarının önce mirasbırakan adına düzenlendiğini sonrasında ise mirasbırakanın isteği üzerine davalı adına yazıldığını ve davalıya satıldığını duymadığına ilişkin beyanı ile iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İstinaf Nedenleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kadastro çalışmaları sırasında yapılan tespitlerin yerinde olduğunu, dava konusu taşınmazlara malik sıfatı ile zilyet olduğunu, köy yerinde mirasbırakan babasının sürekli ve uzun süreli ikamet etmesinden dolayı yerlerin mirasbırakan babasına ait olduğu izlenimi oluşmuş ise de gerçek malikin kendisi olduğunu, bu hususun resmi kayıtlarda da açıkça yer aldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

İstanbul Bölge Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 14/10/2021 tarih 2020/465 Esas 2021/2104 Karar sayılı kararıyla; taşınmazların tarafların ortak mirasbırakanı Halil’den geldiği, mirasbırakanın 1985-1986 yılları arasında davaya konu taşınmazları satma ihtiyacının bulunmadığı, İstanbul’da öğretmen olan davalının da bu taşınmazların tamamını alacak ekonomik varlığının bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği, davalının cevap dilekçesinde dayandığı yöresel örf ve adet gereği aile içerisinde taksim savunmasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakan tarafından davacılara da hak dengesini gözetir şekilde paylaşım amacıyla devirler yapıldığını, davanın açıldığı tarih itibariyle kadastro çalışmasının yapılmasının üzerinden 9 yıllık bir süre geçtikten sonra davacılar tarafından hak düşürücünün sürenin dolmasına 1 yıl kala kötü niyetli olarak eldeki davanın açıldığını, taşınmazlarda malik sıfatıyla zilyet olduğunu belirterek, kararının bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

3.2.2. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. ve Tapu Kanunu'nun(TK) 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

3.2.3. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. Hükümlerine yer verilmiştir.

3.3. Değerlendirme

3.3.1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3.3.2. Ancak, dava konusu taşınmazlarda tapu kaydının her bir davacının miras payı oranında iptali ile aynı oranda adlarına tescile karar verilmesi, kalan payın ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken tapu kaydının tamamının iptal edilerek davalı adına edinme sebebi değişecek şekilde yeniden tescil hükmü kurulması doğru değil ise de, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2020/465 - 2021/2104 sayılı kararının kısmen kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesine ait hükmün (1) fıkrasındaki “tapu kaydının” ibaresinden sonra gelmek üzere “davacıların miras payları oranında” cümlesinin yazılmasına, “(3/15) payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesi hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “(3/15) payın davalı ... üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, davalı vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu şekli ile 6100 Sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/1487, K. 2022/3809, 11 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. IV. İstinaf
  6. V. Temyiz
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1487
Karar No
2022/3809
Tarih
11 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1487 K.2022/4815
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1487 K.2022/4378
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1488 K.2022/4020
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1488 K.2022/7935
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/1489 K.2022/7948
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1489 K.2022/3743

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.