KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2022/1539 E., 2022/4652 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2022
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31/10/2019 tarih 2017/310 Esas 2019/356 Karar sayılı tavzih kararı yasal süre içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairece onanarak kesinleştiğini, ancak, hükümde dava konusu taşınmazlara ilişkin sadece ada ve parsel numaralarının yazıldığını, taşınmazların yer aldığı il, ilçe ve mahallenin belirtilmediğini, bu nedenle hükmün tapuda infaz edilemediğini ileri sürerek, hükmün taşınmazların il, ilçe, mahalle, ada ve parsel numaraları belirtilecek şekilde tavzihine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, tavzih talebini kabul etmediklerini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, tavzih şartlarının gerçekleşmediğini belirterek tavzih talebinin reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31/10/2019 tarihli ve 2017/310 Esas - 2019/356 Karar sayılı tavzih kararı ile; iddiaların yerinde olduğu, hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne ilişkin mahkeme kararının Dairece onanarak kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi nedeniyle mahkemenin dava üzerindeki tasarruf hakkının sona erdiğini ve herhangi bir karar verme hakkı ve yetkisi bulunmadığını belirterek Mahkemece verilen tavzih kararının bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemi üzerine verilen kararın tavzihi isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304. (1086 sayılı HUMK'un 455.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.
Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklindeki hükmün tashihi.
305. maddesinde de "(1) hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 306. maddesinde de "Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi Mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir.
Mahkeme, tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304. madde uyarınca işlem yapar." düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.2.2. Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Tavzihi istenen hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca infaza elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmadığı ve 6100 sayılı HMK'nın 304 vd. maddelerinde kesinleşmiş kararların tavzihine engel herhangi bir yasal düzenleme de bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde davacının tavzih talebinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3.3.2. Ancak, HMK'nın 297. maddesine uygun olarak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilip, kalan payın davalı üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken, veraset ilamına atıf yapılmaksızın ve iptal edilecek pay oranı açıkça belirtilmeksizin, ayrıca bir kısım taşınmazlar yönünden bulunduğu mahallenin adının eksik belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/1539, K. 2022/4652, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama