İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/156 K.2022/3294

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi…

Esas2022/156Karar2022/3294Tarih20 Nisan 2022Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/156 E., 2022/3294 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Nisan 2022
İlk derece mahkemesi
ILGAZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,

159 ada 12 ve 14, 124 ada 206 ve 323, 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar ve asli müdahil ... ...’nın taleplerinin kabulüne, 111 ada 34, 124 ada 135 ve 387 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların taleplerinin kabulüne, asil müdahil ... ... yönünden talebin reddine, ...’ye karşı usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar süresi içinde davalılar ..., ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, kök mirasbırakanları ... oğlu ...’ye ait 109 ada 5, 124 ada 135, 206, 323 ve 387, 159 ada 12, 14 ve 16, 111 ada 34 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.1. Davalılar ... ..., ..., ... ve ..., davacıların babası ... ile babaları ...’nin kardeş olduğunu, 40 yıl öncesinden parsellerin iki kardeş arasında anlaşarak taksim edildiğini, taksim neticesinde dava konusu parsellerin ... mirasçıları olarak kendilerine isabet ettiğini, davacıların babası ...’ye taksimde düşen parsellerin kadastro çalışmalarında ilgilenemediklerinden kimler adına tespit ve tescil edildiğini bilmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

1.2. Davalı ..., dava konusu taşınmazlarda kendisinin de hak sahibi olduğunu, davaya muvafakat ettiğini, davacıların talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

1.3. Asli Müdahale talebinde bulunan ... ..., dava konusu taşınmazların kök mirasbırakanları ...’ye ait olmasına rağmen kadastro tespitinde davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, 159 ada 12 ve 14, 124 ada 206 ve 323, 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iddiaların sabit olduğu gerekçesiyle, davacılar ve asli müdahilin taleplerinin kabulüne, 111 ada 34, 124 ada 135 ve 387 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, 159 ada 16 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2. İstinaf Nedenleri

Mahkemece kök mirasbırakan 1901 doğumlu ... terekesine temsilci atanarak taraf teşkili sağlandığı halde, sadece davacıların payları oranında tescil hükmü kurulup, diğer mirasçılar hakkında tescil hükmü kurulmadığını, oysaki tüm mirasçılar hakkında tescil hükmü kurulması gerektiği, dava konusu 124 ada 135, 387 ve 111 ada 34 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahalli bilirkişilerin bu taşınmazların davacıların babaanneleri Satı’ya ait olduğunu beyan ettiklerini,

ayrıca dinlenen tanıkların da reddedilen bu taşınmazların da tarafların kök murisinden intikal ettiğini ve taraflar arasında bir paylaşım olmadığını beyan ettiklerini, bununla birlikte davalı ...’nin de tüm taşınmazların kök muristen kaldığını beyan ettiğini, kabul kapsamına alınan 109 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen tescil hükmünün eksik olup, davalı ... payı yönünden de iptal-tescil hükmü kurulması gerektiğini ileri sürerek belirtilen yönlerden kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/1141 Esas - 2021/755 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi 10.05.1972 tarihinde ölen ...'den kaldığı, davacı ile davalılar ortak murisin mirasçıları olması nedeniyle birbirlerine karşı ancak miras paylarını isteyebilecekleri, taşınmazları terekeye döndürmelerinin mümkünü bulunmadığı,

bu nedenle davacılar vekilinin ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi yönündeki talebinin yerinde olmadığı,ancak istinafa konu edilen 109 ada 5 sayılı parsel kök murisin mirasçıları ... oğlu ... ve ... adına eşit paylar oranında kayıtlı olduğu,davacıların, mirasçı olan her iki tapu malikine de husumet yönelterek dava açtığı, müdahil davacı ... ...'nın istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle adına tescil edilen 88/2880 payın kesinleştiğinin gözetildiği,

davacıların dosya içinde bulunan ...'nin veraset ilamına göre her birinin 88/1440'ar (176/2880) miras payı bulunduğu halde 109 ada 5 sayılı parselde davacılara sadece davalı ...'nin payından 88/2880'er pay verilerek diğer davalı tespit ve tapu maliki ... oğlu ... payından pay verilmeyerek eksik pay verilmesinin doğru olmadığı,

111 ada 34 ve 124 ada 135 ve 124 ada 387 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacıların ortak muristen intikal ettiğini iddia ettiği, tespit ve tapu malikleri davalılar ... mirasçılarının ise 11.06.2015 tarihli cevap dilekçesi ve aşamalarda verdikleri dilekçeler ile taşınmazların kök muristen kaldığını kabul ederek taksime ve taksimde murisleri ...'e kaldığını savundukları,dava konusu edilen bu parsellerin ortak muristen geldiği konusunda itilaf bulunmadığı,

mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazları davacıların murisi ... ve davalıların murisi kardeşi ...'nin birlikte kullandıklarını ve taksimi bilmediklerini beyan ettiklerini, böylece dava konusu 111 ada 34, 124 ada 135, 124 ada 387 sayılı parsellerde de davalıların savunmaları, keşifte alınan beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde ortak muristen kalan bu taşınmazlar yönünden de davalıların taksimi ispat edemedikleri, bu parsellerin de diğer parseller gibi tarafların murisinden intikal ettiği ve mirasçıları arasında yöntemine uygun tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilmediği,

davacıların da miras payının bulunduğunun kabulü gerektiği, müdahil mirasçı ... ...'nın istinaf talebininde bulunmadığı nazara alınarak bu parseller hakkında da davacıların davasının kabulü ile davacıların veraset ilamındaki miras payları oranında adlarına tescili gerektiği halde yanlış değerlendirme ile bu parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dava konusu 159 ada 14, 159 ada 12, 124 ada 206 109 ada 5 ve 124 ada 323 sayılı parsellerde kararın hüküm fıkrasında asli müdahil "... ...'nın" T.C.

Kimlik numarası doğru yazıldığı halde soy isminin yanlışlıkla "Nemli" olarak yazıldığı, dava konusunun 124 ada 323 sayılı parsel olduğu halde karara 124 ada 233 parsel olarak yanlış yazıldığı, infazda tereddüt oluşturan bu hususların kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle re'sen nazara alınarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 159 ada 12 ve 14, 124 ada 206 ve 323, 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar ve asli müdahil ... ...’nın taleplerinin kabulüne, 111 ada 34,

124 ada 135 ve 387 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların taleplerinin kabulüne,asli müdahil ... ... yönünden talebin reddine, ...’ye karşı usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Bölge Adliye Mahkemesince davanın İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacıların mirasbırakanı ... ile davalıların mirasbırakanı ... arasında taksim yapıldığını ve yapılan bu taksime göre tarafların taşınmazları çekişmesiz ve nizasız olarak yıllardır kullandıklarının dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, tereke tespiti yapılmadan sadece dava konusu taşınmazların kök mirasbırakandan intikal etmiş olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15. maddesi "Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise on dördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur." hükmünü içermektedir. ( madde metninde taksimden bahsedilse dahi kıyasen taşınmazın zilyedi murisin mirasçıların yasal miras payına mahsuben sağlığında yaptığı paylaştırma da bu kapsamdadır.)

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre kararın (IV./3.) no.lu paragrafında yer verilen gerekçeyle, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ... ve ... ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.202,40 TL bakiye onama harcının hükmü temyiz eden davalılar ..., ... ve ... ...’den alınmasına, 20.04.2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/156, K. 2022/3294, 20 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/156
Karar No
2022/3294
Tarih
20 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/157 K.2022/6780
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/158 K.2022/8668
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/158 K.2022/2778
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/161 K.2022/7576
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/161 K.2022/6110
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/161 K.2022/5971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.