KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2022/1630 E., 2023/4951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/871 E., 2021/985 K.
- Dava tarihi
- 03.01.2019
- Hüküm/karar
- Ret / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1 E., 2019/111 K.
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Malatya ili, Akçadağ ilçesi, Çatyol köyü 1278,1279 ve 1280 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan annelerinden müvekkillerine intikal ettiğini ancak kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek hatanın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar Ali Seydi Yılmaz ve ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan Aliseydi Osman ve ...'ın diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazları adlarına tespit ettirdiklerini, mirasbırakanın kadastro tespitinden sonra ölmesi sebebi ile davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tutanağının 08.12.1974 tarihinde kesinleştiği, bu tarih ile dava tarihi olan 03.01.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi
3. Değerlendirme 1. Somut olayda çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağının kesinleştiği 08.12.1974 tarihi ile davanın açıldığı 03.01.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanununun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/1630, K. 2023/4951, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama