İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1961 K.2022/3377

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar süresi içerisinde, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş olmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2022/1961Karar2022/3377Tarih21 Nisan 2022Okuma5 dk · 942 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/1961 E., 2022/3377 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Nisan 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

942 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar süresi içerisinde, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş olmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini oysa ki taşınmazın kadimden beri nizasız ve fasılasız şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını, dava dışı kişiler tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edilmesi üzerine,

Kadastro Mahkemesinde yargılama yapıldığını, yargılama sırasında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanlarında, taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığının belirtildiğini, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini ve yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/361 Esas sayılı dosyasında devam edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın kadastro tespitinin doğru şekilde yapıldığını, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/03/2012 tarihli, 2009/174 Esas, 2012/71 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanığının beyanı ile tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve davacının dava konusu taşınmazı nizasız ve fasılasız şekilde 20 yılı aşkın süredir kullandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin kararına karşı süresi içerisinde, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığını, taşınmazın kadastro tespitinde bir yanlışlık bulunmadığını, taşınmazın Hazineye ait olduğunu, bu yerin davacı tarafından kullanıldığına dair dosya arasında herhangi bir delil bulunmadığını belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Kadastro sırasında ... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 203 parsel sayılı 9.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetlik iddiasında bulunan kişilerin zilyetliğinin nizalı olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir.

..., ..., ve ..., dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın babaları ...’den kaldığını, zamanında ... ağaları ve ... köyünün efradı tarafından babalarına baskı yapılarak, babalarının taşınmazın bulunduğu köyü terk etmeye zorlandığını, Kadastro Müdürlüğü tarafından kendilerine herhangi bir tebligat gönderilmediğinden ve can korkusu taşıdıklarından dolayı, babalarından kalan taşınmazlara sahip çıkamadıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tespitinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır. ...

Kadastro Mahkemesinin 05/08/2004 tarihli, 2002/213 Esas, 2004/119 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitine davacıların babası tarafından itiraz edilmediği, dolayısıyla tespitin davacılar yönüyle kesinleşiği, bu durumda eldeki davanın kesinleşen kadastro tespitine karşı açılmış bulunan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olup, görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Görevsizlik kararı üzerine yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/361 Esas sayılı dosyasında devam olunmuş, yargılama sırasında eldeki davanın davacısı ..., dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın kendisine irsen geldiğini, taşınmazı nizasız ve fasılasız şekilde 20 yılı aşkın süredir kullandığını ileri sürerek, harcını da ödemek suretiyle davaya katılmıştır.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli, 2004/361 Esas, 2009/221 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları, kurumlardan gelen yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacıların davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiş olmasına rağmen dosyanın, eldeki dava dosyasının arasında kaldığı anlaşılmıştır.

Dava; kadastro tespiti öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi;

“Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünü içermektedir.

3.3. Değerlendirme

Mahkemece, kararın (III) numaralı paragrafında açıklanan gerekçe uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28/04/2016 tarihli, 2015/4606 Esas, 2016/4870 Karar ve 25/01/2018 tarihli, 2017/6076 Esas, 2018/208 Karar sayılı geri çevirme kararlarıyla, dava konusu 203 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili 04/07/1991 tarih, 2294 sayılı Tapulama Komisyonu kararının kesinleştirilmediği ve taşınmazın tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/361 Esas sayılı dava dosyası içerisinde bulunan taşınmazın tespitine ilişkin evrakın Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek,

Tapulama Komisyonu kararının kesinleştirilmesine ilişkin işlemlerinin usulünce tamamlattırılması için dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, geri çevirme kararları üzerine taşınmazın kadastro tespiti “11/05/1993” tarihi itibariyle kesinleştirilerek, tapuya tescili sağlanmıştır.

Dosya arasında bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli, 2004/361 Esas, 2009/221 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; kararın, eldeki davanın davacısı, söz konusu dosyanın müdahil davacısı ... vekiline tebliğ edildiği, kararın yalnızca davacı tarafça temyiz edildiği, dosyanın her nasılsa eldeki dava dosyası arasında kaldığı anlaşılmıştır.

Eldeki davanın yargılaması sırasında, davacı vekili duruşmalardaki beyanlarında, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/361 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, müvekkili ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmediğini, yalnızca davacıların davaları ile ilgili olarak değerlendirme yapıldığını, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını, dava konusu taşınmazda müvekkili lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürmüştür.

Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 11/05/1993 tarihinde kesinleşmiş olup, eldeki dava kadastro öncesi nedene dayalı olarak 27/04/2009 tarihinde açılmış olduğuna göre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/1961, K. 2022/3377, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1961
Karar No
2022/3377
Tarih
21 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1962 K.2022/4216
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/1962 K.2022/3759
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/1962 K.2022/9377
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/1963 K.2022/4557
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/1963 K.2022/3696
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1963 K.2022/3461

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.