KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2022/3275 E., 2023/6647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1141 E., 2022/59 K.
- Dava tarihi
- 25.10.2018
- Hüküm/karar
- Kabul/Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/675 E., 2020/225 K.
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava konusu Rize ili, Ardeşen ilçesi, Şendere köyü 150 ada 3 ve 149 ada 3 parsel sayılı taşınmazların 1/2'şer paylarla kendisi ve davalı kardeşi adına kayıtlı olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespit yapıldığını, taşınmazlarda davalının hakkı bulunmadığını, mirasbırakan babaları İbrahim Koyunoğlu'nun kadastro tespitinden önce taşınmazları kendisine hibe ettiğini, mirasbırakanın başka taşınmazlarını da diğer çocuklarına hibe ettiğini, taşınmazların hibeye uygun şekilde kullanıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mirasbırakanlarının dava konusu taşınmazları hibe etmediğini, davacının ve kendisinin kullanımına bıraktığını, kadastro tespitlerinde hata olmadığını, davacının taşınmazlardaki paylarını da kendisinin kullanımına bıraktığını, taşınmazları verimli hale getirdiğini, iddiaları kabul etmemekle birlikte hibe şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava konusu taşınmazların tamamının mirasbırakan tarafından yapılan taksim neticesinde maliki olduğu, iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, taşınmazların davalı ve davacının kullanımına ortak olarak bırakıldığının tanık beyanlarında da görüleceğini, mahalli bilirkişilerin beyanlarının yetersiz olması ve bilgi sahibi bulunmamaları nedeniyle yapılan keşfin yetersiz kaldığını, keşif esnasında mahalli bilirkişilere uyuşmazlığı çözecek şekilde soru sorularak bilgi alınması gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazların mirasbırakan tarafından davacıya bağışlandığının tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla ispatlandığı, yakın akrabalar arasında kısa elden teslim yoluyla da zilyetliğin teslim edilebileceği, davalının çekişmeli taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin davacının bilgisi dahilinde gerçekleşen feri zilyetlik olduğu, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, kararın yerinde olmadığını, davacı tanık beyanlarına itibar edilerek gerçeğe aykırı iddialara dayanılarak karar verildiğini bildirip kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Kadastro sonucu, dava konusu Rize ili, Ardeşen ilçesi, Şendere köyü, 149 ada 3 ve 150 ada 3 parsel sayılı, 1.671,17 m2 ve 856,30 m2 yüzölçümlü, çay bahçesi vasıflı taşınmazların irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer paylarla davacı ve davalı adına tespit edildiği, dava açılmadığından kadastro tespitlerinin 17.03.2011 tarihinde kesinleşmesi ile davacı ve davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 2.010,31 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/3275, K. 2023/6647, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama