İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3827 K.2022/7163

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından yapılan…

Esas2022/3827Karar2022/7163Tarih1 Kasım 2022Okuma7 dk · 1.367 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/3827 E., 2022/7163 K.·Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2022
İlk derece mahkemesi
MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.367 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, yasal süresi içerisinde davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 01.11.2022 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine,

temyiz eden davacılardan ...... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ..... geldiler gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kök murisi olan ..... lakaplı ..... oğlu ..... adına kayıtlı eski tarihli tapu kaydı bulunduğunu ancak kadastro tespiti sırasında bu tapu kaydının herhangi bir taşınmaza uygulanmadığını, bu tapu kaydının hangi taşınmazları kapsamına aldığını tespit ettirmek amacıyla Mahkemenin 2018/293 Esas sayılı D.

İş dosyasında tespit yaptırdıklarını, teknik bilirkişiden aldırılan rapordan, tapu kaydının dava konusu 121 ada 116, 143, 144, 145, 146, 147, 148 ve 149 parsel sayılı taşınmazları kapsadığının anlaşıldığını, kadastro tespiti sırasında kadastro memurlarınca dayandıkları tapu kaydı tercüme ettirilerek taşınmazlara uygulanmadığı için müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kaydının müvekkillerinin miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazların karar tarihindeki rayiç bedellerinin tespiti ile miras payları oranında müvekkillerine verilmesine,

ödenecek bedele kadastro tespit tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın tespit öncesi nedene dayalı olarak açıldığını, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kaldı ki dava konusu taşınmazların niteliği itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, tapu kayıtlarında veya kadastro işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, bu nedenle Hazineden tazminat talebinde de bulunulamayacağını, tazminat istemi yönüyle zamanaşımı süresinin de geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli, 2019/47 Esas, 2019/1959 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, eldeki davanın tespit öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının süresi içerisinde dava açmayarak mülkiyet hakkını elde etme imkanını kaybettiği, mülkiyet hakkı olmayan kişinin bu hakka dayanarak tazminat isteminde de bulunamayacağı, kaldı ki eldeki davanın TMK’nın 1007. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, davalı Hazinenin süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu gerekçesiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2. İstinaf Nedenleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kadastro görevlilerinin dayanaksız veya gerçek hukuksal duruma uymayan kayıtlar düzenlemelerinin, taşınmazın niteliğinde yanlışlık yapmalarının Devletin sorumluluğunu gerektiren hallerden olduğunu, bu şekilde mülkiyet hakkının ihlal edilmesi durumunda 10 yıllık hak düşürücü sürenin işletilemeyeceğini, somut olayda Devletin kendisinin sorumlu tutulması gereken durumdan yararlanarak taşınmazların maliki durumuna geldiğini, bu durumun Anayasa’nın 11. ve 36. maddelerine aykırı olduğunu,

dayandıkları tapu kaydının tercüme ettirilerek kadastro sırasında uygulanmamış olması sebebiyle Devletin sorumluluğunun doğduğunu, maliklerin herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı kuralına bağlı olmaksızın dava açabileceğini ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 Tarih, 2020/858 Esas, 2021/835 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 1995 yılında kesinleştiği, bu nedenle davacının tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

yine TMK 1007. maddesi uyarıca açılan davalarda, davacıların zararlarını ispatlaması gerektiği, davacıların dava konusu taşınmazlardaki mülkiyet haklarının varlığını kanıtlayamadıkları, bu husus kanıtlansa dahi zararın doğduğu tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin de dava tarihi itibariyle geçtiği belirlendiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının sonuç olarak doğru olduğu gerekçesiyle, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/47 Esas, 2019/1959 Karar sayılı kararına yönelik, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içerisinde, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrarla, dayandıkları tapu kaydının hangi taşınmazları kapsamına aldığını Mahkemenin 2018/293 Esas sayılı D. İş dosyasında tespit ettirdiklerini ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta herhangi inceleme yapılmadığını, Hazineye karşı mülkiyet kayıtlarına dayanılarak açılacak davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanının bulunmadığını, bu konu ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarının da bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.”

3.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007/1. maddesi; “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”

3.2.3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” hükümlerini içermektedir.

3.3. Değerlendirme

Kadastro sonucunda Muğla ili, ..... ilçesi, .....

Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 116 parsel sayılı 3.648,00 metrekare, 121 ada 143 parsel sayılı 3.360,00 metrekare, 121 ada 144 parsel sayılı 1.168,00 metrekare, 121 ada 145 parsel sayılı 1.616,00 metrekare, 121 ada 146 parsel sayılı 1.360,00 metrekare, 121 ada 147 parsel sayılı 8.480,00 metrekare, 121 ada 148 parsel sayılı 11.408,00 metrekare ve 121 ada 149 parsel sayılı 51.328,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, ayrı ayrı malik haneleri açık olmak üzere tespit ve 121 ada 143, 144, 145, 146, 147 ve 148 parsel sayılı taşınmazlar 05.04.1995 tarihinde.

121 ada 116 parsel sayılı taşınmaz 24.04.1995 tarihinde ve 121 ada 149 parsel sayılı taşınmaz 07.05.1996 tarihinde hükmen kesinleşmiştir.

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre.

"Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." Zamanın geçmesiyle bir hak ortadan kalkıyorsa buna hak düşürücü süre (sükut-u hak süresi) denir. Kanunda öngörülen 10 yıllık sürenin, hak düşürücü süre olduğu tartışmasızdır. Hak düşürücü süre, tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır.

Bu nedenle, yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından re'sen de göz önünde tutulur.

Somut olayda; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği 05.04.1995, 24.04.1995 ve 07.05.1996 tarihleri ile davanın açıldığı 11.01.2019 tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, mülkiyet hakkı bulunmayan davacı tarafça artık bu hakka dayalı olarak tazminat isteminde de bulunulamayacağı kuşkusuz olup, bu hususlar Mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde açıklanan hususlar değerlendirildiği halde, Mahkemece hüküm yerinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde, davanın “zamanaşımı nedeniyle reddine” karar verilmiş olması isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilmesine ve sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

1. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, 1. bendinde yer alan “zamanaşımı nedeniyle reddine” kelimelerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine, “hak düşürücü süre nedeniyle reddine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, duruşmaya gelen temyiz eden davacılar vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına,

alınan peşin harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 01.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/3827, K. 2022/7163, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3827
Karar No
2022/7163
Tarih
1 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/3827 K.2022/10793
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3828 K.2022/7008
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3828 K.2022/12669
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3828 K.2022/15837
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3829 K.2022/5988
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3830 K.2022/7027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.