İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/739 K.2022/4360

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis istekli dava sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 08/12/2021 tarihli ve 2021/112 Esas, 2021/1709 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma…

Esas2022/739Karar2022/4360Tarih1 Haziran 2022Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/739 E., 2022/4360 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2022
İlk derece mahkemesi
İSTANBUL 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.295 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tenkis istekli dava sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 08/12/2021 tarihli ve 2021/112 Esas, 2021/1709 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 01/06/2022 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ...ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ...geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, mirasbırakanları ...'ın maliki olduğu 145 ada 94 parsel sayılı taşınmazdaki 11 no.lu bağımsız bölümünü mal kaçırma amaçlı olarak kızı davalıya verdiği vekalet ile 10/04/2001 tarihinde ikinci eşi ...'a satış göstermek sureti ile devrettiğini, ... tarafından ise aynı gün tapuda iş bu gayrimenkulün davalı kızı ...'a temlik edildiğini, devir işleminden sonra da muris ve eşinin taşınmazda ikamet etmeye devam ettiklerini, murisin böyle bir satış sözleşmesi yapmakta haklı ve makul bir sebebinin olmadığını, davalının da işlem tarihi itibari ile alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, dava konusu taşınmazın, annesi muris ... tarafından bizzat, 05/06/1970 tarihli işlemle satın alındığını, daha sonra söz konusu taşınmazın bu devirden yaklaşık otuz bir yıl sonra kendisi tarafından devir alındığını, annesi ...'ın son derece saygın bir akademisyen olduğunu, murisin satış sözleşmesi yapmakta haklı ve makul sebepleri olduğunu, ekonomik sorunlar yaşadığını, borçlarının büyük bir kısmının annesi tarafından ödendiğini, muris ...'ın subaylıktan 1950’li yıllarda ayrıldıktan sonra ticaret ile uğraşmaya başladığını ve iki kez battığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2014/182 E., 2020/247 K. sayılı kararıyla; tanık anlatımları ve dosya kapsamı itibariyle muris ...'ın emekli olduktan sonra bir süre ticaret ile uğraştığı ve ticari işlerinden kaynaklı olarak borçlandığı; o dönemde murisin borçlarını eşi ...'ın ödediği; evin geçiminin de ... tarafından sağlandığı; yapılan bu ödemeler nedeniyle taşınmazın 1970 yılında ...'a devredildiği; muris ve ailesinin bu taşınmazda yaşamaya devam ettikleri.

2001 yılında ise taşınmazın ...'ın kızı olan davalıya satıldığı; ilk devir işleminin yapıldığı 1970 yılında murisin ekonomik olarak sıkıntı yaşandığı ve borçlarını ödeyen eşine taşınmazı bu sebeple devrettiği; ilk devir işleminde bu sebeple muris muvazaasının bulunmadığı, ikinci devir işleminin yapıldığı 2001 yılında davalının taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün de bulunduğu, yapılan devir ve satış işleminin gerçek işlemler olduğu, murisin, davacının babası olan ...ve davacı ile her hangi bir sorunun da bulunmadığı, mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir başkaca bir durumda bulunmadığı,

davacı tarafın yemin deliline de başvurmak istemediğini beyan ettiği, dolayısıyla muris muvazaasının ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili, murisin borçları olduğunu ve o borçları eşi ...’ın ödediğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, davalı tarafın yakınlarından oluşan birkaç tanık beyanı dışında bir gerekçeye gerek duymaksızın ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacı tanığının dinlenmediğini, müvekkilin hem dedesinin kaçırdığı mal üzerinde hem de mal devredilen 2. eş müvekkilin dedesinden önce öldüğü veçhile dedesine isabet edecek mal yönünden hak talebi bulunduğunu, yapılan işbu muvazaalı işlemler ile müvekkilinin miras hakkının zedelendiğini, davalı tarafın satış işlemini ispatlayamadığını,

ayrıca ekonomik olarak zor durumda olduğu iddia edilen kişinin Beyoğlu'ndaki 213.000 TL değerindeki taşınmazını, değerinin çok çok altında bir bedel olan 40.000 TL'ye eşine sattığı iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan ikinci satışın da gerek ortada yatan bir para bulunmayışı, gerek satışı gerektirir bir ihtiyacın olmaması, gerekse de davalının iş bu gayrimenkulü alacak ekonomik gücünün olmaması nedeniyle açıkça muvazaa ile sakatlandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/112 E., 2021/1709 K. sayılı kararıyla; muris ...'ın emekli olduktan sonra bir süre ticaret ile uğraştığı ve ticari işlerinden kaynaklı olarak borçlandığı; taşınmazın 1970 yılında murisin eşi davalının annesi ...'a devredildiği; muris ...ve ailesinin bu taşınmazda yaşamaya devam ettikleri.

2001 yılında ise taşınmazın ...'ın kızı olan davalıya satıldığı; ilk devir işleminin yapıldığı 1970 yılında muris ...'in ekonomik olarak sıkıntı yaşadığı ve borçlarını ödeyen eşine taşınmazı bu sebeple devrettiği; ilk devir işleminde bu sebeple muris muvazaasının bulunmadığı, ikinci devir işleminin yapıldığı 2001 yılında davalının taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün bulunduğu, yapılan devir ve satış işleminin gerçek işlemler olduğu, ...’ın davacının babası olan ...ile mal kaçırmayı gerektirecek ihtilafının bulunmadığı, muris ...'in ve ...'ın mal kaçırma iradesinin davacı tarafından ispat edilemediği,

devrin yapıldığı tarih itibari ile davacının murisin mirasçısı olmadığı, kök muris ...'in hayatta olduğu, davacı tarafın yemin deliline başvurmadığı, bu nedenle tapu iptal ve tescilin şartlarının oluşmadığı, davaya konu satış akdi ivazlı olduğundan tenkis talebine de konu olamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yemin deliline başvurulmadığı belirtmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince 20/02/2020 tarihli celsede delillerinin değerlendirilmediğini, yemin teklif etmek için kendilerine süre verildiğini, bu husustaki 04/03/2020 tarihli ara kararından rücu taleplerinin de hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bu hususun dikkate alınmadığını, yine istinaf mahkemesince devrin yapıldığı tarih itibariyle davacının murisin mirasçısı olmadığı, bu nedenle muris muvazaası şartlarının oluşmadığı gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. ve Tapu Kanunu'nun (TK) 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

3.2.2. HMK’nın 190. maddesinde, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.",

3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükümlerine yer verilmiştir.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına ve özellikle davalının muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin tarafı olmadığı, bu nedenle yemin teklifinin mümkün olmadığı, yine davacının devir tarihi itibariyle murisin mirasçısı olmadığı hususunun gerekçe yapılmış olması doğru değil ise de sonucu etkili olmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla yatırılan 228,60 TL onama harcının davacıya iadesine, 01/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/739, K. 2022/4360, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/739
Karar No
2022/4360
Tarih
1 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/740 K.2022/8018
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/740 K.2022/8768
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/740 K.2022/5958
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/741 K.2022/10438
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/741 K.2022/8833
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/741 K.2022/5959

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.