KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2022/810 E., 2024/1339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/987 E., 2021/1382 K.
- Hüküm/karar
- Karar Verilmesine Yer Olmadığına / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/294 E., 2019/283 K.
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın babasına ait olmasına rağmen kadastro çalışmalarında davalıların mirasbırakanı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olması nedeniyle Ardahan Kadastro Mahkemesinin 2006/199 E sayılı dosyası ile tespite itiraz davası açtığını, ancak yapılan yargılamada 23.02.2007 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, anılan yargılamada duruşma gününden haberdar edilmediğini, o nedenle Mahkemece verilen açılmamış sayılma kararının hatalı olduğunu, kararın bozularak yargılamaya devem edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Ardahan Kadastro Mahkemesinin 11.05.2018 tarihli, 2018/4 Esas, 2018/6 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu Ölçek Köyüne ait askı ilan tarihlerinin 30.11.2006-29.12.2006 olup kadastro tespit tutanaklarının 30.12.2006 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 inci maddesinde belirtilen 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra açtığı gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2. Görevsizlik kararı üzerine Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemenin 07.03.2019 tarihli, 2018/294 Esas ve 2019/283 Karar sayılı kararıyla, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin hatalı yapılması nedeniyle Ardahan Kadastro Mahkemesinin 2006/199 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak yapılan yargılamada davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın davacıya usulsüz tebliğ edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu durumun düzeltilmesi için davacı tarafça açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı verdiğini, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesince ise,
davacının talebinin İlk Derece yargısının yetkisi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davanın esasına girilmediğini, davanın aydınlatılması için gerekli olan yazışmaların yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/987 Esas, 2021/1382 Karar sayılı kararıyla; davanın, kadastro tespitine itiraza ilişkin olduğu, davacı tarafın dilekçesinin Ardahan Kadastro Mahkemesinin 2006 tarihli, 2006/199 Esas- 2007/20 Karar sayılı kararına yönelik temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki taleplerinin tekrarı ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı taraf dava dilekçesinde.
Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan çekişme konusu 123 ada 5 parsel sayılı taşınmazın babasına ait olmasına rağmen kadastro çalışmalarında davalıların mirasbırakanı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, bu nedenle Ardahan Kadastro Mahkemesinin 2006/199 Esas sayılı dosyası ile tespite itiraz davası açtığını, ancak yapılan yargılamada 06.02.2007 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davacının bu talebinin aslında, Ardahan Kadastro Mahkemesinin 06.02.2007 tarihli 2006/199 Esas sayılı kararına yönelik temyiz talebi olduğu açık olup Ardahan Kadastro Mahkemesince davacının bu talebi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının, Ardahan Kadastro Mahkemesinin 2006/199 Esas sayılı dosyasına yaptığı temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/810, K. 2024/1339, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama