İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8575 K.2023/3966

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli asıl ve birleştirilen davalarda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince…

Esas2022/8575Karar2023/3966Tarih5 Temmuz 2023Okuma7 dk · 1.414 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/8575 E., 2023/3966 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar
HMK 353/1-b-1 istinaf isteminin esastan reddi
İlk derece mahkemesi
... ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.414 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli asıl ve birleştirilen davalarda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarda davacıların istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 24.04.2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar ... ... ... v.d. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ..., davalılar ... v.d. vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, ... karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili, eski 6151 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... ...'in babası ... ... ve onun da babası olan ... ... dayandığını, 6151 parsel sayılı taşınmazın sehven bir kısmının orman dışına çıkarılan yere tabi tutulduğunu ve bu şekilde eski 6151 parselin 7266, 7265, 7264 ve 6586 parsellere gittiğini, 6586 parselin bir kısmının ise açıkladıkları üzere 7266 parsele gittiğini, davacıların mirasbırakanları ... ...’in paydaşı olduğu 6586 parseldeki payının tamamını tek erkek çocuğu olan bir kısım davalıların mirasbırakanı ... ...’e mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini,

bir kısım davalıların dava konusu 7266 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak davalı ...’ye temlik ettiklerini, davalı ...'nın iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline, olmaması halinde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili, davalının tarafları tanımadığını, akrabalığının olmadığını, iyi niyetli olarak dava konusu taşınmazı ... ...'in mirasçılarından haricen ve daha sonra 6292 sayılı Yasa gereğince ... Emlak'tan satın aldığını, kendisine karşı tenkis talebinin ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalılar vekili, 7266 parselin 6586 parselin gittisi olmadığını, 7266 parselin tapusuz olan ve orman sayılan, daha sonra Hazine adına tescil edilen bir taşınmaz olduğunu, Üsküdar Kadastro Mahkemesinin kararı ile ... ...'in zilyetliğinin kesinleştiğini, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın satıcısının ... ... değil, Hazine olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tenkis talebinde bulunulamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararıyla; dava konusu 7266 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğu, 1943 yılında orman olarak tahdit edildiği, bilahare orman vasfını yitirmesi nedeniyle orman tahdit sınırı dışına çıkartıldığı, tapulama tutanağına itiraz sonunda Kadastro Mahkemesinde görülen dava neticesinde taşınmazın evveliyatının orman olduğu, geçerli bir tapu kaydının bulunmadığından bahisle mülkiyetin tespit gibi Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 03.04.1998 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 7266 parsel sayılı taşınmazın hiçbir zaman davacıların mirasbırakanı adına kayıtlı olmadığı,

bu yöne ilişkin iddianın 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, dava konusu taşınmaz davacıların mirasbırakanı adına kayıtlı olmadığından muris muvazaası ve tenkis iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ve asıl davada davacı asil ... istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kadastro tutanağına itiraza ilişkin olduğu düşünülüyor ise görevsizlik kararı verilerek dosyayı Kadastro Mahkemesine göndermesi gerektiğini, zamanaşımı konusunda karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 7266 parselin kadastro çalışmaları esnasında davalı ... ... mirasçılarının hileli, muvazaalı ve kötüniyetli olarak adlarına tescil ettirdiklerini, davalılardan ..., ... ve ...'in yasal sürede davaya cevap vermediğini, Mahkemece gerekçe yazılmadan bilirkişi raporuna aykırı bir karar verildiğini, tanıkların dinlenmediğini, sahte sözleşme yapıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile eldeki davada muris muvazaası hukuki nedenine dayanıldığı, davacıların mirasbırakanı ... ...'in 07/08/2008 tarihinde öldüğü, ... ...'in mirasbırakanı ....'in ise 09/12/1977 tarihinde öldüğü, ... ...'in ölüm tarihinden sonra davacılar mirasçı olacağından Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını ancak dava konusu taşınmazın kadastro tespiti üzerine hükmen tescil edildiği, davacıların mirasbırakanın taşınmazda malik olmadığı, tedavül kayıtlarında bu durumun görüldüğü,

muris muvazaasından bahsedilebilmesi için taşınmazın muristen intikal etmesi gerektiği, davacıların dayandığı 6586 parsel sayılı taşınmazdaki 4/6 payın mirasbırakan ... ... tarafından 26/09/1986 tarihinde ... ...’e devredildiği, dava konusu 7266 parsel sayılı taşınmazın ise 1943 yılında orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığı, her iki taşınmazın tedavül kayıtlarında bağlantı bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davada davacıların istinaf isteğinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ve dosyaya gönderilen Aşağı ... Mah. ... mevkii 6586 parselin eldeki dava ile bir ilgisinin olmadığını, ilgili parselin Yukarı ...

Mah. 6586 parsel olduğunu, eski 6151 parselin 7266, 7265, 7264 ve 6586 parsellere gittiğini, 6586 parselin mirasbırakan tarafından ... ...’e 26.09.1986 tarihinde devredildiğini, 6586 parselin ifraz ile farklı parsellere ayrıldığını, 1006,40m2 lik kısmının ise “yeşil alan” olarak 7266 parsele gittiğini, dayanak kayıtların tamamı incelenmeden karar verildiğini, Kadastro Mahkemesi kararının taşınmazın tamamını kapsamadığını, davalıların taşınmazın 1100 m2 dışındaki kısmını da ...

Emlak Müdürlüğüne başvurarak adlarına tescil ettirdiğini, oysa ki taşınmazın 302,40 m2 lik kısmı hariç davacıların zilyetliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın evvellinin tapulu olmadığı varsayılsa bile tüm eski tapu kaydı ve belgeleri, gerek ... ...’in resmi kurumlara verdiği dilekçeleri, kadastro dosyasındaki tanık anlatımlarının taşınmazın ortak mirastan geldiğini ve ... ...’in muvazaalı ve hileli işlemler ile taşınmazı ele geçirdiğini gösterdiğini, süresinde bildirmelerine rağmen tanıkların dinlenmediğini, dellillerin toplanmadığını, vekalet ücretinin yüksek hesaplandığını,

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin kararı kaldırmasına rağmen yeniden hüküm kurulmadığını, tenkis taleplerinin değerlendirilmediğini, duruşma açılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, davalılardan ..., ..., ... Ve Mükkerem ...’nin süresinde cevap dilekçesi sunmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası ve kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.

2. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de ... Medeni Kanunu'nun 706., ... Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

3. 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, mirasbırakanın kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olup, bunun dışında gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı, Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarihli 586/782; 21.9.1994 tarihli 248/538; 21.12.1994 tarihli 667/856; 11.10.1995 tarihli 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş, Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup;

özellikle, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında açılan tapu iptal ve tescil davalarında davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan birleştirilen davada her bir davacının miras payına isabet eden değer üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,

birleştirilen davada davacıların miras payına isabet eden toplam değer üzerinden tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de bu hususun temyiz edenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı kapsamında kaldığı dikkate alındığında asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370 ... maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 99,20’şer TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılardan alınmasına, 03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilleri için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılardan alınmasına, 05.07.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/8575, K. 2023/3966, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8575
Karar No
2023/3966
Tarih
5 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8599 K.2023/4022
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8608 K.2023/8844
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8612 K.2023/7370
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8631 K.2023/4753
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8645 K.2023/4096
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8651 K.2023/11430

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.