İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1401 K.2023/6190

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1401Karar2023/6190Tarih2 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.008 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/1401 E., 2023/6190 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2023
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/667 E., 2022/2663 K.
Dava tarihi
05.09.2018
Hüküm/karar
Ret/Esastan Red
İlk derece mahkemesi
Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/297 E., 2019/325 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.008 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro öncesi zilyetliğe dayanarak Hakkari İli, Merkez İlçesi, Çaltıkoru köyü 143 ada1 sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2018/279 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağına göre mera olarak tespitinin yapıldığı, kadastro tutanağının askıya çıkarıldığı, askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmadığından 08.02.1990 tarihinde kesinleştiği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olaya bakıldığında; çekişmeli Çaltıkoru köyü 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ilk kadastro tesbitinin Akbulut köyü 113 ada 15 parsel olarak mera vasfıyla tesbit edildiği, 08.01.1990 ilâ 07/02/1990 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleştiği, Akbulut köyü çalışma alanının 1988 yılında belirlendiği, belirlenen çalışma alanına Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliğince itiraz edildiği,

kadastro müdürlüğünce 05/08/1988 tarihli ve 1988/4 sayılı karar ile Akbulut Kadastro Birliği tarafından çevrilen sınırın aynen kabulüne, sınır hattı üzerindeki gayrimenkullerin Akbulut köyü hudutları içinde kalmasına karar verildiği, kadastro müdürlüğünün kararının Çaltıkoru Köyü Tüzelkişiliğine 24.08.1988 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde itiraz olunmadığından çalışma alanı sınırının kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın Akbulut köyü çalışma alanında kaldığı,

çalışma alanı kesinleşen dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenen kadastro tutanağı, askı cetveli ve pafta örneğinin 3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre müdüriyette ve ayrıca taşınmazın çalışma alanı olan Akbulut köyü muhtarının çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirildiği, 3402 sayıl Kanun'un 11 inci maddesinde 4 üncü maddenin aksine komşu köyde ilan yapılacağının düzenlenmediği, sadece çalışma yerinde ilan edileceği düzenlendiğine göre 3402 sayılı Kanunun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin ilan edilen tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren başladığı,

çalışma alanı içinde kalan taşınmaza ilişkin düzenlenen askı cetvelinin Çaltıkoru köyü'nde ilan edilmemesi halinin hak düşürücü sürenin davacılar yönünden uygulanmamasına gerekçe oluşturmadığı, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi ile yapılan sınır değişikliği sonucunda mülki taksimata göre bağlı bulunduğu Çaltıkoru köyü tapu kütüklerine aktarılma işleminin de davacılara yeni bir hak düşürücü süre tanınmasına imkan vermediği,

İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü ve 14 üncü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun; 371 nci maddeleri, HGK'nun 2019 (16) 1-714 Esas, 2022/1816 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kadastro tespitinde Hakkari ili, Merkez ilçesi, Akbulut köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 15 parsel sayılı 4.966.966,12 m² yüzölçümlü taşınmaz mera vasfı ile tespit edilmiş, 08.01.1990 - 07.02.1990 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış ve itiraz edilmediğinden tespit 08.02.1990 tarihinde kesinleşmiştir.

Daha sonra Kadastro Müdürlüğünce 2015 yılında Çaltıkoru Köyü ile Akbulut Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereği sınırın yanlış geçirildiği ve Akbulut Köyü 113 ada 15 parselin Çaltıkoru Köyü sınırında kaldığının tespit edilmesi üzerine düzeltme tescil bildirimi ile Akbulut Köyü 113 ada 15 parsel terkin edilerek, aynı vasıf ve yüzölçümü ile Çaltıkoru Köyü 143 ada 1 parsel numarası ile 12.06.2015 tarihinde Çaltıkoru Köyü tapu siciline aktarılmış; dava ise 05.09.2018 tarihinde açılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 89,95 TL temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

- MUHALEFET ŞERHİ -

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda davacının davasını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 10 yıllık süre içerisinde açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. Davacı taraf başka gerekçelerle birlikte Akbulut Köyünde yapılan ilan üzerine kadastronun kesinleştirilmesinin hukuka uygun olmadığını davalarının süresinde olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

BAM’ın;

"...Somut olaya bakıldığında; çekişmeli Çaltıkoru Köyü 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ilk kadastro tesbitinin Akbulut Köyü 113 ada 15 parsel olarak mera vasfıyla tesbit edildiği, 08.01.1990 ilâ 07/02/1990 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleştiği, Akbulut Köyü çalışma alanının 1988 yılında belirlendiği, belirlenen çalışma alanına Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliğince itiraz edildiği, kadastro müdürlüğünce 05.08.1988 tarihli ve 1988/4 sayılı karar ile Akbulut Kadastro Birliği tarafından çevrilen sınırın aynen kabulüne, sınır hattı üzerindeki gayrimenkullerin Akbulut Köyü hudutları içinde kalmasına karar verildiği,

kadastro müdürlüğü kararının Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliğine 24.08.1988 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde itiraz olunmadığından çalışma alanı sınırının kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın Akbulut Köyü çalışma alanında kaldığı, çalışma alanı kesinleşen dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenen kadastro tutanağı, askı cetveli ve pafta örneğinin 3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre müdüriyette ve ayrıca taşınmazın çalışma alanı olan Akbulut Köyü Muhtarının çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirildiği, 3402 sayıl Kanun'un 11 inci maddesinde 4 üncü maddenin aksine komşu köyde ilan yapılacağının düzenlenmediği,

sadece çalışma yerinde ilan edileceği düzenlendiğine göre 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin ilan edilen tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren başladığı, çalışma alanı içinde kalan taşınmaza ilişkin düzenlenen askı cetvelinin Çaltıkoru Köyü'nde ilan edilmemesi halinin hak düşürücü sürenin davacılar yönünden uygulanmamasına gerekçe oluşturmadığı,

dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi ile yapılan sınır değişikliği sonucunda mülki taksimata göre bağlı bulunduğu Çaltıkoru Köyü tapu kütüklerine aktarılma işleminin de davacılara yeni bir hak düşürücü süre tanınmasına imkan vermediği, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle" verdiği karar Dairemizin Sayın Çoğunluğunca da benimsenerek onama kararı verilmiştir.

Sayın Çoğunlukça aramızda oluşan uyuşmazlık, taşınmazın bulunduğu köyün idari sınırları dışındaki bir çalışma alanına alınması durumunda yapılan tespitin taşınmazın bulunduğu köyde de ayrıca ilan edilmesinin gerekip gerekmediği ve buradan hareketle davacının davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. Kanaatimce aşağıda belirtilen nedenlerle davacı yönünden hak düşürücü süre dolmamış olup davanın esasının incelenmesi gerekir.

Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle hak arama özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri de mahkemeye erişim hakkıdır. “Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar.

Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkının tanınması hak arama özgürlüğünün ön koşulunu oluşturur” (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, § 21).

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/4/2023 tarihli ve E. 2021/5, K. 2023/2 sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere “Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye mahkemeye erişim imkanının tanınması gerekir (YİBBGK, s. 23-24).

Belirtmek gerekir ki Anayasa’da güvence altına alınan hakların geniş bunlara getirilen sınırlamaların dar yorumlanması en önemli yorum ilkelerindendir. Diğer taraftan usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması gerekir(YİBBGK, E. 2021/5, K. 2023/2, 28/4/2023, s. 25).

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasında "Kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir..." hükmüne yer verilmiştir.

Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin birinci fırkasında da "Kadastro müdürü, sınırlandırma ve tespit sonucu düzenlenen kadastro tutanaklarına dayanarak, mahalle veya köy esasına göre askı cetvellerini düzenler.

Bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette, taşınmaz malların bulunduğu köy veya mahalle muhtarının çalışma yerinde ve ayrıca, belediye teşkilatı varsa sadece ilan cetvelinin bir örneğini belediye başkanının göstereceği yere aynı günde astırarak 30 gün süre ile ilan ettirir..."

denilmiştir. Yönetmelik hükmüyle birlikte yorumlandığında kadastro tespitine ilişkin tutanakların taşınmazın bulunduğu köy muhtarının çalışma yerinde de ilan edileceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan Kadastro Kanunu'na göre belirlenen kadastro çalışma alanı her zaman idari sınırlarla aynı olmayabilmekte, bu çerçevede tespiti yapılan bir taşınmaz bulunduğu köyün idari sınırları dışında başka bir köyün kadastro çalışma alanı içinde kalabilmektedir. Bu durumda kadastro tespitinin nerede ilan edileceği sorunu gündeme gelmekte ve genellikle kadastro çalışma alanının bulunduğu köyde ilanının yapılması ile yetinilmektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında ilanın kadastro çalışma alanında yapılması gerekmekle birlikte bunun yeterli olmadığı, ilanın aynı zamanda tarafların hak arama özgürlüklerini kullanabilmelerini teminen taşınmazın idari olarak bulunduğu köyde de yapılmasının gerekli olduğunun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Somut olay bu ilkeler ışığında ele alındığında çekişmeli 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Akbulut Köyünde yapılan tespitle 113 ada 15 parsel olarak mera vasfı ile sınırlandırıldığı, buna ilişkin tutanağın 08.01.1990 ile 07.02.1990 tarihleri arasında Akbulut Köyünde ilan edilerek itirazsız kesinleştiği, Akbulut Köyü çalışma alanının 1988 yılında belirlendiği, belirlenen çalışma alanına Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliğince itiraz edildiği, fakat bu itirazın reddedildiği ve Akbulut sınır hattı üzerindeki gayrimenkullerin Akbulut Köyü hudutları içerisinde kalmasına karar verildiği, bu kararın Çaltıkoru Köyü Tüzel Kişiliğine tebliğ edildiği,

süresinde itiraz edilmediğinden çalışma alanı sınırının kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın Akbulut Köyü çalışma alanında kaldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenen kadastro tutanağının 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre müdüriyette ve taşınmazın çalışma alanı olan Akbulut Köyü muhtarının çalışma yerinde ilan edildiği ancak taşınmazın idari olarak dahil olduğu Çaltıkoru Köyünde ilan edilmediği daha sonra dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile yapılan sınır değişikliği sonucunda Çaltıkoru Köyüne tekrar aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Buna göre davacı tarafın mülkiyet iddiasında bulunduğu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin idari olarak dahil olduğu Çaltıkoru Köyünde hiç yapılmadığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince ise Akbulut Köyünde yapılan ilan esas alınarak tespitin 07.02.1990 tarihinde kesinleştiği dolayısıyla 10 yıllık sürenin geçmiş olduğu kabul edilmiştir.

Taşınmazın bulunduğu yerdeki köyde yapılmamasına rağmen sırf çalışma alanının bulunduğu köyde yapılan ilan ile yetinilmesinin yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere uygun olmadığı değerlendirilmektedir.

Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin geniş, buna getirilen sınırlamaların dar yorumlanması gereğine ilişkin yorum ilkesi ile usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması yönündeki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun içtihadı (bkz. YİBBGK, E. 2021/5, K. 2023/2, 28/4/2023, s. 25) dikkate alındığında da burada davacının mahkemeye erişim hakkının bulunduğunu, buna getirilen süre sınırlamasının dar yorumlanarak davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulüyle BAM kararının kaldırılarak İDM kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle verilen ret kararanın onanması biçimindeki Sayın Çoğunluk kararına iştirak edemiyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/1401, K. 2023/6190, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. - Muhalefet Şerhi -
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1401
Karar No
2023/6190
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1401 K.2023/4896
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1402 K.2023/12255
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1403 K.2023/4827
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1403 K.2023/5761
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1404 K.2023/6054
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1405 K.2023/4690

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.