İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1561 K.2024/3076

Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

Esas2023/1561Karar2024/3076Tarih30 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/1561 E., 2024/3076 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/85 E., 2022/239 K.
Hüküm
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı Maliye Hazinesi temsilcisi, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ...; Bozkır ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 2006 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün mirasbırakan babası Osman’dan kendisine kaldığını, bu kısım üzerinde 100 yılı aşkın süredir zilyetliğin devam ettiğini ileri sürerek belirtilen bölümün adına tescilini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmişlerdir.

II. CEVAP

1. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

2. Dahili davalı ... vekili; Belediye'ye husumet yöneltilemeyeceğini, iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini,dava konusu alanın zilyetlikle mülk edinilecek yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/328 Karar sayılı kararıyla; dava konusu alanın köylünün ortak kullandığı bir boşluk olmayıp özel mülke konu, etrafı çevrili bakımlı bir bahçe olduğu, davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.02.2019 tarihli ve 2016/6229 Esas, 2019/1280 Karar sayılı kararıyla; “...Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir.

Somut olayda; dava Hazine hasım gösterilerek açılmış olup karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu Konya Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, büyükşehir belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış olmakla davanın İlçe Belediyesi ile birlikte Büyükşehir Belediyesine de (yasal hasım olarak) yöneltilmesi gerekir.

Taraf teşkili dava şartlarından olup bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemez. Öte yandan, bu nitelikteki davalarda TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir.

Mahkemece yasal ilanlar yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2019/85 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza uzun yıllardır sadece davacı ve babası tarafından ekin ekildiği, taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı,taşınmazın niteliğinin yol boşluğu olmadığı, davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişilerinin 21.05.2015 havale tarihli raporunda kırmızı renkle boyalı ve (A) harfi ile gösterilen 882,23 m2 miktarlı kısmın mirasbırakan ... mirasçıları adına Bozkır Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/592 Esas, 2021/580 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi, dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini,davacı tarafça iddianın ispatlanamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu alanın kamunun ortak kullanımına ait yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri,

3. Değerlendirme 1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ... tarafından, Bozkır ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 2006 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tescil istemiyle 13.06.2014 tarihinde dava açılmış, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.

2. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı yararına zilyetlikle edinim şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile fen bilirkişilerinin 21.05.2015 havale tarihli raporunda kırmızı renkle boyalı ve (A) harfi ile gösterilen 882,23 metrekare miktarlı kısmın mirasbırakan ... mirasçıları adına Bozkır Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/592 Esas, 2021/580 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları oranında tesciline karar verilmişse de, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

3. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar çekişmeli taşınmazın davacının babasından kaldığını beyan etmişlerdir. Davacı ise dilekçesinde, taşınmazın adına tescil isteğinde bulunmuştur. UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre davacının babasının ölü olduğu ve davacı dışında başka mirasçıları da bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, taksim edilmemiş tereke malları TMK'nın 701 ve 702 nci maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK'nın 702 nci maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olup kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerekir.

Terekeye dâhil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır.

Somut olayda, dava konusu taşınmazın babasından davacıya ne şekilde intikal ettiği, davacının hangi hukuksal nedene dayalı olarak (taksim, bağış, satış vb.) kendi adına tescil isteminde bulunduğu açıklanmadığı gibi, bunun sonucu olarak davacının dava ehliyeti bulunup bulunmadığı çözüme kavuşturulmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

Öyle ise, yeniden yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre mirasbırakandan gelen taşınmazın mirasçıları arasında ve tüm mirasçıların katılımıyla paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım, satış, bağış yoluyla müstakilen davacıya geçip geçmediği araştırılmalı, şayet mirasbırakanın terekesi mirasçıları arasında ve tüm mirasçıların katılımıyla paylaşıma tabi tutulmamış, taşınmaz paylaşım, satış veya bağış yoluyla davacıya intikal etmemiş ise davacının terekeye dahil taşınmaz için tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.

4. Davacının, aktif dava ehliyetinin varlığını ispat etmesi halinde ise; eldeki davanın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı göz önünde bulundurularak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen miktar kısıtlamalarının denetlenmesi amacıyla davacı tarafından senetsizden edinilen taşınmazlara ilişkin kayıtlar getirtilip bu taşınmazların edinme sebepleri ile sulu ve kuru olup olmadıkları belirlenmeli, ayrıca davacının eklemeli zilyetliğine dayandığı mirasbırakanı babası ... adına senetsiz araştırması da yapılmalıdır.

Ayrıca, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiği sorulup saptanmalı, tek kişilik ziraat bilirkişi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin yetersiz bilirkişi raporları ile yetinilmeksizin taşınmazın zilyetlik durumu ve imar-ihyası hususunda denetime elverişli ve ayrıntılı rapor alınmalıdır.

Mahkemece tüm bu hususlar göz önüne alınmadan yüzeysel beyan ve raporlara itibar edilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın güney sınırında dere yer almasına rağmen jeolog bilirkişisinden rapor alınmaması da isabetsiz olmuştur.

5. Öte yandan; eldeki dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu halde TMK'nın 713/4 üncü ve 5 inci fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ilanlar ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılıp yasal 3 aylık itiraz süresinin dolması beklenmeksizin yöntemine uygun olmayan şekilde yapılan ilanlar esas alınarak sonuca gidildiği,

dosya arasına alınan ve gazete aracılığıyla yaptırılan ilanda dava konusu taşınmazın tescil harici alan olarak değil 192 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olarak ilan edildiği ve yapılan ilana taşınmazın krokisinin eklenmediği, bu haliyle yapılan ilanın usulüne uygun olmadığı ve taşınmazla ilgisi bulunan şahısların davacı tarafından açılan davadan haberdar olması amacına hizmet etmeyeceği açıktır.

6. Hâl böyle olunca.

Mahkemece öncelikle 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davacı ve mirasbırakan babası ... adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı,

aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanılmalı, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı,

kalıyor ise imar planı kapsamına alınma ve planın onaylanma tarihi ilgili Belediye Başkanlığı ve İl İdare Kurulu’ndan sorularak belirlenmeli ve imar planının çekişmeli taşınmaz bölümlerine ilişkin kısmının onaylı bir örneği temin edilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

7. Yapılacak keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.

8. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse özellikle imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

9. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve var ise sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor ve rapor ekinde dava konusu taşınmazın konumunun hava ve uydu fotoğrafları üzerinde aynı ölçekte gösterilmesi istenmelidir.

10. Jeolog bilirkişiden taşınmazın niteliğinin ne olduğu, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen dere yatağında kalıp kalmadığı ve derenin aktif etki alanında bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalıdır.

11. Fen bilirkişisine ise keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenlettirilmelidir.

12. TMK’nın 713/4 ve 5 inci fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolması beklenilmelidir.

13. Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatıran Belediyelere iadesine,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/1561, K. 2024/3076, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1561
Karar No
2024/3076
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1563 K.2024/3098
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1570 K.2024/4702
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1577 K.2024/786
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/1577 K.2024/6413
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/1602 K.2024/5002
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1605 K.2024/2701

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.