İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2301 K.2025/745

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 Salı günü duruşma…

Esas2023/2301Karar2025/745Tarih18 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.405 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/2301 E., 2025/745 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/698 E., 2023/668 K.
İlk derece mahkemesi
Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/536 E., 2021/336 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.405 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar ..., ... ve vekilleri Avukat ... ile temyiz edilen asıl davada davalı ... vekili Avukat ... ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davada davacılar; 656 parsel; 4874 ada 2, 3, 4; 4875 ada 1; 4876 ada 1, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların babaları ... adına kayıtlı iken 10.04.2014 tarihinde babalarının iradesi olmadığı bir durumda davalılara satıldığını ve tapuda devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, babalarının bir süredir üçüncü kişilerin etkisi ve baskısı altında olduğunu, hukuki ehliyeti bulunmadığını, babalarını tehdit eden ve taşınmazları zorla alan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, babalarının hacir altına alınması için dava açmakta olduklarını, somut olayda suç, cebir, hile ve tehdit olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile babaları ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Asıl ve birleştirilen davada davalılar; 656 parsel; 4874 ada 2, 3, 4; 4875 ada 1 parsel sayılı taşınmazların 520.000,00 TL, 4876 ada 1, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların ise 715.000,00 TL bedelle satın alındığını, satış bedellerinin taşınmazların devrinden sonra TEB'ten kullanılacak kredi ile yapılacakken açılan dava nedeniyle kredi işlemlerinin durduğunu, taşınmazların satış bedeline mahsuben ...'a bir kısım ödemeler ve harcamalar yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince ilk kararda.

Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/1194 Esas, 2015/959 Karar sayılı kararı ile ...'ın TMK 405. maddesi uyarınca kısıtlandığı, yargılama devam ederken 09.04.2016 tarihinde öldüğü, dosyada bulunan raporlar arası çelişkilerin giderilmesini teminen İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulundan dosyada alınan tüm raporların ve belgelerin incelenerek rapor düzenlenmesinin istenildiği, ...'ın 10.04.2014 tarihinde fiili ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği, Üst Kurulun yapmış olduğu ve dosya kapsamındaki tüm raporları ayrıntılı olarak değerlendiren son rapora itibar edildiği,

dava konusu taşınmazlarını temlik ettiği tarihte ...'ın fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; davacıların sadece ayırt etme gücü bulunmadığı iddiasına değil, ayrıca baskı, tehdit ve aldatma, taşınmazların tapuda gösterilen değerlerinin gerçeğini yansıtmadığı gibi hukuki sebeplere de dayandığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer hukuki sebepler konusunda delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile,

6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; murisin devir tarihi itibarıyla fiil ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davalılar tarafından tehdit edildiği, baskı ve tehdit sonucu devir yapıldığının ispat edilemediği, devir tarihi itibariyle taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında satış yapıldığı,

murisin mal varlığının çok büyük kısmını aynı gün gerçek bedelinden çok aşağı bedelle ve satış bedelini almadan davalılara sattığı, davalıların taşınmaz alım satım işi ile ilgilendikleri, taşınmazların gerçek bedelini bilen kişilerden oldukları, satış bedeli yönünden aşırı yararlanma olduğu, murisin bedelini almadan taşınmazları düşük bedelle satarak aldatıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış tarihi itibariyle murisin ehil olduğu, iradesinin satış esnasında sakatlandığına ilişkin somut bir beyan bulunmadığı, kısmi ödeme yapıldığına ilişkin dekontlarının dosyaya sunulduğu, değerler arasında fark çok ve bedel tamamen ödenmemişse de satış iradesi bulunduğu, davacı tarafın iradenin sakatlandığı hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ehliyetsizliğe yönelik alınmış olan raporlara itirazlarının incelenmediğini, murisin fiil ehliyeti bulunmadığını, dosya içinde birbirinden farklı raporlar bulunduğundan ...'in en azından akıl zayıflığı içinde ve bu durumun onun kandırılmaya müsait olduğunu göstereceğini, davalı tarafın ödemenin banka kredisi ile yapılacağına ilişkin savunma ve cevaplarının tam da “aldatma/hile” hususunun karşılığı olduğunu, davalıların aslında bedel ödemeden taşınmazları almayı hedeflediklerini, Emlak Satım Sözleşmesinin içeriğinin muris ... tarafından okunup anlaşılarak,

farik ve mümeyyiz olarak kabul edilerek imza edilmediğini, muris ...'in iradesinin fesada uğradığını, murisin vekili olan avukatın davalılar ile birlikte hareket ederek görevini kötüye kullandığını, murisin onayını almadığını, kısmi ödeme yapılması değerlendirmesinin hatalı olduğunu, yapılan tüm değerlendirmelerin hatalı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, ehliyetsizlik ve hile (aldatma) hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar murisi 1941 doğumlu ...'ın 656 parsel, 4874 ada 2, 3 ve 4 parsel, 4875 ada 1 parsel, 4876 ada 1, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarını 10.04.2014 tarihinde bizzat kendisinin katıldığı resmi akitte satış suretiyle davalılara devrettiği, söz konusu satış işlemi ile 656 parsel, 4874 ada 2, 3 ve 4 parsel, 4875 ada 1 parsel sayılı taşınmazların asıl davada davalı ..., 4876 ada 1, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların ise birleştirilen davada davalı ... adına tescil edildiği,

aynı gün eldeki davanın açıldığı, bilahare ...'in yargılama sırasında 09.04.2016 tarihinde ölümü ile mirasçıları olan oğulları ... ve ... tarafından yargılamaya devam edildiği, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 23.11.2016 tarihli Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu ve 16.01.2018 tarihli Birinci Üst Kurulu raporlarında, ...'ın 10.04.2016 temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; ehliyetsizlik iddiası bakımından asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin verilen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davacıların hile (aldatma) hukuki nedenine dayalı dava bakımından temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36/1. (818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

Somut olaya gelince; dinlenen tanıkların, davacılar murisi ...'in zaman zaman kaybolduğu, para konusunda ayrım yapamadığı, paranın değerinden anlamadığına dair beyanları bulunduğu, söz konusu tanık beyanlarından ...'in kandırılmaya müsait olduğunun anlaşıldığı, emlakçı olan davalıların ...'in kendi çocukları ile arasındaki problemleri de kullanarak dava konusu 10 adet taşınmazını satmaya ikna ettikleri, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların temlik tarihi itibariyle değerleri toplamının 2.897.560,00 TL olarak belirlendiği,

davalıların ise söz konusu taşınmazları 1.235.000,00 TL'ye satın aldıklarını bildirdikleri, davalıların taşınmazları satın aldıklarını bildirdikleri satış bedelinin, taşınmazların gerçek değerinin yarısından bile az olduğu, kaldı ki davalı tarafça kredi başvurusunda bulunulduğu sabit ise de kredi bedelinin alınamadığı ve satış bedellerinin ödenmediği,

dolayısıyle bedelsiz olarak satışın gerçekleştirildiği kaldı ki murisin 10 adet taşınmazı aynı gün düşük bedelle satmasını gerektiren kötü ekonomik şartlar içerisinde de olmadığı anlaşılmakta olup toplanan tüm deliller yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde davacı muris ...'in kandırıldığı sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınmasına,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2301, K. 2025/745, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2301
Karar No
2025/745
Tarih
18 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2307 K.2025/1770
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2309 K.2025/2089
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2310 K.2025/1540
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2311 K.2025/631
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2312 K.2025/1034
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2312 K.2025/1751

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.