KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/2576 E., 2024/3656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/40 E., 2023/121 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazdaki maliki olduğu 4, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümleri davalı ...'ya satış yoluyla temlik ettiğini, ancak yaşlılığından faydalanılarak davalı tarafından hile ile kandırıldığını, bu nedenle temlikin geçersiz olduğunu, satış bedellerinin de ödenmediğini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında davalı üzerindeki taşınmazların ... tarafından kayden satın alınması üzerine davasını adı geçene karşı devam ettirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ..., babası ile davacı arasında inançlı işlem bulunduğunu, taşınmazların da bu inançlı işlem uyarınca kendisine devredildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2013/632 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararıyla, taşınmazların devrinin inançlı işlemden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 01.10.2019 tarihli ve 2016/5881 Esas, 2019/4904 Karar sayılı kararıyla; ”mahkemece yapılan nitelendirmenin ve değerlendirmenin isabetli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Hemen belirtilmelidir ki; dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada "hile" hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.
Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.Hâl böyle olunca, tarafların bildirdiği tüm delillerin toplanması ve yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın inançlı işlem olarak nitelendirilip sonuca gidilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2020/40 Esas, 2023/121 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın imar uygulaması öncesinde 1803 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacı ile davalının babası ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin ....
Noterliğinin 11.02.1993 tarih ve 3273 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği,anılan sözleşmede davacı tarafça satış bedelinin alındığının belirtildiği, sözleşme gereğince taşınmazın aslında davalı ...’nın babasına ait olduğu, ancak tapu devri yapılmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmaza bina inşaa edilmesi üzerine dava konusu bağımsız bölümlerin davacı adına tescil edildiği, aslında bu bağımsız bölümlerin satış vaadi sözleşmesi gereğince davalının babasına ait olduğu, davalı ...’nın babasının onayı ile de taşınmazların davalı ...’ya devredildiği, temliklerin iradi olduğu,
hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, tanık beyanları ile de iddianın ispat edilmiş olduğunu, davacı ile davalının babası arasında 1993 yılında yapılan satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını, tarafların bedeli karşılığında taşınmazların devri hususunda anlaştıklarını, davalı tarafça sunulan alacağın temliki başlıklı belgenin sonradan davalı tarafça düzenlendiğini ve hukuki bir değerinin olmadığını,davacının taşınmazların bedelinin ödeneceği inancı ile taşınmazları devrettiğini,
oysa davalı ...’nın amacının ise taşınmazları bedelsiz devralmak olduğunu, davacının bu durumu bilseydi temlikleri yapmayacağını, davalının da taşınmazları bedelsiz aldığını kabul ettiğini, kaldı ki hile iddiasının da ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı ve 39 uncu; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 1023 üncü ve 1024 üncü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının maliki olduğu 2702 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 4, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümleri 20.11.2012 tarihinde eşinin yeğeni olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, Mustafa’nın da anılan taşınmazları 29.11.2013 tarihinde davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2576, K. 2024/3656, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama