İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2921 K.2023/3915

Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.07.2019 tarihli ve 2018/639 Esas, 2019/647 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2021/5481 Esas, 2023/283 Karar sayılı…

Esas2023/2921Karar2023/3915Tarih4 Temmuz 2023Okuma10 dk · 1.989 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/2921 E., 2023/3915 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.989 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.07.2019 tarihli ve 2018/639 Esas, 2019/647 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2021/5481 Esas, 2023/283 Karar sayılı kararının düzeltilmesi süresinde davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan maliki olduğu 133 ada 37 parsel sayılı taşınmaza bitişik, paftasında yol olarak görünen kısımda yetiştirdiği ağaçların bulunduğunu ve bu kısmın uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, anılan kısmın dava dışı 133 ada 37 parsel sayılı taşınmaza eklenmek veya yeni parsel numarası verilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2013/231 E., 2014/608 K. sayılı kararıyla; davaya konu yol olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın davacı tarafından 20 yılı aşkın süredir zilyet edildiği, zilyetliğinin aralıksız ve davasız devam ettiği, taşınmazın ziraat bilirkişisinin raporunda da belirtildiği üzere tarım arazisi vasfında olduğu, evveliyatının yol veya kadim yol olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarihli ve 2015/12954 E., 2017/7255 K. sayılı kararı ile “30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu ...

Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiş, aynı Kanun'un geçici 1/13. maddesine göre de büyükşehir belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belde belediyeleri ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.

Mahkemece her ne kadar sözü edilen yasa uyarınca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... davaya dahil edilmişse de diğer yasal hasım olan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği gözden kaçırılmıştır. Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemez. Hal böyle olunca, öncelikle ...

Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Ayrıca, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz kadastro paftasındaki ve zemindeki konumuna göre ... Deresi’nin hemen bitişiğinde yeralmasına rağmen, mahallinde yapılan keşfe jeolog bilirkişi götürülmemiştir.

Yine, taşınmazın evveliyatı, kullanım süresi ile niteliğini ve varsa üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde Mahkemece hava fotoğrafları getirtilerek bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmamış, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu hava fotoğrafları ile denetlenmemiş, ziraat bilirkişisinin yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.

Böylesine eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanı gösterir dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç ziraat mühendisi,

jeoloji mühendisi ve jeodezi-fotogrametri yada harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişilerden taşınmazın önceki durumu, kime ait olduğu,

kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, varsa imar ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, üçlü ziraat bilirkişi heyetinden taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, varsa hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı,

zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususları ve komşu parseller ile dava konusu taşınmaz arasında nitelik farkı olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve aktif dere yatağında kalıp kalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın tüm yönlerinden çekilmiş fotoğrafları dosya arasına konulmalı,

bundan sonra da iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 07.05.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği 103,04 m2’lik yol olarak ayrılmış kısmın yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, kadim yolların kişiler adına tescil ve zilyetlik ile iktisap edilemeyeceğini, ... Deresi'nde ıslah yapmak konusunda yetkili olan birimlerin DSİ veya Belediye olabileceğini, bilirkişi raporunda bu yöne ilişkin yapılan tespitin de hatalı olduğunu, ... Deresi'nin taşkın ve sel sahası içinde olduğunu, aktif nehir ve ... yataklarının iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu edilen kısmın imar ihya edildiğine dair delil de bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taşınmaz üzerinde gerekli olan imar ihya şartını sağlayıp sağlamadığının, imar ihya tamamlandıktan sonra kazandırıcı zamanaşımı için gerekli olan zilyetlik şartının yerine getirilip getirilmediğinin ve davacının eklemeli zilyetlik iddiasının kabul edilip edilmeyeceği, imar ve ihya tamamlanmış ise bunun ne zaman tamamlandığının bilirkişiler tarafından tespit edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmaz üzerindeki yolun uzun zamandan beri halkın ortak kullanımına ait olan bir yol olduğunu ve iktisap edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı Maliye Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava konusu yerin kadim yol olduğunu ve bu nitelikte bir taşınmazın zilyetlikle kazanımının mümkün olmayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Onama Kararı

Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2021/5481 E., 2023/283 K. sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

D. Karar Düzeltme Talebi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen düzeltilerek onama kararına karşı davalılar Maliye Hazinesi, ... ve ... vekilleri süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

E. Karar Düzeltme Nedenleri

1. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; temyiz dilekçesindeki taleplerini tekrar ederek düzeltilerek onama kararının kaldırılmasını, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; temyiz dilekçesindeki taleplerini tekrar ederek düzeltilerek onama kararının kaldırılmasını, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı Maliye Hazinesi vekili karar düzeltme dilekçesinde; Mahkeme kararının Maliye Hazinesi tarafından da temyiz edilmesine rağmen, Dairece temyiz nedenleri hakkında inceleme yapılmadığını belirterek düzeltilerek onama kararının kaldırılmasını, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

F. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro çalışmaları sırasında krokisinde yol olarak gösterilmekle yetinilen bölümün tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”

4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.” hükümlerini düzenlemiştir.

2. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup, anılan Yasa'da 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m)

Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8. maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m)

Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m)

3. Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında “Kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili davalarında TMK'nın 713. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre Hazine ve ilgisi bakımından diğer kamu tüzel kişileri yasal hasım durumunda bulunduklarından yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacakları” belirtilmiştir.

3. Değerlendirme 1. Hemen belirtilmelidir ki; davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinde yazılı nedenler HUMK'un 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme isteklerinin REDDİNE,

2. Davalı Maliye Hazinesi vekilinin karar düzeltme isteği yönünden yapılan incelemede;

Mahkemenin 04.07.2019 tarihli 2018/639 Esas, 2019/647 Karar sayılı kararı, davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen 09.03.2021 tarihli, elektronik imzalı, istinaf talep dilekçesi başlıklı dilekçe ile süresi içerisinde temyiz edilmiş olmasına rağmen, anılan dilekçenin sehven gözden kaçtığı ve davalı Maliye Hazinesinin temyiz itirazlarının incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı Maliye Hazinesinin karar düzeltme isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Temyizen incelenen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki, davacının dava konusu edilen kısma bitişik 133 ada 37 parselin maliki olup, paftasında yol olarak gösterilen dava konusu taşınmaz ile dava dışı 133 ada 37 parseli bir bütün halinde kullandığını ileri sürdüğü ve dava dilekçesinde de dava konusu kısmın 133 ada 37 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu,

hükme esas alınan fen bilirkişisinin 07.05.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği kısmın yüz ölçümünün 103,04 m2 olduğunun saptandığı anlaşılmakta olup, yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen 5403 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ve amacı gözetildiğinde dava konusu kısmın bitişikte bulunan davacının maliki olduğu 133 ada 37 parsele eklenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken, ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.

Ne var ki, değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1- 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme isteklerinin REDDİNE,

Davalılar ..., ... Belediye Başkanlığıdan HUMK'un 442/3. maddesi ve 4421 sayılı Yasa gereğince takdiren ayrı ayrı 1.470,00 TL para cezası alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar düzeltme harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

3- Hükmün "... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisinin 07.05.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği 103,04 m2'lik yol olarak bırakılmış taşınmaza yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve yerine “... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, fen bilirkişisinin 07.05.2019 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği 103,04 m2’lik paftasında yol olarak ayrılmış kısmın, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 133 ada 37 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı ... adına kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı Hazine yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2921, K. 2023/3915, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Onama Kararı
  13. D. Karar Düzeltme Talebi
  14. E. Karar Düzeltme Nedenleri
  15. F. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2921
Karar No
2023/3915
Tarih
4 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2922 K.2023/4707
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2923 K.2023/4900
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2925 K.2023/11884
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2927 K.2023/6718
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2930 K.2023/3661
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2930 K.2023/12114

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.