KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3463 E., 2025/2686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/925 E., 2023/1322 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/16 E., 2023/58 K.
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat.... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ...'ın tek mirasçısı oğlu olduğunu, davalının ise muris ....'in uzun süredir fiili birliktelik yaşadığı ...'nin oğlu olduğunu, murisin taşınmazını satmaya herhangi bir ihtiyacı olmamasına, ...'in de alım gücü bulunmamasına rağmen dava konusu 9927 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 109/400 payını 14.09.1999 tarihinde...'e devrettiğini, ...'in de bu taşınmazı oğlu davalıya 18.08.2021 tarihinde devrettiğini, yapılan satış işlemlerinin bağış niteliğinde ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 9927 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 109/400 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının annesi ...'nin resmi evliliğinin sona ermesi üzerine almış olduğu tazminatı fiili birliktelik yaşadığı davacının babası ...'a verdiğini ve...'e miras yoluyla intikal eden taşınmazların bedeli ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, ayrıca davalının annesi...'in hem murise hem de murisin resmi nikahlı eşine dahi baktığını, davalının da dava konusu taşınmazı annesi...'den bedeli mukabilinde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dava dışı...'e yapmış olduğu temlikteki gerçek irade ve amacının davacı mirasçıdan mal kaçırma olmadığı, asıl amacının uzun yıllar birlikte yaşadığı ...'ye minnet duygusu çerçevesinde hareket ederek devir yapmak olduğu, semenin her zaman para olmayacağı, hayat arkadaşlığı-bakım-gözetim-korumanın da semen olabileceği, zira dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre de ...'nin murisin bakım ve gözetimini üstlendiği, bu konuda kendisine düşen sorumlulukları yerine getirdiği;
öte yandan, her ne kadar minnet duygusu ile temlik yapılmamış olsa dahi ...'nin ödemeye ilişkin savunmalarının dosya kapsamında ispat edildiği, murisin mirasçılarından mal kaçırmak iradesiyle hareket etmiş olsaydı başkaca diğer taşınmazlarını da davalıya devredebileceğinin açık olduğu, bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere muris tarafından üçüncü kişilere satışı yapılan ve mirasçılarına intikal eden taşınmazlarının da bulunduğu,
netice olarak ... tarafından temlik alınan bu taşınmazın da davalıya temlik edilmesinde murisin gerçek irade ve amacının mirasçılardan mal kaçırma olmadığı anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının muvazaa iddiasında bulunmakla bu iddiasını HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca ispatlayamamasına, hükmün dayandığı hukuki gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; tapu alanında uzman bilirkişiden alınan rapordan muris tarafından davalının annesi...'e 14.09.1999 tarihinde devredilen payın... tarafından 24.03.2003 tarihinde dava dışı ...'a satıldığı, 3 gün sonra Sabiha'nın taşınmazı tekrar...'e devrettiğinin anlaşıldığı,
bu kadar kısa süreli bir devrin muvazaayı gösterdiğini, hem...'e devir tarihinde hem de...'den oğlu davalıya devir tarihinde taşınmazın değerinin çok düşük olduğunu, ...'e miras yoluyla intikal eden taşınmazların bedelinin 1983 yılında kendisine verilerek taşınmazın satın alındığı savunmasının da doğru olmadığını, nitekim bu taşınmazlarla ilgili dava açıldığından,
davanın kesinleştiği 2004 yılından sonra bu taşınmazlarda tasarrufta bulunabileceğini, davalı tanıklarının beyanlarından da davalının annesi...'in uzun süre muris Mehmet'e bakmadığının anlaşıldığını, tüm bunların yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1942 doğumlu ...'ın 04.02.2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak oğlu davacı ...'ın kaldığı; davalı ...'ın, murisin fiilen birliktelik yaşadığı ...'nin oğlu olduğu; murisin ölmeden önce 14.09.1999 tarihinde dava konusu 9927 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki (geldisi olan 182 parseldeki) 2410/71718 payını ...'ye satış suretiyle devrettiği, ...'in de 18.08.2021 tarihinde 109/400 payını oğlu...'a satış yoluyla devrettiği, dava konusu taşınmazda muris adına kalan 41/240 payın murisin ölümü ile davacı ...'a miras suretiyle intikal ettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3463, K. 2025/2686, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama