KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3483 E., 2024/277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/446 E., 2012/1209 K.
- Dava tarihi
- ...
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydında düzeltim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ada 9 parsel sayılı taşınmazda kök mirasbırakanı ...'in de hissedar olduğunu, ancak tapu kaydında mirasbırakanın soyadının yazılmadığını, baba adının da eksik yazıldığını ileri sürerek " ... " olarak geçen kaydın "... " olarak düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı, kadastro tutanağı, emniyet ve nüfus müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ile davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, dava konusu taşınmazda davacının kök mirasbırakanı ...'in hissedar olduğu, tapu kaydında geçen "... " ile davacının mirasbırakanı " ..."in aynı kişiler oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Bilindiği üzere, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu tür işler, 6100 sayılı HMK’nın 382/2 nci fıkrasının ç-1. bendi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biri de tek başına tapuda mirasbırakanın kimlik bilgilerinin düzeltmesini isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin takip yetkisi vardır.
HMK'nın geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir.
Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.
3. Değerlendirme 1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 6724 ada 9 parsel sayılı 21849,42 m2 miktarlı tarla vasıflı taşınmazın 160/4320 payının yeni mahalle oluşması durumunda yenilenmenin tescili işlemi ile 03.02.2012 tarihinde '' ... kızı'' adına tescil edildiği, taşınmazın öncesinde 50 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın 07.07.2004 tarihinde kadastro işlemi ile 480/4320 payının ''... kızı'' adına tescil edildiği, davacının mirasbırakanı ...,... kızı 1872 doğumlu ...'in ... tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı torunu ile davacı torunlarının kaldıkları kayıtlarla sabittir.
2. Somut olayda; dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazda nüfus bilgilerinin düzeltilmesi için mirasbırakan hakkında yeterli araştırma ve inceleme yapıldığı söylenemez. Şöyle ki; mahallinde keşif icra edilmediği, taşınmazın kim ya da kimlerin kullanımında olduğunun belirlenmediği, tanıkların keşif mahallinde dinlenmediği, Mahkemece yapılan kolluk araştırmasında ...,... isminde şahsı mahallede tanıyan bilen olmadığının belirtildiği, Mahkeme kararının gerekçesinde ise söz konusu kişilerin aynı kişiler olduğunun belirtildiği, bu durumda kolluk araştırmasının yenilenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
3. Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tutanaklarının getirtilmesi, dava konusu taşınmazla ilgili olarak mahallinde keşif yapılması ve davacı tarafından bildirilen tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi, kolluk araştırmasının yenilenmesi, taşınmazın kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi, toplanan ve toplanacak delillerin bir arada değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2 nci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3483, K. 2024/277, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama